1. HABERLER

  2. SEÇİM 2022

  3. 'Kamu reformu, üretim/Yükseköğrenim, turizm...'
'Kamu reformu, üretim/Yükseköğrenim, turizm...'

'Kamu reformu, üretim/Yükseköğrenim, turizm...'

Genel Seçim’e sayılı gün kaldı, yarış hızlandı. Milletvekili adayları ‘farklı bakış’ açılarını YENİDÜZEN’le paylaştı. YENİDÜZEN, adayların farklı bakış açılarını 5 soruyla sizler için yansıtıyor.

A+A-

Farklı Bakış

Meltem SONAY

Genel Seçim’e sayılı gün kaldı, yarış hızlandı. Milletvekili adayları ‘farklı bakış’ açılarını YENİDÜZEN’le paylaştı. YENİDÜZEN, adayların farklı bakış açılarını 5 soruyla sizler için yansıtıyor.

 

SORULAR


1 Sizce ilk müdahale edilmesi gereken iç sorunumuz nedir?

2 Ekonominin kurtuluş reçetesini yazmaya nereden başlarsınız?

3 Euro mu, Türk Lirası mı… Peki nasıl?

4 Federal çözüm mü, yoksa KKTC’yi tanıtmak mı?

5 TC-KKTC ilişkileri hangi zeminde olmalı?

 

KİMDİR?

seran-aysal.jpg

SERAN AYSAL:

DAÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. İnşaat Teknolojisi ve Yönetimi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 1999’dan beri Sabiha Gökçen Havaalanı terminal inşaatının da bulunduğu çalışmalarda Saha Mühendisliği ile Proje ve Kontrol Mühendisliği görevlerini yürütüyor. Kendine ait Mimarlık–Mühendislik Bürosu’nda proje–kontrol ve danışmanlık hizmet veriyor. İnşaat Mühendisleri Odası’nda 4 dönem (2005-2014) Yönetim Kurulu Üyesi ve Oda Genel Sekreteri, 2 dönem (2014-2018) Oda Başkanlık görevini ve 2 dönem KTMMOB Yönetim Kurulu Üyesi görevlerinde bulundu. Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Başkanlığı görevine 2 dönem (2018-2022) seçildi.


ahmet-savasan.jpg

AHMET SAVAŞAN:

YDÜ’de Mühendislik fakültesinde lisans, İletişim Fakültesinde yüksek lisans ve Eğitim Bilimleri alanında da doktora eğitimini tamamladı. Halen Yardımcı Doçent unvanı ile akademik çalışmalarını sürdürüyor. Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği Genel Sekreterliği, Turizm Araştırma Geliştirme Merkezi Kurucu Başkanlığı, Kıbrıs Türk Hava Yolları Denetim Kurulu Üyeliği, Yakın Doğu Turizm İşletmeleri Genel Müdürlüğü, YDÜ Hastanesi Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Hasta Hizmetleri, Dış İlişkiler Başkanlığı ile Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Kurucu Başkanlığı’nda görevler yaptı. 35’inci hükümette Başbakanlık Başdanışmanı sıfatıyla, Başbakanlık Covid-19 Bilim Kurulu Koordinatörlüğü yaptı. Halen Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

 

SORULAR:

CTP MİLLETVEKİLİ ADAYI SERAN AYSAL:

“Kamu reform ve üretim olmazsa olmazdır”

-“İlk müdahale edilmesi gereken öncelikli konu ekonomidir ve daha fazla vakit kaybetmeden kendi ayakları üzerinde duran sistemin kurulması için çalışmaya başlamalıyız. Buna paralel olarak eğitim, sağlık, çevre, trafik, iklim değişikliği, tarım ve enerjide devlet politikası oluşturmamız gerekmektedir.”

-“Ekonominin kurtuluş reçetesini birey olarak yazmam hem mesleki olarak hem de siyasi partinin adayı olarak doğru olmaz. Sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın yolu toplumsal adaletten geçer, hukukun üstünlüğünü toplumun her alanında hayata geçirmek şarttır. Yasalar uygulanmak için vardır ve bunların takipçisi olmak lazımdır. Bireysel ve zümresel menfaatleri bir kenara bırakıp, toplumsal menfaat noktasında çaba harcamak lazımdır. Kamu reform ve üretim ekonomik kalkınma için olmazsa olmazdır. Adil vergi sistemi ile bordrolu olarak yalnızca kayıtlıların değil özellikle kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almamız gerekmektedir”.

-“Alım gücünü ve işletmelerinin sermayesini koruyan, öngörülebilirlik sağlayacak ve emeği koruyabilmek için stabil para birimine geçmemiz kaçınılmazdır. Orta vadede stabil para birimine endeksli sistemi kurmak, tedavülde TL dolaşımını kaldırmadan bu yapılabilir ki ülkedeki birçok sektörde hatta devlet uygulamasında bile uygulama buna dönüşmüştür. Uzun vade de tedavüldeki stabil para biriminin kullanımına geçmek. Federal çözüm sonucunda üyesi olacağımız Avrupa Birliğinin para birimi olan Euro’yu stabil para biriminde referans almak doğru olandır. Bu çözüm için motivasyon ve piyasayı hazırlamak için de önemli bir adımdır”.

-“Kıbrıslı Türklerin bir an önce dünya ile bütünleşmesi için bir çözüme ihtiyaç vardır. Çıkmazın ana sebebi budur. İki toplumun ve Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği yaşayabilir federal çözüm ile bu en erken zamanda sağlanmalıdır. Kıbrıs’ta çözüm hükümetin ekonomi ve diğer önemli konulardan bağımsız olarak öncelikli başlığı olması gerekmektedir. Şu anda çözümden çok uzaklaştırıldık, topraklarımızda tutunmamızı zorlaştıran bu gidişe dur demesi için en erken zamanda Federal Çözüm”. 

-“TC-KKTC ilişkileri en yakınımızdaki örnek olan Yunanistan ve Kıbrıs ilişkileri gibi olmalıdır. Devletten Devlete tüm ilişkilerde ve iletişimde birbirine saygılı ve diplomatik teammüllerin gerektirdiği kadar ciddiyetinden taviz vermeden, Uluslararası platformlarda da yakın dayanışma ve işbirliği içerisinde yürütülmelidir. Tarihi bağları olan dünya devletlerinin ilişkisi nasılsa o şekilde. Özellikle UBP hükümetleri döneminde olduğu gibi olmamalıdır. Halkımız, kurumlarımızı, üniversitelerimiz, örgütlerimiz yani devleti her uygulamada ve onu da yok sayan ve hiçleştiren uygulama terk edilmelidir. Toplumsal özgüveni ve toplumu var eden değerlerimizi tekrar kazanacağımız ilişkide olmalıyız”.


UBP Milletvekili Adayı Ahmet Savaşan:

“Yükseköğrenim, turizm ve konut sektörü lokomotif….”

-“Hiç kuşku yok ki iki önemli sorunumuz var... Birincisi Covid-19 salgını, ikincisi ise ekonomi... Bireyler olarak bizlere maske-mesafe-hijyen kurallarına uyum konusunda hassasiyet göstermek düşerken, hükümete ise toplumsal faaliyetleri sürdürecek önlemleri almak ve sağlık alt yapısı ile servislerini güçlendirmek düşüyor. Bir yandan sağlık kapasitesini güçlendirip organizasyonunun etkinliğini artırmak, diğer bir yandan ise turizm, yükseköğretim ve konut sektörünün önce 2019 seviyesine, kısa süre sonra da daha üst seviyeye çıkması için çalışmak gerekiyor. Bunların yanında elbette akıllı tarım ve bilişim sektörlerini de ülke ekonomisine kazandırmak ve ayrıca başta gümrük uygulamaları olmak üzere tanınmamışlığın avantajlarından da yararlanmak için adım atmak gerekiyor.”. 

 -“Yükseköğrenim, turizm ve konut sektörü ülke ekonomisinin lokomotifi konumundadır. Ne yazık ki tüm dünyada olduğu gibi pandemi bu sektörleri de olumsuz yönde etkilemiştir. Üstelik pandemi sonrasında bu sektörlerin yeniden yapılandırılmaya, şekillendirilmeye ihtiyaçları olacaktır. KKTC ekonomisinin kurtuluş reçetesi yine bu sektörlerdedir.

Bu sektörlerin hareketini artırır ve salgın sonrasına hazırlarsak, Türkiye’den gelen suyu da tarım sektörünü modernize etmek için kullanır ve gıda sanayiini canlandırmayı başarır ve bunun yanında da geleceğin sektörü bilişim alanını geliştirebilirsek, işte alın size ekonominin kurtuluş reçetesi.”

-“Ekonomik olarak tek kurtuluşumuzu Euro'ya geçmeye bağlamak, ya da ekonomideki kötü gidişatı sadece TL’nin değer kaybı ile açıklamak doğru değildir. KKTC’nin kendi özel ekonomik sıkıntılarının olduğu dikkate alınarak buna uygun sürdürülebilir adımlar atılmalıdır.

Bu bağlamda iki para birimini yarıştıran bir tutum takınmak yerine reel ekonomiye daha fazla eğilmemiz elzemdir. Bize daha bol kazanç getirecek ve bu kazancı toplum kesimlerine yaymamıza neden olacak faaliyetler içinde olur ve bunları başarı ile sürdürürsek, dıştan kaynaklanan krizlere karşı daha direngen olacağımıza hiç kuşku duymuyorum. Biz, KKTC’ye kaynak akışını hızlandıracak, turizm ve yükseköğretim ürünlerimizi değerlendirecek arayışlar ve faaliyetler içindeyiz ve bunu da en iyi şekilde yapacağız.” 

-“Kıbrıs’taki yeni olası çözüm modelinin egemen eşitliğe dayalı bir model olduğu defalarca vurgulanmıştır. UBP’nin Türkiye ile tam bir uyum içerisinde bu model üzerinden bir siyaset yürüteceğini belirtmek istiyorum. Bugüne kadar federasyon temelinde yürütülen bütün çözüm arayışları başarısızlıkla sonuçlanmış ise elbette başka yolların da denenmesi doğaldır. Rum tarafı “çözümsüzlüğün kalıcılaşmasından endişe duyduğu” mesajı veriyor. Eğer çözüm istiyorlarsa onların da yeni şeyler yapmaları, eski tutumlarını bir kenara bırakmaları gerektiği ortadadır. Bu yeni politika, Rum tarafına da farklı şeyler söyleme fırsat veriyor”.

-“Ne yazık ki yaşanan bazı gelişmeler KKTC-TC ilişkilerini de zaman zaman yanlış yorumlanacak noktalara itmiştir. KKTC’nin sadece iyi gününde değil her sıkıntısında da yanında olan Türkiye Cumhuriyeti ile tartışmak veya Türkiye’yi suçlamak yerine daha iyi bir ilişki düzeyini yakalamak için doğrudan görüşme ve doğru iletişim teknikleri kullanılması suretiyle sürdürülebilir bir ilişki kurulabileceğine inanıyorum. Kaldı ki ben, Türkiye ile ilişkileri sadece ekonomik ya da askeri anlamda ele almamak gerektiğine inanıyorum. Kültürel, milli ve dini alanlarda da derin bağları olan iki devletin yeni dönemde ciddi ve samimi işbirlikleri ile çok daha güzel gelişmeleri yakalanacağımıza içtenlikle inanıyorum”. 

yd-destek-gorseli-312.jpg

Bu haber toplam 628 defa okunmuştur