1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. AKEL: “Desteğimiz Anastasiadis’e değil prosedüre”
“Kıbrıs Sorunu’nun aktörleri geri dönüyor”

“Kıbrıs Sorunu’nun aktörleri geri dönüyor”

İngilizler tarafından geliştirilen mantığın, ekonomideki krizin Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirilmesi olduğunu belirten gazete, İngilizlerin, ekonomik krizin Kıbrıs sorununun ileriye gitmesi için fırsat teşkil etmesi düşüncesinde olduklarını ifade etti.

A+A-

 

Uluslararası aktörlerin, Güney Kıbrıs Başkanı Nikos Anastasiadis’e ekonomi konuları halledilene kadar kendisine süre vereceklerini teyit etmelerine rağmen, Kıbrıs sorununun perde arkasından geri dönmekte olduğu haber verildi. “Kıbrıs Sorununun Aktörleri Geri Dönüyor” başlığıyla yayımladığı haberinde, Amerikalılar ve Almanlarla iletişim içerisinde olan başroldeki İngilizlerin, Kıbrıs sorununu yazdan önce yeniden gündeme getirmeye çalıştıklarını yazan Fileleftheros, İngilizlerin, Amerikalılar ve BM ile atılacak bir sonraki adımları görüşmek için inisiyatif üstlendiğini kaydetti.
İngilizler tarafından geliştirilen mantığın, ekonomideki krizin Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirilmesi olduğunu belirten gazete, İngilizlerin, ekonomik krizin Kıbrıs sorununun ileriye gitmesi için fırsat teşkil etmesi düşüncesinde olduklarını ifade etti. Bu planlamanın, ekonomik sorunların ağırlığı ve baskısı altında, Kıbrıs sorununda yeni bir sürecin ileriye götürülmesini amaçladığını öne süren gazete, diplomatik bir kaynağa dayanarak, şu sıralar Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir çabaya müdahil olmanın oldukça tehlikeli olacağını, çünkü Güney Kıbrıs’ın baskılara karşı dayanıksız olacağını ekledi.

“Kıbrıs Sorunu’nda da tıraşlama”

Politis gazetesi ise yukarıdaki başlıkla yayımladığı haberinde, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin ekonomik motivasyonun da, önemli ölçüde azalmakta olduğunun görüldüğünü yazdı. Güney Kıbrıs’ta, bankalardaki mevduatların tıraşlanmasına karar verilmesinin, Güney Kıbrıs açısından Kıbrıs sorununda da ciddi anlamda olumsuz etkilere yol açtığını kaydeden gazete, Kıbrıs sorunundaki yeni faaliyetlere ilişkin gecikmeler gibi pratik sonuçların da ötesinde, başka olumsuz gelişmeler oluştuğunu ekledi. Başlıca olasılığın, bazı güç ve ittifakların istikrarsızlık dengesinin, şu veya bu şekilde daha da ağırlaştırılması olduğunu yazan gazete, Güney Kıbrıs’ın  AB içerisindeki geleneksel müttefiklerini kaybetmekle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Diplomatik kaynakların söylediklerine dayanarak, Güney Kıbrıs Başkanı Nikos Anastasiadis’in gerek Berlin, gerekse Moskova ile ilişkilerinde açılan yaraların iyileştirilmesi için en kısa zamanda yöntemler düşünmesi gerektiğini kaydeden gazete, aynı kaynakların, Troyka ile yapılan görüşmelerin Anastasiadis’i, Almanya Başbakanı Merkel ve Maliye Bakanı Wolfgang Schauble ile anlaşmazlığa düşürdüğünü anlattıklarını belirtti. Kıbrıs sorununun yeniden gündeme gelmesinin, er yada geç Anastasiadis’in yoluna çıkacağını da kaydeden gazete, Anastasiadis’in Türklerin düzenlemelerini engellemek, ya da Kıbrıslı Rumların tutumunu ileriye götürmek için Moskova ile Berlin’in desteğine ihtiyacı olacağını ifade etti. Anastasiadis’in AB’nin müzakerelere aktif katılımını istemekte olduğunu da anımsatan gazete, Anastasiadis’in, Kıbrıs sorununu Türkiye’nin katılım başlıkları ya da Barış İçin Ortaklığa katılım başvurusuyla bağdaştırarak dinamikler yaratmaya çalıştığını anlattı.

“Ankara yükseliyor”

Güney Kıbrıs’ın diplomatik anlamda iyileşme yöntemleri bulması gereken bir zamanda, Ankara’nın ise, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın ekonomik güçsüzlüğünden faydalanmaya niyetli olduğunun görüldüğünü öne süren gazete, Ankara’nın, Güney Kıbrıs’ın, MEB’deki enerji rezervlerinin meydana getirmekte olduğu perspektiflere karşılık, sermaye toplama çabasıyla oluşturduğu dayanışma fonu aleyhinde çıkardığı seslerin; bu çerçeveye dahil olduğunu ileri sürdü. Ankara’nın, Kıbrıslı Türklerin sahip olduğu haklara ilişkin bilindik söylemini tekrarlayarak, böyle bir fonun kurulmasını yasadışı olarak nitelediğini kaydeden gazete, Ankara’nın, Güney Kıbrıs’ın doğal gazı tek taraflı olarak kullanmakta ısrar etmesi halinde, KKTC’nin de devlet varlığı olarak tanınmasına ilişkin alternatif önerisini dile getirmekte olduğunu ifade etti. Türkiye’nin baskının, yabancı sermayenin bu fona iştirak etmesi açısından oldukça caydırıcı olduğunu yazan gazete, fona yönelik desteğin, beklenmedik bir şey gerçekleşmemesi durumunda, yalnızca yurt dışındaki Kıbrıslı Rumların sermayesiyle sınırlı kalacağını ekledi. Ankara’nın Tel Aviv ile ilişkilerinin yeniden yakınlaşmasıyla “jeo stratejik satranç tahtasında” hali hazırda puan kazandığı yorumunda bulunan gazete, bunun Suriye’deki durum yüzünden gerçekleştiğini, öte yandan Doğu Akdeniz’deki enerji oyununu da etkileyeceğini belirtti.

“Kıbrıslı Türkler çıplak”

Memorandumun bazı yönlerinin, Kıbrıslı Türkler açısından da oldukça olumsuz olduğunu öne süren gazete, çözüm yanlısı Kıbrıslı Türk güçlerinin kararsızlık içerisinde bulunduklarını, çünkü Güney Kıbrıs ekonomik modeliyle ilgili argümanlarını kaybettiklerini ifade etti. Kıbrıslı Türk araştırmacı Mete Hatay’ın gazeteye açıklamasında, (sağlam bir Güney Kıbrıs ile birlikte) adanın yeniden birleşmesinin sözünü verdiği daha iyi bir ekonomik geleceğin, yıllardır merkezi sol partiler için temel argüman teşkil ettiğini söylediğini ifade eden gazete, Hatay’ın, şu an Güney Kıbrıs modelinin yitirildiğini söylediğini ekledi. Euro bölgesinde kalmanın, Türk lirası perspektifinden daha çok etkilemesine rağmen; çözümün ekonomik koşullara dayalı motivasyonunun da önemli ölçüde azalmakta olduğunu kaydeden gazete, Güney Kıbrıs ekonomisinin zorda olmasının, Erdoğan hükümetinin KKTC’de ileriye götürmekte olduğu ekonomik modelle ilgili propagandaya zemin kazandırmakta olduğunu savundu. Bu model ile özdeşleşmiş olan Kıbrıs Türk güçlerinin ise, aynı şeylerden daha güçlü ve haklı çıktıklarını ileri süren gazete, KKTC’nin “Türk Troykası” aracılığıyla düze çıkmasının, mevduatlardan kesinti yapılması ya da bankaların çökmesiyle değil, bazı kesintiler ve ekonomik toparlanmayla gerçekleştiğini iddia etti.
Gazete haberinde “Kıbrıslı Türkler İçin Kıbrıslı Rum Prototipi Sarsıldı- Anastasiadis’in Yalnızlığı, Ankara Güçlü- Çözüm Güçleri Türk Troykası Karşısında Artık Güney Kıbrıs Ekonomik Modelinden Bahsedemez” başlıklarını da kullandı. (tak)

Bu haber toplam 1682 defa okunmuştur