1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Basın özgürlüğünü zayıflatacak yasal girişimler var”
“Basın özgürlüğünü zayıflatacak yasal girişimler var”

“Basın özgürlüğünü zayıflatacak yasal girişimler var”

Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yayınlanan 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Kıbrıs’ın kuzeyi 180 ülke arasından 82, güneyi ise 180 ülke arasından 80. sırada yer aldı.

A+A-

Avrupa Birliği Konseyi Başkanlığını yürüten Kıbrıs Cumhuriyeti, özgür gazeteciliği kısıtlamaya yönelik yasal ve idari girişimlere ilişkin endişeler nedeniyle 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde üç sıra daha geriledi.

Uluslararası kar amacı gütmeyen kuruluş Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından bugün yayınlanan Endeks’e göre, Kıbrıs Cumhuriyeti 180 ülke arasında 80. sırada yer alıyor. 2025’te olduğu gibi, Kıbrıs Cumhuriyeti, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 86. sırada yer alan Yunanistan’dan sonra AB ülkeleri arasında basın özgürlüğü açısından sondan ikinci konumunda.

Ciren'den Esra Aygın'ın haberine göre, bu yıl, Kıbrıs Cumhuriyeti, 40 ülkeyi kapsayan Avrupa-Balkanlar bölgesinde, basın özgürlüğünün durumunu değerlendirmek için Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından kullanılan beş göstergeden biri olan ‘siyasi durum’ alanında en büyük puan düşüşünü yaşadı. Siyasi durum puanı, diğer şeylerin yanı sıra, ülkedeki medyanın bağımsızlığına verilen desteği ve basının kamu yararına iktidarı hesap verebilir kılma rolünü yansıtıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti ayrıca, Avrupa’da en kötü ‘yasal durum’ puana sahip; bu da kısmen, gazetecilerin sansür veya yargısal yaptırımlara tabi olmadan çalışma özgürlüğünü, bilgiye erişme ve kaynaklarını koruma kapasitelerini yansıtıyor.

Örgütün basın özgürlüğünü değerlendirmek için kullandığı diğer üç gösterge ise ‘ekonomik durum,’ ‘sosyo kültürel durum,’ ve ‘güvenlik durumu.’

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, tüm beş gösterge için 0 ile 100 arasındaki ölçekte toplam puanı 56,9 oldu. Dünya ortalama puanı ise 54.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Prag Bürosu Direktörü Pavol Szalai, CIReN’e, “Kıbrıs, 2022’de başlayan ve 2024’te hızlanan düşüşüne devam ediyor” dedi. Kıbrıs Cumhuriyeti, 2021 Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 26. sırada, 2022’de ise 65. sırada yer almıştı. Ülke, geçen yıl 12 sıra daha gerileyerek 77. sıraya düşmüştü.

Szalai’ye göre, endişe yaratan faktörler arasında Kıbrıs Cumhuriyeti’nde basın özgürlüğünü zayıflatacak yasal engeller oluşturma girişimleri yer alıyor. CIReN’in da haberleştirmiş olduğu gibi, hükümet geçen yıl, cumhurbaşkanı tarafından atanan başsavcıya veya istihbarat servisi başkanına, gazetecilerin kaynaklarına ilişkin gizlilik hakkını kaldırma yetkisi verecek yeni bir yasa tasarısı hazırlamıştı.

Szalai CIReN’e, “Gazetecilik kaynaklarının gizliliği, basın özgürlüğünün temel taşıdır,” dedi. “Bu çok tehlikeli olur.”

Hâlâ endişe yaratan bir diğer yasal girişim ise ‘yalan haber’ yaymayı suç haline getiren yasa tasarısı.

Szalai ayrıca, “hükümet ve devlet yetkililerinin giderek artan şekilde basının sorularından kaçındığına” ve “AB Kıbrıs Dönem Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikler için basın akreditasyonu konusundaki anlaşmazlığa” dikkat çekti.

Kıbrıs Dönem Başkanlığı Sekreterliği, Kıbrıslı gazetecilerden devletin Basın ve Enformasyon Ofisi tarafından verilen basın kartlarını ibraz etmelerini talep ederek, Kıbrıs Gazeteciler Birliği tarafından verilen basın kartlarını reddediyor.

Szalai, bu gelişmelerin “net şekilde, gazetecilerin kamuya açık bilgilere erişimi hakkını baltaladığını” söyledi.

Szalai ayrıca, araştırmacı gazeteci Makarios Droushiotis’in yayınladığı yolsuzluk iddialarının ele alınış biçimini de eleştirerek, hükümetin önceki yıllarda da Droushiotis’in cihazlarına ve elektronik dosyalarına devlet tarafından yapılan izleme ve siber saldırı iddialarını soruşturmadığını hatırlattı.

Szalai, “Bu vesile ile [Droushiotis’e] desteğimi ifade etmek istiyorum,” dedi. “Tüm bu sorunlar aslında Kıbrıs’taki basın özgürlüğünün genel bağlamında ele alınmalı. Çok küçük bir pazar ve medya sahipliğinde büyük bir yoğunlaşma var. Medya finansmanı ve sahipliği şeffaf değil. Devlet televizyonunun bağımsızlığı temin edilmiş değil. Genel olarak bu, özgür gazetecilik için çok kısıtlı bir ortam.”

Sınır Tanımayan Gazeteciler, Kıbrıs Cumhuriyeti için güncellenmiş ülke profilinde, önceki yıllarda dile getirilen endişeleri yineledi. Bunlar arasında hükümet, iş dünyası ve kilisenin medya üzerindeki etkisi, yayınlara doğrudan müdahale, ve medya sahipliğinde artan yoğunlaşma ve şeffaflık eksikliği yer alıyor.

CIReN, Kıbrıs’taki medya sahipliği hakkındaki “Medyanın Sahibi Kim?” projesini Kıbrıs Cumhuriyeti için yakın geçmişte güncelledi ve medya sahiplerinin ekonomik çıkarlarını ve siyasete ne ölçüde dahil olduklarını ortaya koydu.

 

Kıbrıs’ın kuzeyi 180 ülke arasında 82. sırada

Kıbrıs’ın kuzeyi, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 82. sırada yer aldı. Bu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden sadece iki puan geride.

Kuzey Kıbrıs, teknik olarak geçen yıla göre dokuz sıra yükselmiş olsa da, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in medya özgürlüğünü değerlendirmek için kullandığı beş göstergenin puanı sadece 1,7 puan artarak 56,6’ya yükseldi. Kıbrıs’ın kuzey kısmı Endeks’te Avrupa-Balkanlar bölgesinde son sıradaki yerlerden biri olmaya devam ediyor.

Szalai, “Toplam puanlarda önemli bir değişim olmamasına rağmen, kaydedilen [yükselişin] çoğunlukla diğer ülkelerin düşüşünden kaynaklandığını görüyoruz,” dedi. “Kuzey Kıbrıs, 40 ülkeyi kapsayan AB-Balkanlar bölgesinde sondan 6. sırada yer alıyor.”

 

“Yenidüzen davasının reddi önemli bir gelişme”

Göstergelerin puanındaki hafif artış, dönemin Kıbrıslı Türk lideri Ersin Tatar’ın Yenidüzen gazetesi, gazetenin o zamanki genel yayın yönetmeni Cenk Mutluyakalı ve gazeteci Serhat İncirli aleyhine açtığı hakaret davasının mahkeme tarafından reddedilmesine bağlanabilir.

Szalai, durumu, “Kuzey Kıbrıs’ta hâlâ belirli bir yasal koruma var,” diye açıkladı. “Bu ay iyi bir haber aldık çünkü mahkeme davayı reddetti. Bu bir SLAPP davasıydı, bu nedenle, bu, [kuzey Kıbrıs’ta] basın özgürlüğü için iyi bir haber, çünkü burada basın özgürlüğü gerçekten alt bir seviyede.” (SLAPP, yani Kamu Katılımına Karşı Stratejik Dava, eleştiri yapanları sindirmek ve susturmak için açılan davalardır.)

Szalai, özellikle Kıbrıslı Türk gazeteci Ali Kişmir’in, Kıbrıs’ın kuzeyindeki seçimlere Türkiye’nin müdahalesini kınayan bir makalesinde, güvenlik güçlerine “hakaret ve iftira” ettiği gerekçesiyle on yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu davayla ilgili endişelerini dile getirdi.

Szalai, Kişmir’in “haksız yere yargılandığını” belirterek, “Ali Kişmir’e karşı hâlâ bir ceza tehdidi var, ve şu anda Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekliyoruz” dedi.

Gazetecilere yönelik tehditlerde bir artış olmasına rağmen, nispeten olumlu bir gelişme olarak Szalai, Kıbrıs’ın kuzeyinde bu kritik konu hakkında daha özgür ve kamuya açık bir tartışmanın yaşanmaya başlandığını belirtti.

 

“Sosyo-kültürel gösterge, Avrupa’daki ülkeler arasında son sıralarda yer alıyor”

Szalai, Kıbrıs’ın kuzey kesimiyle ilgili olarak, “Basın Özgürlüğü Endeksi’nin beş göstergesinden biri olan sosyo-kültürel gösterge, Avrupa’daki ülkeler arasında son sıralarda yer alıyor. Bu durum gazetecilerin aldığı tehditlere bağlanabilir” dedi. Ancak “gazetecilere yönelik tehditler konusundaki tartışmanın bir miktar özgürleştiğini gördük. Birçoğu aldıkları tehditler ve ölüm tehditleri hakkında konuştu ve bu kamuoyunda tartışma konusu haline geldi” diye ekledi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, güncellenmiş ülke analizinde, Kıbrıs’ın kuzeyi için Türkiye’nin medyaya yönelik artan baskısını, ve iş adamlarının elinde yoğunlaşan medya sahipliğini, kuzeydeki basın özgürlüğünü baltalayan başlıca faktörler arasında yineledi.

Örgüt ayrıca, özellikle Türkiye veya Kıbrıs Türk hükümetini, ordusunu veya diğer yetkilileri eleştiren gazetecilere yönelik tehditlere, davalara ve cezai işlemlere dikkat çekti.

Bu haber toplam 507 defa okunmuştur