Dr. Berkan Tokar

Dr. Berkan Tokar

EKONOMİ YAZILARI

Ülkemizde Yükseköğretim Ekonomik Değeri Kadar Önemseniyor mu?

A+A-

Geçtiğimiz günlerde Birleşik Krallık Yükseköğretim Politikası Enstitüsü (HEPI) tarafından yabancı uyruklu yükseköğretim öğrencilerinin Birleşik Krallık ekonomisine yaptığı etkileri içeren maliyet ve fayda analiz raporu yayımlandı. Ülkemiz ekonomisi de yükseköğretim alanındaki ekonomik faaliyetlerden elde edilen gelirlere ne kadar ihtiyaç duyduğu her kesimce bilinen bir gerçek olduğundan haliyle benim de bu rapor dikkatimi çekti.

Yeni yayımlanan analiz raporunda, uluslararası öğrencilerin sadece bir yıllık sürede İngiltere ekonomisine sağladığı faydanın, 28,8 milyar £ sterlin değerinde olduğunu belirtilmektedir. Ayni raporda Birleşik Krallık ekonomisi bu geliri elde ederken yabancı uyruklu yükseköğretim öğrencilerinin ülkeye maliyetinin de kamu hizmetlerini kullanmaları da dâhil olmak üzere 2.9 milyar £ sterlin olduğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle yabancı uyruklu öğrencilerin Birleşik Krallık ekonomisine yaptığı ekonomik faydanın NET olarak 25.9 milyar £ sterlin olduğu görülmektedir.

Elde edilen bu ekonomik faydanın ülkeye nasıl dağıldığına bakacak olursak ise Birleşik Krallığın her yerine, İskoçya’nın Glasgow şehrinden, Galler’in Cardiff şehrine kadar etkin bir şekilde yayıldığı raporda belirtilmektedir. Gelir dağılımındaki bu etkinlik yükseköğretim sektörünün yapısı gereği olduğu bilincinden yola çıkarak sektörün eşit gelir dağılımı iddialarına da ne denli çare olduğunu görebilmemiz mümkündür. Tabii ki Birleşik Krallık’ta yükseköğretim faaliyetlerinden elde edilen gelirin ne kadar çok ya da ne kadar az olduğunu öğrenmek bizler için çok önemli bir detay değildir şüphesiz. Ancak bu rapor, Ülkemiz ekonomisi için de yükseköğretim sektörünün çok önemli bir ekonomik faaliyet alanı olmasından mütevellit, bizlere bir kıyaslama yapabilme imkânı sunarak kılavuz olabilecek bir potansiyel taşımasından dolayı önemlidir.

Bu çerçevede yükseköğretim alanında ülkemizde neler yapılmış veya yapılıyor bakacak olursak bizlerin de bu sektörden elde ettiği faydanın çok yüksek oluğunu görürüz. Yükseköğretim, ülkemizde turizm sektörünün ardından ülkemize en yüksek ekonomik fayda sağlayan faaliyet alanı olduğu bilinmektedir. 2018 yılı makroekonomik verilerine göre KKTC ödemeler dengesindeki payı ürettiği 786milyon dolarlık gelirle toplam gelirlerin %46’sı civarındadır. Sektörün yaratmakta olduğu gelirin dağılımına bakacak olursak bu gelirin büyük bir bölümü toplumun değişik kesimlerine dağılmakta olduğunu görürüz. Sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağı, yaratılan dış talebin niteliği, Kuzey Kıbrıs insan kaynağı, tarımsal ve sanayi üretimi düşünüldüğünde yaratılan gelirin ülke içerisindeki üretimle karşılanma oranı yüksek bir sektör olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca sektörün doğası gereği daha adil bir gelir dağılımını başaran çarpan etkisi çok yüksek bir sektör olduğu da görülmektedir.

Tabii ki burada vermiş olduğum rakamlar 2018 yılına ait rakamlardır. Günümüzde Covid-19 şartlarından dolayı sektörde ciddi gelir kayıpları yaşandığı ve bu çerçevede ekonomik problemler yaşanmakta olduğu bilinmektedir. Bu yıl bilindiği üzere 2021-22 eğitim yılında yüz yüze eğitime geçme kararı ve üniversitelerin bu yönde çabaları vardır. Bu çabaların başarıya ulaşması ülke ekonomisi açısından çok önemlidir. Açılma sürecinin kötü yönetilmesi ve başladığımız noktaya geri dönme olasılığının gerçekleşmesinin yaratacağı olumsuz ekonomik gelişmeleri tolere edebileceğimiz güçlü bir ekonomik yapımız maalesef yoktur. O yüzden atılacak her adım ekonomik olarak ne kadar önemliyse halk sağlığı açısından da o denli ciddiye alınmalı ve önemsenmelidir.

Covid-19 pandemisini takip eden ekonomik ve sosyal iyileşme süreci başladığında, yabancı uyruklu öğrencilerin ekonomik gelişimde oynadığı önemli rolle ilgili anlayışımızı yenilemek için iyi bir zamanlama olabilir.  Hala hazırda bahse konu çabalar ortaya konurken sektörün bu döneme ait risklerini çok iyi belirleyip bir plan ve bu çerçevede etkin organizasyonlarla bu süreçten çıkış stratejisiyle ilerlemek lazımdır. Bu plan ve organizasyonlar hükümet politikalarıyla desteklenmeli ve sektördeki uzun vadeli istikrarın sağlanması adına daha güçlü bir halk sağlığı sistemi ile entegre edilmelidir.

Kısacası KKTC ekonomisinin Yükseköğretim sektörünü herhangi bir şekilde risk edecek bir lüksü kesinlikle yoktur. Dolayısıyla bu alanda atılacak her adımın iyi planla, iyi organizasyonlarla, entegre halk sağlığı sistemiyle ve bilinçle atılması şarttır.

Bu yazı toplam 507 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar