1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Kormacit’ten Birmingham’a hatıralar...” (1)
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518

“Bu fotoğraf nerede çekildi?”

A+A-

Hristu Odisseas’ın paylaştığı ve sorguladığı bir fotoğraf, “kayıplar”ın izini sürmeye çalışıyor…

 

ff-086.jpg

Hristu Odisseas’ın “1974 olaylarının jeokronik dökümantasyonu” başlığı altında paylaştığı bir fotoğraf, son derece çarpıcı… İki toplumdan “kayıplar”ın bulunması için oluşturulan sosyal medya grubunda da paylaşılan bu fotoğrafla ilgili olarak Hristu Odisseas şu soruyu soruyor: “Bu fotoğraf nerede çekildi?” Beşparmak dağlarında bir köyde çekildiği anlaşılan fotoğraftaki Kıbrıslırumlar’ın “kayıp” edilmiş olduğunu yazan Hristu Odisseas, bu fotoğrafla ilgili olarak özetle şöyle diyor:

***  Görsel bir kanıt: 1974 döneminden bir fotoğraf… Beşparmaklar’ın eteğinde bir Kıbrıslırum köyünde temizlik harekatları esnasında çekilmiş. Bu fotoğraf ilk kez günışığına çıkıyor ve tutuklanmış bulunan iki sivil (Kıbrıslırum’u) gösteriyor, onların akibeti belirsiz.

***  Bu fotoğrafı kim çekti? Bu fotoğrafı bilinmeyen bir fotoğrafçı çekmiş, büyük olasılıkla profesyonel bir kamerayla çekilmiş. İyi bir çekim. Fotoğrafın bir Türk askeri veya bir Kıbrıslıtürk tarafından amatör kamerayla çekilmiş olma olasılığı pek yok. Çok büyük olasılık Türk ordusuna akredite bir Türk gazeteci tarafından çekilmiştir bu fotoğraf.

***  Bu fotoğraf nerede çekilmişti? Benim ilk değerlendirmem, 24 Temmuz 1974’te köyde temizlik harekatı esnasında Sihari köyünde çekilmiş olduğu şeklinde idi… Bu değerlendirmem, bölgedeki gazetecilerin eylemleri ve varolan çekmiş oldukları fotoğraflar ile Türk askeri birliğinin hareketine dayanmaktaydı. Ancak benim bu tahminim, Sihari köyünde yaşayanlar tarafından doğrulanmadı. Bundan sonraki mümkün olan en iyi tahminim ise, bu fotoğrafım Siskilip köyünden çekilmiş olabileceğidir ancak ciddi bir gösterge yoktur bu konuda. Kısacası bu fotoğrafın tam olarak nerede çekildiğinden emin değiliz.

***  Bu fotoğraf ne zaman çekilmişti? Yukarıdakilere dayanarak, fotoğrafı kesin olarak tarihlendirmek mümkün değildir. Bu fotoğrafın ateş-kes esnasında çekilmiş olduğunu tahmin ediyoruz ancak tüm olasılıkları da akılda tutuyoruz.

***  Fotoğrafta görülen nedir? Ön planda ve fotoğrafın solunda binalar için iki trolli vardır – bunlar yeni araçlardır, yeni boyanmış ve birbirinin içindedirler. Yakın geçmişteki ekonomik kalkınma, inşaat aktivitesini arttırmış ve bu özel taşıyıcı araçların Kıbrıs’a gelmesini sağlamıştı. Bunlar, inşaat sektöründe çok popüler idi – hem ağırlık dağılımı, hem de kullanım kolaylığı bakımından…

***  Bu trolliler küçük bir avluda duruyor – bu bir kaldırım değildir, ticari bir binanın önünde duruyor – burası bir depo, bir atölye veya bir dükkan olabilir. Binanın iki büyük tahta kapısı vardır ki bu da binanın profesyonel kullanıma sahip olduğu görüşünü destekliyor.

***  Öndeki aracın tekerleği eksiktir – bu da herhalde yapım halinde olduğunu gösteriyor. Aşağı yukarı aynı genişlik ve renkte borular da yol kenarında duruyor ve bu da belki de burasının bir demirci atölyesi olabileceğine işaret ediyor.

***  Resmin gerisinde, solunda, iki tutuklu sivil vardır, bunlar açıktır ki Kıbrıslırumlar’dır. Yolun kenarında, bir evin basamaklarında oturuyorlar.

Ev, tutukluların tam arkasındadır, mesleki binanın yanında. Yalnızca evin ön bölümü görülüyor, sokağa doğru. Evin kapısı mavidir, duvarda, koyu renkli bir elektrik kutusu vardır. Elektrik sayacını korumaya yarayan bir aparattır bu. Bunlar genellikle evin önünde, kolayca erişilebilir bir yerde dururlardı.

***  Küçük terasın altında yedi tane basamak vardır – bunlar herhalde evin avlusuna çıkıyordu. Avluda oyma taştan bir tür parmaklık vardır ki bu da yolun eğimini takip ediyor herhalde… Bir başka deyişle, bu resimdeki mimari öğeler, bir dağ köyüne, köyün ortalarına işaret ediyor.

***  Resimde görülen bölgedeki eğim 10 derece kadardır, yol yokuş yukarı doğru gidiyor… Evin terasında korkuluklar vardır ve bir de gancelli ki bu basamakları kapatıyor ve avluya girişi kontrol ediyor. Bunlar ille de estetik değere sahip olmayan yararlı prefabrike aksamlardır… Büyük olasılık, artık materyalden, yandaki demirci tarafından yapılmıştır.

***  Tutuklu iki sivilin yan tarafında bir Türk askeri vardır, Amerikan tarzı bir miğfere sahiptir ve modern bir otomatik silaha sahiptir. Duvarın yanında durması, daha çok güneşten korunmak, gölgede kalmak için olabilir.

***  Tutuklanmış olan iki sivilin duruşu çok ilginçtir. Her ikisinin de elleri arkadan bağlanmıştır ve büyük olasılık, gazeteci onlara seslenerek kendine bakmalarını istemiştir… Beyaz saçlı, yaşlı adamın gözlerinde bir tür ilgisizlik varken, olup bitene şaştığı görülüyor. Daha genç olan tutuklu ise elli ile altmış yaşlarında olup zayıftır, uzun ve dar bir yüzü var… Tutuklu olmasına karşın korkmuş görünmüyor. Beyaz gömleği yırtılmış, kan bulanmış gömleğine, yüzünde ve göğsünde yara izleri var.

***  Bu iki sivilin tutuklanıp hırpalanması devam ederken çekilmiş gibi duruyor bu fotoğraf, sanki bu iki şahıs, bölgeyle ve arkadaki evle ilgiliydiler – belki bu evin kiracılarıydılar, belki bir baba-oğuldular.

***  Fotoğrafın geri planında en az üç Türk askeri görülüyor, bir devriye… Bu fotoğraftan anlaşılacağı gibi, köyü işgal ettikten sonra görece güvenlik koşulları altında temizlik harekatı yapmaktaydılar. Askerlerden birisi omzunda bir silah taşıyor.

***  Daha önce belirtildiği gibi, fotoğrafın ortasında görülen yol, yukarıya doğru gidiyor, dar bir yol bu ve kaldırımı yok. Yolun sağında, betondan bir sulama arkı var, bu da köyde bir sulama ağı olduğunu gösteriyor, büyük olasılık bir kaynak suyundan…

***  Sulama arkının hemen yanında bir duvar var, sonra da bir metal korkuluk görülüyor. Bu da soldaki evden çok daha yeni bir evin varlığına işaret ediyor. Gancellinin içinde de ekşi ve başka yeşil renkli ağaçlar görülebiliyor. Yolun sola doğru döndüğü yerde iki katlı bi rev görülüyor… Tam arkasında ise doğal bir eğim görülüyor – bu da bizim Beşparmaklar’ın fotoğrafın sağında olduğunu rahatlıkla söylememize yol açıyor.

***  Son olarak gölgelere baktığımızda, fotoğrafın öğleden iki saat önce veya sonra çekilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu fotoğrafa bakarak, köyün büyük olasılık Beşparmaklar’ın kuzeyinde değil, güney yamaçlarında olduğunu söyleyebiliriz. Artı, kuzey yamaçtaki karakteristik bitkiler, bu resimde görülmüyor.

***  Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Türk kuvvetleri tarafından işgal edilmiş bir köydeki temizlik operasyonları sırasında iki sivil tutuklanmıştı, bunlar dövülmüşlerdi ve akibetleri bilinmiyor. Büyük olasılık akibetleri 1974’ten beridir görmezden geliniyor. Tüm bu saydıklarımız birer göstergedir – fotoğrafın hangi köyde çekildiği ve tutuklanmış olan bu iki kişinin kimler olduğunu belirlemek için, birisinin çıkıp tanıklık etmesi gerekiyor.

***  Lütfen bu paylaşımı paylaşınız, bu konuda bir şey bilen varsa, bizimle temasa geçsin…


 

“Aşşalı “kayıplar”ın bulunması için 10 milyon Euro gerekiyor…”

f2-054.jpg

Lefkoşa, 17 Ekim 2020 (T.A.K): Aşşa (Paşaköy) kökenli 70 civarında Kıbrıslırum kaybın kalıntılarının tespit edilmesiyle ilgili kazı projesinin, 10 milyon Euro civarında bir paraya mal olacağı ileri sürüldü.

Fileleftheros gazetesi “70 Aşşa’lıyı Bulmak İçin 10 Milyon Euro” başlıklı haberinde, eldeki verilere göre “Aşşa kökenli kayıpların Afanya’daki (Gaziköy) Ornithi (Ekmekçiler) bölgesinde gömülü oldukları yerden çıkarıldıklarını ve akabinde Dikmen’deki çöplüğün olduğu alana gömüldüklerinden söz edildiğini” ileri sürdü.

Kazı projesinin maliyetinin çöplük alanın parka dönüştürülmesinden ötürü arttığını, bununla birlikte Kayıp Şahıslar Komitesi’nin bu aşamada bir inceleme yapılması amacıyla AB tarafından fon onaylanmasını isteyeceğini kaydeden gazete, bu incelemenin eski çöplük alanında kazı yapılmasının mümkün olup olmayacağını göstereceğini belirtti.

Kayıp kalıntıları tespit edilmesinin, söz konusu bölge içerisinde çöplerin olduğu ve derinliği 30 metre olan bir çukur olmasından ötürü oldukça zor bir teşebbüs olacağını kaydeden gazete, yalnızca bu kadar büyük bir derinlikte kazı yapılması için bile çok büyük bir para harcanması gerekeceğini kaydetti.

Gazete, bunların haricinde, kayıpların kalıntılarının 1996 yılının Ağustos ayında ve 2-3 farklı aşamada taşındıklarından söz edildiğini de öne sürdü.

Bölgedeki durumun, peyzaj çalışmaları esnasında müteahhidin patlama olasılığının önlenmesi için metan gazının uzaklaştırılmasıyla sistem kurulması çerçevesinde, alana borular yerleştirmesiyle komplike hale geldiği de ifade edildi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çöplükteki metan gazının uzaklaştırılmasıyla ilgili boru hattı projesini hayata geçiren uzmanı aradığını ve bir ön çalışma yapıldığını da belirten gazete, ilk aşamada yapılacak, çalışmanın maliyetinin 400 bin Euro civarında olacağını ekledi.

(TAK Ajansı Rumca Haber Bülteni’nden – 17.10.2020)

 

 

Bu yazı toplam 1813 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar