1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Güney Kıbrıs seçimlerinin, güney, kuzey siyasetine ve müzakerelere yansımaları nasıl olacak?
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Güney Kıbrıs seçimlerinin, güney, kuzey siyasetine ve müzakerelere yansımaları nasıl olacak?

A+A-

Resmî sonuçlara göre 56 sandalyeli Meclis’te partilerin oy oranları ve milletvekili dağılımı şu şekilde oluştu: DİSİ: yüzde 27,1 – 17 milletvekili, AKEL: yüzde 23,9 – 15 milletvekili, ELAM: yüzde 10,9 – 8 milletvekili, DİKO: yüzde 10 – 8 milletvekili, ALMA: yüzde 5,8 – 4 milletvekili, Doğrudan Demokrasi Kıbrıs: yüzde 5,4 – 4 milletvekili

Seçim barajının yüzde 3,6 olması nedeniyle, EDEK, Vatandaşlar – Birleşik Kıbrıslı Avcılar Hareketi, DİPA, Volt Kıbrıs ve Çevreciler Hareketi Meclis dışında kaldı.

Seçimlerde dikkat çeken sonuçlardan biri de ELAM’ın oy oranını yaklaşık 4 puan artırarak 8 milletvekilliğine ulaşması oldu. Ayrıca, Güney Kıbrıs siyasetinin köklü partilerinden EDEK’in Meclis dışında kalması dikkat çekti. 

Seçim sonuçları, ülkede sağ partilerin oylarını artırdığını gösteriyor. Rum Meclisi’ndeki 56 sandalyenin 33 tanesi, merkez sağ ve sağ partiler olan DİSİ, ELAM ve DİKO’nun eline geçti.

Rum meclisinin, son 50 yılda ilk defa bu kadar sağa kaydığı görülüyor. 33 sandalyeli bu sağ blokun, özellikle  “dış politika, AB  ve diğer  ülkelerle ilişkiler ile  ekonomi gibi önemli başlıklarda  uzlaşı içerisinde hareket etmesi bekleniyor. Bu durumdan ve  meclis oyuna sunulacak önemli konular açısından, Rum Cumhurbaşkanı memnundur diye düşünüyorum.

Öte yandan, Seçimlerde, seçmenin davranışını belirleyen konuların başında  ekonomi geldi. Öne çıkan sorunlar: konut fiyatları, kira artışları, enerji maliyetleri, yolsuzluk algısı oldu. Bu yüzden, seçmenin bir kısmı ideolojik değil, sisteme karşı tepki oyları kullandı.

Seçim sonuçları ile birlikte, partilerin durumlarına bakacak olursak, 2 büyük parti DİSİ ve AKEL’in  milletvekili sayılarını koruduğu görülüyor.

DİSİ, seçimden birinci parti olarak çıktı ve meclisteki liderliğini korudu. Ancak, oy oranı önceki seçime göre hafif geriledi. Bu nedenle, buna zafer denilemiyor. Seçimde, geleneksel merkez partilerin büyümediği, ancak, yeni partilerin  seçmenden ciddi destek aldığı görülüyor.

ELAM ise, oyunu yaklaşık 4 puan artırarak %10,9'a çıkardı ve üçüncü büyük siyasi güç haline geldi.. Avrupa da görülen sağ ve aşırı sağ partilerin yükselişi, Güney Kıbrıs’ ta da görüldü.

ELAM’ın, Türk ve yabancı göçmen karşıtlığı ve federasyonla çözüme karşı olması, gelecekteki Kıbrıs müzakerelerini daha da zorlaştırabilecek bir potansiyel taşımaktadır.

Öte yandan, ilk kez seçime giren, ALMA ve Doğrudan Demokrasi Kıbrıs partisi, barajı aşarak meclise girdi. Özellikle, Fidias Panayiotou'nun başarısı klasik siyaset açısından önemli bir uyarı niteliğindedir.

Bu durum bize şunu gösteriyor: Avrupa'nın birçok yerinde görüldüğü gibi, Güney Kıbrıs'ta da, genç seçmenlerin bir bölümü artık geleneksel parti yapılarına oy vermiyor.

AKEL’ in  ise, oyunu bir miktar artırması ve ikinciliğini  koruması önemlidir. Çünkü, iki toplumlu çözüm fikrine en açık ve federasyon görüşmelerine de en sıcak yaklaşan büyük partidir.

Kısa dönemde, Kıbrıs görüşmelerinde Çok büyük bir politika değişikliği beklenmiyor. Zira, dış politika ve Kıbrıs müzakerelerinde belirleyici olan  Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Ancak, ilerleyen dönemde,  ELAM'ın büyümesi, Federasyon modeline desteği azaltabilir ve  Kıbrıs müzakerelerinde Rum tarafının hareket alanını daraltabilir.

Bu seçimlerin en önemli sonuçları ve verdiği mesajlar,  Aşırı sağın artık marjinal olmaması ve ülkenin bir gerçeği haline gelmesidir. Genç seçmen ve tepki  oyları da geleneksel partilerden uzaklaşıyor.

Güney Kıbrıs'ta merkez partiler oylarını korudu görünse de, merkez de bir aşınma yaşadı. Ayrıca, siyasi yelpaze, milliyetçi-popülist bir yapıya dönüşmeye başladı.

Seçim öncesi, Güney Kıbrıs siyasetinin temelini  oluşturan merkez partiler ciddi kayıplar yaşadı. DİKO geriledi. EDEK ilk kez meclis dışında kaldı. DIPA ve Çevreciler de meclis dışında kaldı.

Bu tablo bize şunu söylüyor: Seçmen, artık geleneksel merkez partilere pek rağbet etmiyor. Bu durum, Avrupa'da son 10 yıldır görülen klasik merkez sağ-merkez sol  oylarının düşmesinin Güney Kıbrıs’a yansımasıdır.

Seçimlerle ilgili, asıl dikkat edilmesi gereken parti ELAM’dır. Zira, ELAM artık sadece öfkeli seçmenin geçici adresi değildir. Çünkü, örgütsel olarak büyüyor, genç seçmende taban oluşturuyor, göçmen karşıtlığını hareketlendiriyor ve Kıbrıs sorununda da daha sert bir çizgiyi temsil ediyor.

ELAM’ın federasyon modeline ve Türk tarafına taviz verilmesine karşı olması, geçiş noktalarına eleştireler getirmesi ve  güvenlik konusunda daha sert bir çizgide olması, ilerideki müzakere süreçlerinde Rum liderliğinin  manevra alanını daralabilir.

Bu çerçevede, Rum lider Hristodoulides, 2028 seçimlerine giderken sağ tabanı kaybetmemek için daha sert pozisyonlar almak zorunda kalabilir.

Sonuç olarak, güneydeki aşırı sağ ve milliyetçi partilerin yükselmesi, milliyetçi refleksleri artırarak, çözüm sürecinin zeminini zorlaştırabilir. Rumların, Türk tarafının  siyasi eşitliği ve yetki paylaşımını kabul etmemesi, müzakereleri de olumsuz etkileyebilir. Ancak, her şeye rağmen,  diyalog kopmamalı, düzenli temaslar devam etmeli, güven yaratıcı önlemler  ve teknik komite çalışmaları sürdürülmelidir.

Bu bağlamda, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olan María Ángela Holguín’in önümüzdeki hafta Kıbrıs’ ta yapacağı temaslar önemlidir. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz ve iyimser olmak istiyoruz.

Bu yazı toplam 404 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar