1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Seçim rüşveti ve hesap vakti
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Seçim rüşveti ve hesap vakti

A+A-

Seçim başlangıç tarihi adeta bir işaret fişeğine dönüştü.

"Yurttaşlık" dağıtımı, arsa ve arazi tahsisleri için hedef tarih adeta... Açıkça ilan edilmemiş bir seçim pazarlığı başlangıcı ya da utanç mevsimi...

Bunların birer "seçim rüşveti" olduğunu bilmeyen var mı?

İçişleri ve İskân dairelerinde yaşanan manzaraya bakınız... Üst üste yığılmış insanlar…
Ellerinde belgeler...

"Kırsal kesim arsası almaya hak kazandınız."

"Müracaat ettiğiniz kırsal kesim arsası değerlendirilmiş olup hak sahibi olduğunuz tespit edilmiştir."

İyi de nerede bu arsalar?

Ne altyapı var ortada ne proje… Ne yol var ne su ne de elektrik.

Ama belge var!
Çünkü seçim var.

***
İnsanlar da bile bile gidiyorlar aslında.

Asıl dert başka...
Bu seçim rüşvetini dağıtanlardan ciddi anlamda hesap sorulmuyor.
Bir bedel ödemiyorlar.
O nedenle de yıllardır aynı çark dönüp duruyor.

Memleketin imkânlarını, kamunun kaynaklarını, yurttaşlık hakkını, arsayı ve istihdamı seçim kazanmanın birer aracına dönüştürüyorlar.

Sonra bir seçim daha geliyor…
Aynı film sil baştan oynatılıyor.

Yine, yeniden ve hep aynı siyasi zihniyetle…

Bu mantık, yurttaşı anayasal hak sahibi bir "özne" olarak değil; dönemsel yardımlara muhtaç, sadakati satın alınabilir bir "nesne" olarak görüyor.

***
Sigorta emeklilerine ödenek, ikramiye meselelerine bakınız…

Özellikle düşük gelirli emekliler son kuruşuna kadar hak ediyor bu parayı.

Alsınlar!
Ama hesabını da sorsunlar.

Çünkü seçim öncesi dağıtılan bu para, yedi yılın hesabını kapatmaya yetmez.

Bu insanlar yıllardır hayat pahalılığı altında ezilmedi mi? “Çok alana az, az alana çok artış” diyenler, tutmadıkları sözleri böyle mi unutturacak şimdi?
Ya da onca yolsuzluğu, sahteliği, rüşveti...

Makas kapandı mı peki?
Tam tersine; zenginin lehine daha da açıldı.

***
Seçim rüşvetinin mantığı insanların haysiyetini yok saymak aslında… Sorumsuzluğun, iş bilmezliğin ve eşitsizliğin üzerini örtmek…

Yıllarca görmediğin yurttaşı, sandık yaklaşınca hatırlamak…

İşte tam da buna itiraz etmek, tam da bunun hesabını sormak gerekiyor...

Çünkü çürümüş zihniyette seçim yaklaşınca yurttaşlık dağıtımı hızlanıyor. Arsalar havada uçuşuyor. İstihdam kapıları açılıyor. Ödenekler bulunuyor, ikramiyeler ansızın hatırlanıyor.

Seçim bitiyor…
Dosyalar rafa kaldırılıyor.
Kapılar kapanıyor, telefonlar susuyor.
Kendi dar menfaat grupları için işliyor çarklar...
Ta ki bir sonraki seçime kadar…

***
O nedenle alın ikramiyenizi. 
Ama hesabını da sorun.

Size seçimden hemen önce lütuf gibi sunulanları değil; seçimden seçime tüm topluma yaşatılan rezilliği hatırlayın.

Öyle bir hesap sorun ki, bu numaraların seçim kazanmaya yetmediğini herkes anlasın…
Utandırın iyice!

att-rfzaokhqq3osjfn2whh7-7twwutbbav66teay091mew.jpeg

Bu yazı toplam 578 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar