1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. İhracatta % 13 GERİLEME
İhracatta % 13 GERİLEME

İhracatta % 13 GERİLEME

İhracatta 2015’te yaşanan gerileme 2016 yılında da devam etti… Türkiye’deki terör İHRACATI da vurdu:

A+A-

Fehime ALASYA

Ülkeye giren ithal ürünlerin oranında gözle görülür bir düşüş yaşanmazken, yurt dışına ihraç edilen ürünlerde ise belirgin bir azalma söz konusu.

Yerli üretimi destekleyip ihracı güçlendirmenin yollarını arayan Sanayi Odası ise bu gerilemenin Türkiye’deki iç piyasada yaşanan olumsuzlukların yankısı olduğuna değindi. 

 

110 milyondan 95 milyon Dolar’a!..

Ticaret Dairesi ihracat istatistikî raporlarına göre 2016 Yılı ocak ve kasım ayı ihracatları, bir önceki yıla göre düşüş göstererek geriledi. 2015 yılında 110 milyon olan ihracatın, yüzde 13 oranında gerileyerek 95 milyon dolara düştüğü görüldü.

On bir aylık zaman diliminde her iki yılda da yapılan ihracatın en büyük payını ithal ürünlerde olduğu gibi yine Türkiye oluşturdu.

 

En büyük pay Türkiye’nin…

İhracatın en önemli ve en büyük payı yüzde 66 ile Türkiye’ye yapılırken, yüzde 6’sı Avrupa Birliği, yüzde 22,9’u da Orta Doğu ülkelerine, geriye kalan kısmının ise diğer Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerine yapıldığı görülüyor.

İhraç edilen ürünlerin başında ise narenciye, rakı ve süt ürünleri görülüyor. En fazla ihraç edilen ürünlerde narenciye ve süt ürünlerinin yanında hurdalar, konsantre gibi başlıca ürünler yer alıyor.

2015 ve 2016 yıllarına kıyasla, yurt dışına gönderilen ürünler içerisinde tütün, patates ve yumurtada düşüş görülürken, likör, sigara ve meşrubat ihracatında yükseliş görüldü.

----------

Sanayi Odası Başkanı Çıralı:

“En büyük gerileme hellim ve kaşarda”

İhracatta gözle görülür bir gerilemenin söz konusu olduğuna değinen Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, 2015 yılıyla kıyaslandığı zaman 11 aylık verilerde 2015 yılında 109 milyon dolarda seyreden ihracatın, 2016 yılında aynı aylarda 95 milyon dolara gerilediğini belirterek nedenlerine değindi.

İhracattaki gerilemenin Türkiye’deki sektörle bağlantılı olduğunu belirten Çıralı, en büyük gerilemenin ise hellim ve kaşarda olduğunu anlattı. Çıralı şöyle devam etti; “İhracatta gerileme görülüyor. İhracatın %60’ı Türkiye’ye yapılıyor. Orada yaşananların turizm sektörünü çok etkiledi, bu bağlamda bizim de ihracatımız etkilendi. En çok ithal edilen ürünlerde, özellikle hellim ve kaşarda bile bu yıl gerileme yaşandı. Ülkelere oranla yine en fazla Türkiye’ye ihracatımız oldu fakat bu oranda da gerileme yaşandı. En fazla ithal edilen ürünlerde ise narenciye, süt ürünleri, tütün, konfeksiyon, patates, yumurta, pirinç ve hurda başı çekti. Tüm bu ürünlerde de gerileme yaşandı. Özellikle pirinçte, Irak’taki savaştan dolayı %50’nin üzerinde azalma görüldü.”

 

“Zam yapmak zorunlu hale geldi”

Dövizin Türk Lirası karşısında aşırı değer kazanmasının sanayiciler için olumlu bir avantaj olduğunu dile getiren Çıralı, ihracatın dışında, ithal edilen ham maddelerden dolayı sıkıntı yaşayan sanayinin bu durumun üstesinden gelebilmesi için zam yapmanın zorunlu hale geleceğini belirtti. Çıralı, “Bu bizim için olumlu bir avantajdır. Fakat bu tüm sanayiyi de bu durumdan olumsuz etkilendi, onların tüm hammaddeleri ithaldir, girdileri yükseldi. En büyük dez avantajımız da ürünleri Türk Lirası olarak satış yapıyor olmamızdır. Sanayicinin alacakları yüzde 30 oranında değer kaybetti. Sanayi, üretici ayağında sıkıntı yaşıyor, buda piyasaya zam olarak yansıyacaktır. Zam yapmak zorunlu hale geldi” ifadelerini kullandı.

 

“Bu belge bahsettiğimiz çalışmalara ışık tutar”

Ülkenin genel ekonomi içindeki payının yıllara oranla azaldığını dile getiren Çıralı, yüzde 11 oranında olan payın, günümüzde yüzde 8’lere gerilediğinden yakındı. Bu oranın çok düşük olduğunu dile getiren Çıralı, konuyla ilgili çözüm için olumlu adımlar atıldığını ifade etti. Çıralı şöyle devam etti: “Bu göreceli bir rakamdır. Bu pay azalmaktadır. Normalde bizim gibi ada ülkelerinde yüzde 20’lerin üzerindedir. Çok düşük bir durumdayız. İhracatın ithalatı karşılama oranı %8 oranındadır, hâlbuki yüzde 20’lerin üzerinde olması gerekiyor.  Yerli üretimi destekler, üreticiyi korur, ürünlerimizi tüketirsek, sürdürülebilir bir ekonomik yapıya ulaşmak için büyük bir adım atarız. İthal ürünlerin yerine yerli üretimi desteklemek konusunda çalışma yapılmalı. Sanayi Strateji Belgesi çalışmaları ile bir an önce uygulamaya geçilmesi gerekir. Ekonomi Bakanlığı ve Devlet Planlama Örgütü, Türkiye kaynaklı bir sanayi strateji belgesi hazırlandı. Bu belge bakanlar kurulundan geçip yasal mevzuat haline dönüştürüldü. Bu belge bahsettiğimiz çalışmalara ışık tutar. Bu belge verilerine göre bir yol haritası hazırlanmalı ve uygulamaya geçilmeli.” dedi.

Bu haber toplam 1664 defa okunmuştur
Etiketler :