1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Müzik sizin olmaktan çıkıyor”
“Müzik sizin olmaktan çıkıyor”

“Müzik sizin olmaktan çıkıyor”

Müzik kimi zaman bir melodidir bizim için, kimi zaman bir hatıra, kimi zaman ise kendimize ve başkasına ulaşmanın bir yolu…

A+A-

Müzik kimi zaman bir melodidir bizim için, kimi zaman bir hatıra, kimi zaman ise kendimize ve başkasına ulaşmanın bir yolu… Ezgi Bertiz içinse müzik, yıllar içinde yalnızca icra edilen bir sanat olmaktan çıkarak özel gereksinimli bireylerle kurulan güçlü bir iletişim ve terapi aracına dönüşüyor. Çocuk yaşta gitarla başlayan müzik yolculuğu, Bakü Devlet Konservatuvarı’nda aldığı eğitim ve ardından müzik terapi alanına yönelmesiyle devam ediyor. Bugün Mavi Sanat Atölyesi’nde özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle çalışan, ritim orkestrasıyla çocukları sahneyle buluşturan Bertiz’le müziğin iyileştirici gücünü, terapiyle kurduğu bağı ve yıllar içinde şekillenen mesleki yolculuğunu konuştuk.

 

Müzikle kurduğu bağ çocukluk yıllarına dayanan Ezgi Bertiz için bu yolculuk, bir enstrümanın yarattığı merakla başladı. Zamanla gitarla başlayan bu ilgi, farklı enstrümanları çalma isteğine ve profesyonel müzik eğitimine dönüştü.

“Müziğe ilgim çok küçük yaşlarda, gördüğüm büyük bir akustik gitarla başladı. Hayatımda ilk kez bir enstrüman görmüştüm ve çok etkilenmiştim. Dokuz yaşında gitar çalmaya başladım. Daha sonra güzel sanatlar eğitimine yöneldim. Batı ve Doğu müziğini bir arada öğrenebileceğim bir ülkede eğitim almak istediğim için Bakü Devlet Konservatuvarı’nı tercih ettim ve burada saksafon eğitimi aldım. Türk müziğini de Batı müziği kadar çok severim. Özellikle makam müziğinin bende çok farklı, çok özel bir duygusu vardır. Bakü’deki eğitimim beş yıl sürdü.”

bur-8889.jpg

Bertiz zamanla müziği yalnızca icra etmenin ötesine taşıdı; müzik ile psikolojiyi buluşturarak müzik terapi alanını ülkeye taşıdı.

“Küçük yaşlarda bir kulak ameliyatı geçirmişim ve işitme kaybım vardı. Tedavimin bir parçası olarak, işitme duyumun yeniden gelişmesine yardımcı olması amacıyla bana kısa sürelerle müzik dinletildiğini hatırlıyorum. Tabii o yaşta bunun ne anlama geldiğini bilinçli olarak algılamıyordum ama sanırım bilinçaltımda bir yerde kaldı. Bir de Bakü’de eğitim görürken bir dershanede müzik dersleri veriyordum. Otizmli bir öğrencim olmuştu ve onunla yaklaşık üç yıl çalıştık. O süreç sonunda aslında yapmak istediğim şeyin bu olduğunu fark ettim.Daha sonra Ankara ve İstanbul’da müzik terapi ve ritim terapi üzerine iki yıl süren eğitimlere katıldım. İstanbul’da Üsküdar Üniversitesi Hastanesi’nde aldığım eğitimler sırasında şizofreni hastalarıyla müzik terapi çalışmaları yaptık. Zaman içinde bu alan beni giderek daha fazla çekmeye başladı. Ardından otizmli çocuklarda müzik terapi üzerine yüksek lisans ve doktoramı tamamladım.”

bur-8862.jpg

“Müzik terapi tedavi süreçlerinde destekleyici bir yöntem”

Müzik terapinin ne olduğunu ve nasıl uygulandığını da konuşuyoruz. Bertiz, terapinin kişiye özgü bir süreç olduğunu, seansların büyük ölçüde bireyin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini anlatıyor.

“Günlük hayatımızın içinde aslında her yerde müzikle karşılaşıyoruz. Müziğin insanın sinir sistemini rahatlatan bir etkisi var. Bu, benim çalıştığım özel gereksinimli bireyler için de geçerli. Zaman içinde birçok farklı enstrüman çalmayı öğrendim. Terapide de bireyin ihtiyacına göre sesimi ya da farklı enstrümanları kullanıyorum. Bireyi tanıdıkça ihtiyaçlarına göre programlar hazırlıyorum. Seansların büyük bölümü doğaçlama ilerliyor. Müzik terapi, tedavi süreçlerinde destekleyici ve alternatif bir yöntem olarak kullanılabiliyor.”

bur-8867.jpg

“Hayatınızda size iyi gelen bir hobiniz olsun”

Savaşın ve toplumsal travmaların izlerini taşıyan Kıbrıs’ta, terapinin ve bireyin kendini iyi hissetmesini sağlayacak alanların önemine dikkat çekiyor…

“Hepimizin hayatında kaygılar var. Psikoterapi elbette çok önemli ve bambaşka bir uzmanlık alanı. Ancak bunun yanında, kendimizi rahatlatmak, keyif almak, anda kalmak, mutlu olmak, belki yasla baş edebilmek ve daha sağlıklı yaşayabilmek için hayatımızda bize iyi gelen bir alan bulmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yoga, meditasyon, yemek yapmak, çiçek ekmek, müzik yapmak, şiir okumak ya da yazmak olabilir. Ben herkese, ‘Hayatınızda size iyi gelen bir hobiniz olsun’ diyorum. Çünkü bu, yaşamın içinde keyif alabilmeyi çok daha kolaylaştırıyor. Müzik terapide ise birey özel gereksinimliyse ya da travmatik bir süreçten geçiyorsa öncelikle bireysel çalışıyoruz. Zaman içinde uygun olduğunda grup çalışmalarına da geçebiliyoruz.”

 

2018 yılından bu yana Mavi Sanat Atölyesi adıyla kurduğu merkezde çalışmalarını sürdüren Bertiz, farklı gelişim özelliklerine sahip bireyleri aynı çatı altında buluşturuyor.

“2018’den bu yana Mavi Sanat Atölyesi adıyla bir merkez kurdum. Burada hem normal gelişim gösteren hem de özel gereksinimli bireylere, bütünleştirme ve kaynaştırma felsefesiyle eğitimler veriyorum. Bireysel derslerin yanı sıra grup çalışmaları da yapıyoruz ve farklı grupları bir araya getiriyoruz. Müziğin, farklı ihtiyaçları ve yaşam deneyimleri olan insanları buluşturduğunda çok güçlü bir etkisi olduğunu görüyorum. Üstelik yalnızca bireylere değil, ailelerine de kendilerini ifade edebilecekleri ve nefes alabilecekleri bir alan açıyoruz.”

bur-8859.jpg

“Müzik sizin olmaktan çıkıyor”

Müzikle terapinin kendi hayatına kattıklarını ise “Müzik sizin olmaktan çıkıyor” sözleriyle ifade ediyor.

“İlk gençlik yıllarımda müzik yapmak ve müziği dinleyicilerle paylaşmak benim için bambaşka bir deneyimdi. Ancak müziği terapi amacıyla kullanmaya başladığımda, bunu paylaştığım kişilerle çok daha farklı yakınlıklar kurduğumu fark ettim. Eskiden müzik, daha çok benim keyfimle, hüznümle ve duygularımla tanımlanan bir dünyaydı. Şimdi ise başka insanların mutluluklarını, hüzünlerini ve yaslarını keşfediyorum; bunları birlikte paylaştığımız süreçler yaşıyoruz. Bu da bambaşka bir dünya açıyor. Müzik sizin olmaktan çıkıyor.”

Bu haber toplam 303 defa okunmuştur
Etiketler :