1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Bu yalnızca sağlık değil, sosyal adalet meselesi”
“Bu yalnızca sağlık değil, sosyal adalet meselesi”

“Bu yalnızca sağlık değil, sosyal adalet meselesi”

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers, “Koruyucu Sağlık Hizmetleri ve Güncel Aşı Politikaları” konulu güncel konuşmasında, ulusal aşı takviminin güncellenmesi gerektiğini belirtti.

A+A-

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers, “Koruyucu Sağlık Hizmetleri ve Güncel Aşı Politikaları” konulu güncel konuşmasında, ulusal aşı takviminin güncellenmesi gerektiğini belirterek, bunun yalnızca bir sağlık değil aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi.

Rogers, hükümetin önceliklerini birçok anlamda şaşırdığını dile getirerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin yeterince önemsenmediğini ifade etti.

Aşı denildiğinde çoğunlukla yalnızca rutin çocukluk aşılarının düşünüldüğünü belirten Rogers, bilimsel gelişmelerle birlikte çocukları ve gençleri ağır hastalıklardan, hastane yatışlarından, kalıcı hasarlardan ve bazı kanser türlerinden koruyabilen yeni nesil aşıların artık birçok ülkede koruyucu sağlık politikalarının bir parçası haline geldiğini söyledi.

HPV aşısının yalnızca bir enfeksiyon aşısı olmadığını vurgulayan Rogers, “HPV sadece bir virüse karşı korumakla kalmıyor, aynı zamanda insanı kanserden koruyan bir aşıdır” dedi.

HPV enfeksiyonunun rahim ağzı kanseri başta olmak üzere gırtlak kanseri ve genital bölge kanserleriyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydeden Rogers, bu nedenle aşının artık sadece kız çocuklarına değil birçok ülkede kız ve erkek çocuklara birlikte önerildiğini belirtti.

Avrupa ülkelerinin kendi ulusal aşı programlarını oluşturduğunu ifade eden Rogers, rota virüsü ve menenjit aşılarının da farklı yaş gruplarında ve farklı finansman modelleriyle uygulandığını söyledi.

KKTC’de HPV aşısının ulusal aşı takviminde yer almadığını belirten Rogers, ilk olarak 2019 yılında bir sivil toplum örgütünün girişimiyle sınırlı sayıda çocuğa uygulandığını, ardından 2025 yılında Sağlık Bakanlığı’nın inisiyatifiyle 12-13 yaş grubundaki çocuklara yapılmaya başlandığını kaydetti.

Ancak uygulamanın yeterli olmadığını belirten Rogers, aşının yalnızca devlet okullarında davet usulüyle yapıldığını gözlemlediğini, özel okullardaki birçok öğrencinin ve ailenin bu uygulamadan haberdar olmadığını söyledi.

2019 ile 2025 yılları arasında bu yaş grubunda bulunan çocukların önemli bir kısmının aşılanamadığını belirten Rogers, bunun ciddi bir “aşı adaletsizliği” yarattığını ifade etti.

“Maddi imkânı kısıtlı olan çocuklar bu aşılardan yararlanamadı. Bu durum koruyucu sağlık hizmetlerine erişimde ciddi bir adaletsizlik yaratıyor” diyen Rogers, dar gelirli ailelerin gıda, kira, okul, ulaşım ve sağlık giderleri nedeniyle devletin karşılamadığı aşıları kendi imkânlarıyla yaptıramadığını söyledi.

Bu durumun yalnızca bireysel sağlık değil, ülkenin gelecekteki kanser yükünü azaltmak açısından da önemli olduğunu belirten Rogers, HPV aşısının güçlü bir kanserden korunma politikası aracı olduğunu kaydetti.

Rogers, halk arasında menenjit aşısı olarak bilinen aşıların da devlette ücretsiz uygulanmadığını belirterek, bu enfeksiyonların bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde çok hızlı ilerleyebildiğini, ölüme kadar gidebilen ciddi tablolara yol açabildiğini söyledi.

Bu hastalıkların saatler içinde ağırlaşabildiğini, tedavi edilse bile kalıcı nörolojik hasar, işitme kaybı ve ciddi sağlık sorunları bırakabildiğini ifade eden Rogers, birçok ülkede iki farklı menenjit aşısının çocukluk ve ergenlik dönemi programlarına dahil edildiğini kaydetti.

Rota virüsü aşısının da özelde yaptırılabilen ancak devlet tarafından karşılanmayan aşılardan biri olduğunu söyleyen Rogers, maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının bu aşılardan yararlanamadığını belirtti.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde menenjit, rota virüsü ve HPV aşılarının ulusal aşı takviminde olmaması koruyucu sağlık hizmetleri açısından ciddi bir sorundur” diyen Rogers, bunun parası olan çocuğun korunduğu, olmayanın ise riskle baş başa kaldığı bir yapı yarattığını söyledi.

Devletin en azından dar gelirli kesimler için bu kritik aşıları sağlaması gerektiğini ifade eden Rogers, “Devletin görevi çocukların sağlığını ailenin gelir düzeyine göre kaderine terk etmek değil, herkese eşit şekilde bu sistemden yararlanma imkânı sağlamaktır” dedi.

Bilimsel veriler ışığında maliyet etkinlik analizleri yapılarak önceliklendirme sistemi oluşturulması gerektiğini de kaydeden Rogers, ulusal aşı takviminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çocuk sağlığı uzmanları, enfeksiyon hastalıkları uzmanları ve halk sağlığı uzmanlarının yer aldığı komitelerin bu konuda bilimsel değerlendirme yapması gerektiğini ifade eden Rogers, aşıların öncelikle risk gruplarına ve dar gelirli ailelerin çocuklarına ücretsiz ulaştırılmasının önemine işaret etti.

HPV aşısının bireysel tercih değil, bir halk sağlığı politikası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Rogers, “Bu konu sadece bir aşı listesi değil, bu konu bir sosyal adalet meselesidir, bir çocuk hakları meselesidir” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın yalnızca tedavi edici sağlık hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık politikaları ve halkı bilinçlendirme konusunda da daha aktif olması gerektiğini belirten Rogers, ulusal aşı takviminin bilimsel veriler ışığında yeniden güncellenmesi çağrısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin katkılarıyla dijital bir aşı kayıt sistemi oluşturulmasının olumlu bir adım olduğunu belirten Rogers, bu sistemin özel sağlık kuruluşlarındaki kayıtlarla da entegre edilmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasında, anne sütü ve doğum izinlerine de değinen Rogers, kamu görevlileri yasasında kadınlara doğum öncesi ve sonrası yalnızca 40’ar gün izin verilmesini yetersiz bulduğunu ifade etti.

Yeni doğum yapan ve emziren annelerin bebekleriyle daha uzun süre birlikte kalabilmesi gerektiğini belirten Rogers, kamu görevlileri yasasında bu yönde düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.

Bu haber toplam 328 defa okunmuştur
Etiketler :