1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi-1932-1
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi-1932-1

A+A-

  Kıbrıs Türk sosyal yaşamımızda bugün “Kadınlar Birliği” olarak genel anlamda isimlendirebileceğimiz dernekleşme ve organizasyonların ilk ne zaman başladığı sorusu, her yeni bilgiyle bizleri daha da geçmişe götürmektedir.

   Eski basınımızdaki araştırmalarımı yaparken “Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi” adı altında bir derneğin kuruluşuna rastlıyorum. Yıl 1932. Bundan öncesinde Kıbrıs Türk sosyal yaşamında böyle bir “hayır kurumu-dernek” hayat buldu mu bilmiyorum ama sanırım bunun bir “ilk” olma ihtimali yüksek.

   Derlemeye başladığım konuyla ilgili haberler yorumlar arasında üç isme rastlıyorum. Kurucusu Ulviye Mithat, Beria Remzi ve Şaziye Nevres.

   Ulviye Mithat hanımla ilgili, 1998 yılında Hala’m Fatma Sezer Azgın’ın kaleme aldığı “Ulviye Mithat, Feminist Buluşma” kitabı aklıma geldi. Beria hanım ise SÖZ gazetesi sahibi Remzi Okan beyin kızı ve ilk kadın gazetecilerimizden. Şaziye Nevres Hanım hakkında maalesef bilgim yok. Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi’nin kuruluşuyla ilgili ilk yazımızı sizlerle paylaşmadan önce, Fatma Sezer Azgın’ın söz konusu kitabında yer alan Ulviye Mithat biyografisinden bazı alıntılar yaparak bu yolculuğa başlamak istiyorum…

   “…1906 yılında Kastamonu’da doğdu. Annesi Fatma Nüzhet, şair Kazım Paşa’nın torunudur. Babası Kolağası Tecelli Bey, Yemen cephesinde şehit düştü. Güneş Tecelli’ye göre İstanbul Arnavutköy Koleji mezunudur. Çiğdem Tecelli ise Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun olduğunu söylemişti. Kolej’den sonra İstanbul Büyük Postahane’de çalıştı… İstanbul’da Kıbrıslı tarih hocası Mithat beyle tanışıp evlendiler… Mithat beyle 1923 yılında evlenip Kıbrıs’a yerleşti. Mithat beyle 1935’te yayınlanan SES gazetesinde birlikte yazarlık yaptılar. 1935-37 yılları arasında SES’te ve 1937’de Rum kesiminde yayınlanan EMBROS gazetesinde yazılarını Türkçe ve İngilizce dilinde yazdı. Makalelerinde Kıbrıs kadınlığını daha ileri düzeye çıkaracak düşüncelerine yer verdi. Toplum içinde sosyal amaçlı derneklerin kurulmasına öncülük yaptı ve kurulanlarda aktif rol aldı… ilk araba kullanan kadınlarımızdandır. Mithat beyle evlilik ilişkileri bozulunca 1940’ta iki oğlunu yanına alarak Kıbrıs’ı terk etti… bir daha da ne Kıbrıs’a geldi ne de Kıbrıs’taki yaşantısından söz etti…”    

    “Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi”nin kuruluşuyla ilgili ilk ve uzun haber-yorum, SÖZ gazetemizin 24 Ocak 1932 tarihli nüshasında yer aldı. Yazıyı kaleme alan ise lise talebelerinden H. Tahsin idi…

“SÖZ gazetesi, 24 Ocak 1932, syf: 5

L.T.H.C.H’nin teşekkülü münasebetiyle

   Memnuniyetle kaydetmek isterim ki son zamanlarda Lefkoşa Türk kadınlığı bazı münevver hanımların delâletiyle senelerce süren an’anevi uykusundan uyanmış ve kendi aralarında bir cemiyeti Hayriye teşkiline karar vermişler ve çok geçmeden onu faaliyete sevketmeğe muvaffak olmuşlardır. Hanımlarımızın bu insanî teşebbüsleri takdir ve tebrike lâyıktır.

   “İnsanların saadeti bahtsızlara yardım etmekle tamam olur” düsturunu hiçbir zaman unutmamalıyız.

   Hayır cemiyetlerinin ifham (anlattığı) ettiği mana pek vasidir. Mezkûr teşekkürlerin gayesi bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) insaniyetin ahkâm ve evamirine (emrine) hizmet ve dolayısıyle bir varlık halinde yaşıyan cemaatların bikes (öksüz), masum ve fakir evlâtlarının geyim ve kuşamı gibi asgari ihtiyaçlarının teminine matuftur (yöneliktir).

   Arz ettiğim cemiyetler küçük ve fakir memleketlere mahsus olanlardır. Mamafih (bununla birlikte) büyük ve zengin memleketlerde bu nevi şekillerinin vazife ve salâhiyetleri pek ziyade genişlettirilmiştir. Bunlar bizzat kendilerinin idare ve himayesinde muazzam mektepler ve müesseseler kurmuşlar ve bu geniş yurtlarda yetiştirilmekte olan neslin esaslı talim ve terbiye görmelerine son derece dikkat ve itina ediyorlar. Bu müesseselerde hatta sırf çocukların ilim ve irfanıyla alâkadar olan teftiş hey’etleri mevcuttur. Bilhassa harbi umumiden sonra Viyana’da ve Avrupa’nın daha birçok mühim şehirlerinde bu kabilden teşkil edilen müesseselerin adedi mühim bir yekün teşkil eder.

   Türkiyemizdeki Himaye-i Etfal Cemiyeti ve şubeleri bunların küçük birer misalidir.

   Şimdi de Cezire Türklüğünün alâkadar olması icap eden, mezkur cemiyetlerin pek küçük ve pek zayıf ve ayni zamanda mahdut gayeli bir cemiyetçilikten bahsetmek isterim.

   Bugün bizimle ayni toprak ve ayni muhitin şeriati altında yaşıyan Rum vatandaşlarımızın küçük mikyasta (ölçekte) olsun adanın muhtelif yerlerinde müteaddit (birçok) kadın ve erkek hayır cemiyetleri vardır.

   Buna rağmen, esasen iktisadi bünyesi gayet zayıf ve acınacak bir halde olan Cemaatımızın muhtaç uzuvlarına muavenette (yardımda) bulunacak esaslı bir cemiyet tesis edemedik ve bu suretle devam edilip gidilmiştir.

   Gerçi Cezirenin Türk hayatı tarihinde esassız birkaç hayır cemiyetine tesadüf ederiz. Fakat bunlar da az zaman zarfında sönüp gitmişlerdir.

   Bugün de karşımızda büyük bir sevinçle Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesini görüyoruz. Gönül arzu eder ki nu da ayni akıbete uğramasın ve Cemaatımıza nafi hizmetlerde bulunsun. Öğrendiğimize göre önümüzdeki Ramazan Bayramı münasebetiyle 40 kadar fakir hanım kızımızın ayakkabısını ve giyimini temin edecektir. Ümit ederiz ki pek kısa bir zaman zarfında semeresini veren ve henüz taze olan bu fidanın neması (büyümesi) ve ileri daha semeredar (verimli) bir hale gelmesi için el birliğiyle çalışacaklardır. Bu münasebetle bu hayır yuvasının teşkilinde en mühim bir âmil olan ve kurduğu cemiyetin inkişaf ve tealisi için büyük bir azimle çalışan Ulviye Mithat Hanıma ve onun çok kıymetli ve çok fedakâr mesai arkadaşlarına en samimi ve en derin şükran ve minnettarlık hislerimizin izharını büyük bir vazife telâkki ederim.

Lise mezunlarından, H. Tahsin

15, 1, 32”

   Cemiyetin kuruluşuyla ilgili bir diğer yazı ise, Zeynep Yekta hanımdan geliyordu. Bir önceki ilk yazıdan dört gün sonra yine SÖZ gazetesinde yer alan yazı, bu girişimin değeri ve mutluluğu yönünde cümlelerle doluydu.

“SÖZ gazetesi, 28 Ocak 1932, syf:3

Lefkoşa Türk Hanımlar Cemiyeti Hayriyesi Müessislerine:

   Kardeşlerim;

   Söz gazetesinin sütunları arasında sizin bir araya gelip Cemiyet tesis ettiğinizi gördüğüm zaman gözlerime inanmak istemedim; tekrar okudum ve anladım ki hakikat bu hayır cemiyetini tesise karar verdiniz. Bu kararınızı bütün varlığımla alkışlar v e hepinizi tebrik ederim.

   Türk kadını bu muhitte ilk defadır ki içtimaî işlere karışıyor ve onun da erkekler derecesinde görecek işleri olduğunu ispat ediyor. Eminim ki sizin bu teşebbüs ve hareketinizi münevver Lefkoşa muhiti bir penah (koruyucu) olacaktır. Cemiyetinizin programını henüz görmedim fakat isminden öyle anlaşılıyor ki hayır işleriyle meşgul olacaksınız. Türk annelerinin cefakâr ve müşfik olduklarını inkâr edecek tek bir erkek yoktur. Bu düşünceye bağlanarak inanıyorum ki siz Türk kadınının şefkat ve mesaisini içtimaî sahalarda da tatbik etmek istiyorsunuz. Bu ilk teşebbüs ve birinci adımımızdır. Bütün kalbimle muvaffakiyetinizi temenni etmekle beraber gideceğiniz yolun çetin ve dikenli olduğunu da haber vermeyi bir vazife telâkki ederim.

   Yakın bir maziye gelinceye kadar herhangi bir Türk kadınının peçesiz sokağa çıkması en ayıplı bir hâl addedilir ve tanıdık bir erkekle konuşması affedilemez bir kusur sayılırdı. Şimdi bu küflü ve kıskanç fikir Türk inkılâbının bize kadar akseden kuvvetli harareti altında erimiş ve mahvolmuş gibidir; fakat kuytu karanlık mahallelerde yaslanıp fırsat araya ve tazip edecek mahlûk bekliyen zehirli haşerenin de eksik olmadığını her zaman hatırda tutmanız ve ona göre adım atmanız lâzımdır. Bunlar ışık olan yere çıkamazlar emin olunuz. Elverir ki siz bunların semtine düşmeyesiniz! Fakir çocukları giydirmek için yapacağınız masrafa karşılık olmak üzre Bayramın ilk günü vereceğiniz müsamereye ben de gelecek ve hepinizi yakından görüp teşekkürlerimi takdim edeceğim.

   Bunu yapmağı bir borç sayarım. Çünkü siz öksüz kalan cemaatıma karşı alâka gösterdiniz ve kimsesiz fakirleri giydirmeği kendinizce vazife bildiniz. Bu yüksek ve kurtarıcı teşebbüsünüzü benimle beraber hayrı seven herkes takdir ve tahsin eder. Haydi kardeşlerim yolunuz açık olsun.

Hamşireniz-Zeynep Yekta”

Bu yazı toplam 463 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar