1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Bu Yaz Çok Sıcak Geçecek…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Bu Yaz Çok Sıcak Geçecek…

A+A-

CTP Lefkoşa İlçesinin geçen Salı akşam yaptığı kitle toplantısında Genel Başkan Sıla Usar İncirli önümüzdeki altı aylık süreçte hem yerel hem de genel seçimler olacağını; dolayısıyla da yaz aylarının seçim heyecanlarının ateşi ile çok sıcak geçeceğini söyledi. Doğru tespit…

Ertesi gün de Cumhurbaşkanı (CB) Erhürman BM Genel Sekreteri’nin (BMGS) kişisel temsilcisi Holguin’in 06 Haziran’da (yani, bugün) Kıbrıs’a geleceğini ve Kıbrıslı liderlerle görüşmeler yapıp, Kıbrıs sorununa çözüm arayışında yeni bir girişim başlatmanın ön çalışmalarını yapacağını açıkladı; bu yazın sıcak geçeceğini söyledi… Doğru tespit…
Belli oldu ki, zaten doğal olarak sıcak geçen yazımız bu kez politik olguların gelişmeleri ile daha da sıcak hissedilecek… Ve aslında daha şimdiden ‘sıcaklardan’ bunalanlar var… Örneğin genel ve yerel seçimlerde hezimet yaşayacaklarını kendileri de gören şimdiki hükümet partilerinin özellikle yönetici kadroları ve onlarla birlikte olanları hafakanlar basıyor… Seçimlerde kaybedecekleri bir yana, yargılanacaklarına dair endişeleri yakıcı ateşlerini artırıyor. Bir de kızgın telaşları var, giderayak neyi nasıl ‘götürebilirler’ diye… Bu arada, bu partilerin içindeki muhalif grupların ateşinin de yükseldiği, seçimlerle birlikte yazın ateşini daha yüksek hissedecekleri de belli oluyor; onlarınki partinin yönetimini devralacaklarına dair umutlu bekleyişten dolayı…

CTP’ye gelince… Mecliste çoğunluğu kazanacağına ve tek başına iktidar olabileceğine, yerelde de asgari on iki belediyede başarı göstereceğine dair umutlu bekleyişlerin ateşi ile yüksek moral içinde…  Sıla Başkan partinin örgütlerinin ve geniş tabanının çok yoğun ve sebatlı çalışması ile bu sonuca ulaşabileceklerini söylüyor; dolayısıyla, bu yaz partilileri için çok sıcak olacak diyor. Diğer muhalefet partileri de seçimlere moral yüksekliği ile hazırlanıyor, yüksek beklentilerinin ateşlediği enerjileri ile yazın sıcağını onların da daha sıcak yaşayacağı kesin… Kısacası, iç siyaset çok sıcak bir yazdan, sonbahar ve kıştan geçecek…

CB Erhürman da bugün adaya gelen BMGS temsilcisi Holguin’in liderlerle yapacağı görüşmeler, çantasından çıkaracağı ‘tavşanlar’, BMGS’nin “bir çözüm odaklı, zaman tahditli, farklı olacak, fazlarla ilerleyecek” dediği çözüm sürecinin başlayabilmesi için verdiği ‘cesaretlendirici’ mesajları karşısında belli ki mutlu bir sıcaklık hissediyor. Ancak, BM’nin çözüm süreci çalışmalarına destek verdiği açıklamalarına uluslararası siyasetin dahi pek güvenmediği, süreci baltalamak arzusu ile kendince stratejik planları olduğuna inanılan Hristodulidis’in ve ondan kalır yanı olmayan Ertuğruloğlu’nun atıp-tutmaları ve can sıkıcı halleri yaz sıcağından çok sürecin sıcaklığından kaynaklanacaktır.

Peki, bu yılın içinde Kıbrıs sorunu çözülür mü?! BMGS’nin arzusu ve inisiyatifinin odağı o; müttefiki de Kıbrıslı Türk lider Erhürman… Türkiye CB Erdoğan da 2004’teki gibi elini taşın altına gene koyacağını söylemişti. Ayrıca, kısa süre önce BMGS Guterres’e barış ödülü veren Türkiye’nin, Guterres’in Kıbrıs sorununu çözüp sürdürülebilir barış getirmek için yapacağı çalışmalara elbette katılımcı olacak, destek verecektir. Dikkatten kaçmaması gereken bir husus da, BMGS’nin bu sefer farklı bir süreç olacağını söylemiş olmasıdır; bu diplomatik mesajın muhatabı da Kıbrıs Rum tarafıdır… Tamam, fazlarla ilerleyecek bir stratejik anlaşma taslağını Holguin’e verdi ve Kıbrıslı liderler ve garantör ülkelerle bunu görüşmek üzere misyon verdi; ancak bunlar yeni süreci pek de faklı yapmayacak.

‘Fark’, görüşme masasında şimdiye kadar pasif taraf olarak oturan BM’nin bu yeni süreçte aktif taraf olacağının ipucudur. Yani, BM de görüşme masasında öneriler sunacak, tarafların pozisyonlarında tutuk kalması halinde çözümlemeler sunacak, ortak kararlara üçüncü taraf olarak katılımcı olacak. Ve BM inisiyatifli Annan Planı ve Crans-Montana Konferansı süreçlerinden farklı olabilecek en önemli tavır da, Rum tarafının BM inisiyatifli üçüncü süreci de çökertirse “Bir çözüm odaklı” denilen sürecin ‘başka bir çözümü’ BM’nin masaya koyması olacaktır. Bu da, Kofi Annan’ın raporunda yazdığı önerisi gibi, Kıbrıs Türk tarafının izolasyonlardan çıkarılacağı, dileyen BM üye ülkelerinin Kıbrıslı Türklerle ikili ilişkilere girebileceği, Kıbrıslı Türklerin dünyaya resmen entegre olabileceği uluslararası meşruiyeti olan bir yapıya formatlanmasıdır. Yani CB Erhürman’ın yaptığı metodolojik önerisinin dördüncü maddesinin pratiğe geçmesidir… Kıbrıs Rum liderliğini yakıp kavuracak bir ateş; yaz da geçse, sonbahar da geçip kış gelse ve dahi kar da yağsa Mesarya ovalarına Kıbrıs Rum liderliği ateşler içinde yanacak… Kıbrıs Rum siyasetinin tamamı federal çözümü kabul etmelerinin acı bir taviz olduğunu söyledi durdu; yeni süreçte ya bu ‘acı tavizi’ pratiğe geçirmek için BM inisiyatifine katılımcı olacaklar, ya da Kıbrıslı Türklerin şimdiki statükodan çıkacağı bir uluslararası meşru yapıyı kabullenecekler… 

Evet, önümüzdeki altı aylık süreç, yazı, sonbaharı ve kışı ile Kıbrıs’ta ‘sıcak’ geçecek. Kuzey Kıbrıs halkı da sıcaklığı yaşayacak… Bir taraftan genel ve yerel seçim süreçleri, kampanyalar, diğer taraftan “Ne olacak bu Kıbrıs sorunun hali?!” konulu BM inisiyatifli çabalar, çalışmalar, görüşmeler, toplantılar… Bir taraftan artık tuzu da kokutan hükümet partilerine ‘ders vermek’ heyecanı, diğer taraftan tek başına hükümet olacağı beklentisi yüksek olan CTP’ye uyarılar: Temiz eller operasyonu beklentisi, kirli siyasilerin yargılanması arzusu, sosyo-ekonomik yapıyı düzeltme - ayağa kaldırma - yükseltme ödevi ve “Başaramazsan sana da aynı seçim yenilgisi yaşatılacak” iması… Yani yurttaş da yaz sıcağından fazlası ile boğuşacak ta ki sosyo-ekonomik ve sosyo-politik yaşam normale dönsün, iyileşmeler yaşansın ve Kıbrıs sorunu çözüm süreci olumlu gelişmelerle kapansın…

Bu yaz çok sıcak geçecek, yıl sonuna kadar da sıcakları sürecek; sonu bahar olacak umudu ile…

Bu yazı toplam 328 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar