1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Özel sektör hep yalnız kaldı”
Sanat ve psikoloji birleşti

Sanat ve psikoloji birleşti

Saphronia Ceramics sahibi psikoloji öğrencisi Çise Güralp, seramik sanatına duyduğu sevgiyi ve markasını oluşturma sürecini aktardı.

A+A-

Aygün Bahar ÖKMEN

Saphronia Ceramics sahibi psikoloji öğrencisi Çise Güralp, seramik sanatına duyduğu sevgiyi ve markasını oluşturma sürecini aktardı. “Sanatın her dalı beni her zaman etkilemiştir ve kendimi bildim bileli araştırmaktan, keşfetmekten çok zevk almışımdır” diyen Güralp, “Psikoloji eğitimimi de alırken kendimi sanatta ifade etmek istediğimi hissediyor ve farklı alanlarda denemeler yapıyordum” şeklinde konuştu.

 

“Hayat bir yolculuk ve sürekli gelişip değişme halindeyiz”

Güralp, “İngiltere’de lisans eğitimimin ardından İzmir’e yüksek lisans için gittiğimde sanata daha fazla zaman ayırmaya karar verdim” dedi. “Seramik atölyelerine katıldım ve ardından evime çamur aldım ve hatalarımdan öğrenerek kendimi geliştirmeye çalıştım” ifadelerini kullandı. “Hayat bir yolculuk ve sürekli gelişip değişme halindeyiz ve ben de bu değişimin içinde kendimi mümkün olduğunca dinleyip, neler yansıtmak istediğimi anlayıp aktarmaya çalışıyorum” dedi.

Seramiğin kendisine mesleki açıdan da çok yardımcı olduğunu ifade eden Güralp “Sanatın terapötik tarafını daha yakından, bireysel olarak da deneyimlemiş oldum ve sanat terapisi üzerine daha içerikli araştırmalar yapıp kurs aldım” şeklinde konuştu. “Seramik sabrı, heyecanı, hayal kırıklığını, mutluluğu, merakı vb. birçok duyguyu bana tekrar tekrar yaşatıp öğretti bu yüzden ona çok minnettarım” dedi. “Benim öğrendiklerimin yanı sıra onun da bana öğrettikleri oldu” ifadelerini kullandı.

 

“Herkesin dokunuşu tek ve özel”

“Seramik hayatımızda insanlığın ilk çağlarından beri var olan ve her koşulda ihtiyaç duyduğumuz materyallerden oluşuyor” diyen Güralp, “Bunun yanı sıra her gün elimize aldığımız kupalarımızın bizi ifade etmesi, emek verilerek yapılmış bir değeri tutmak hayatımıza anlam katabiliyor” şeklinde konuştu.

“Kıbrıs’ta çok başarılı seramik ve heykel ustaları var” ifadelerini kullanan Güralp,  “Her zaman onların desteğiyle karşılaştım. Unutmamak gerekiyor ki sanatın her dalı çok özgün ve herkesin dokunuşu tek ve özel, ne kadar verici ve açık olursak o kadar verim alabiliyoruz” dedi. “Her insanın birbirinden öğrenecekleri vardır” diye ekledi.

 

“Instagram’dan, Göyeli’de Olive Cafe’den, Girne ve Gönyeli Buff and Bloom’dan ve Svadu Cafe Lefkoşa’dan ürünlere ulaşabilirsiniz”

Güralp, “Paylaşım ürettiklerime çok anlam katıyor” şeklinde konuştu. “Seramiğe ilk başladığımda kendi kullanabileceğim birkaç parça yapıyordum, ardından etrafımdakilerin tepkileri ve istekleri beni marka oluşturmaya yönlendirdi” dedi. “Siparişlerimi instagram hesabım olan saphronia.ceramics üzerinden alıyorum çoğunlukla” diyen Güralp, “Buna ek olarak Göyeli’de Olive Cafe ürünlerimi satmaya karar verdiğimden beri beni her zaman çok destekledi” şeklinde konuştu. “Buna ek olarak Buff and Bloom’un hem Girne hem de Gönyeli şubelerinde de bulunmaktadır ve şimdi yeni olarak da Svadu Cafe Lefkoşa’da da satış olmakta. Henüz bir atölyem yok evimden üretimlerimi yapıyorum” dedi.

 

“Hepsi birbirinden farklı, kendine özel”

Her seramiğin birbirinden biraz farklı ve hepsinin kendine özel olduğunu ifade eden Güralp, “Hem toplu olarak kafelerde ya da davetlere seramikler yapıyorum hem de kişiye özel siparişler alıyorum” şeklinde konuştu. Güralp, “Müşterilerim de her zaman el yapımına karşı çok anlayışlı ve motive edici yaklaşımlarda bulunuyorlar” dedi. “Bana yazan müşterilerim beni hem destekliyor hem de geri dönüşleriyle beni harekete geçiriyor ve daha fazla daha yaratıcı işler yapmamı sağlıyorlar” ifadelerini kullandı.

 

“Çamur bizim özümüzde var ve ona dokunup hayat vermek benim için çok anlamlı”

İleride neler yapmayı planladığını aktaran Güralp; “İleride Psikoloji ve Sanat’ın birleşimiyle verimlilik artırıcı ve yaratıcı aktiviteler yaptırmak istiyorum” dedi. Buna ek olarak seramik workshopları yapabileceği kendi alanını yaratmayı planladığını ifade etti. “Hem terapi seanslarımı gerçekleştirebileceğim hem de insanların dışavurumunu sağlayabileceği, sanatın ve bilimin bir arada olduğu bir atölye hayal ediyorum” diyen Güralp, “Çamur bizim özümüzde var ve ona dokunup hayat vermek benim için çok anlamlı, bu sevgiyi daha da yayabilmek ve hissettirebilmek için sabırsızlanıyorum” şeklinde konuştu.

seramik-4.jpg

 

Bu haber toplam 2084 defa okunmuştur