Schengen meselesi!
Avrupa Komisyonu İçişleri ve Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner geçtiğimiz Perşembe günü Avrupa Komisyonu'nun Kıbrıs'ın Schengen bölgesine katılım başvurusuna ilişkin değerlendirme raporunu yakında sunacağını açıkladı…
-*-*-
Bu rapor doğrultusunda, Kıbrıs’ın Schengen bölgesine katılıp katılmayacağına, 27 ülkenin liderlerinden oluşan AB Konseyi karar verecek…
-*-*-
Kararın, en geç bu yılın sonuna kadar verilmesi bekleniyor!
-*-*-
Değerlendirme raporu, özellikle “Kuzey Kıbrıs” coğrafyasında yaşayan ve Güney Kıbrıs’a geçebilen “herkesi” yakından ilgilendiriyor!
-*-*-
Şöyle açıklayalım…
Kuzey’den Güney’e geçebilen “iki tip” insan var…
Birincisi, “Kıbrıs Cumhuriyeti ve AB vatandaşları…”
İkincisi ise “AB vatandaşı bir Kıbrıslı Türk ile evli olan ya da birinci derecede akrabalığı bulunanlar…”
İkinci grupta, “annesi veya babasından biri” Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olup vatandaşlık alamayanlar da yer alıyor…
-*-*-
Haaa AB üyesi devlet sayısı 27…
İrlanda ve Kıbrıs, Schengen bölgesine dahil değil…
-*-*-
İrlanda girmeyecek de…
Aksi takdirde, Kuzey İrlanda ile aralarına sınır koymaları gerekecek ve İrlandalılar buna şiddetle karşı çıkıyor!
-*-*-
AB üyesi olmayan dört Avrupa ülkesi Schengen’e dahil…
Yani toplam ülke sayısı şu anda 29, Kıbrıs dahil olunca olacak 30!
-*-*-
Schengen bölgesi, ortak sınırlarında resmi olarak sınır kontrollerini kaldırıyor…
Kıbrıs’tan (Larnaka ve Baf) uçağa biniyorsunuz, Yunanistan ya da Almanya’da iniyorsunuz, elinizi kolunuzu sallayıp, valizi alıp bye bye!
Pasaport kuyruğu yok!
-*-*-
Şimdiiii…
Kıbrıs Cumhuriyeti, Schengen’e dahil olduğu zaman, “iki devlet arasındaki sınır” olarak asla kabul etmediği Yeşil Hat, “iki devlet arasındaki bir sınır” haline mi dönecek?
(İrlanda’nın endişesi…)
-*-*-
Özel bazı uygulamalar mı olacak?
Kuzey – Güney geçişleri aynı şekilde mi devam edecek?
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik veya pasaportu olmayan ama şu ya da bu nedenle geçişine izin verilenler artık geçemeyecek mi?
-*-*-
Beş – altı ay sonra göreceğiz!
Rapor açıklansın, belki meseleyi anlayacağız!
-*-*-
Bu arada belirtelim, İngiliz Pasaportu taşıyan Kıbrıslı Türk kökenli İngiliz vatandaşları (British) ne olacak?
-*-*-
Diyelim ki İngiltere ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında gidiş – geliş mevcut şekliyle devam edecek ama mesela “İngiliz Vatandaşı olup, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmayan” belki de yüzlerce, binlerce Kıbrıslı Türk de bir şekilde “geçiş” işlerinde sıkıntı yaşayabilecek!
-*-*-
Bayağı karışık bir durum olduğu inancındayım!
Umarım, bu konu da liderler ya da temsilcileri arasında konuşulmaktadır!
-*-*-
Bizim yöneticilerimiz mi?
Anavatan ne derse o!
Haliyle sizce Recep Tayyip Erdoğan, Cevdet Yılmaz, Hakan Fidan falan ve de feslikanın, bu durum zerre umurlarında mıdır?
-*-*-
Haaa kişi olarak benim umurumda mı?
Şahsımı düşünecek olursam zerre kadar Merkezi İhale Komisyonumda değil elbette!
Ama ciddi sıkıntı yaşayacağını bildiğim – örneğin İngiliz pasaportlu ama Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu olmayan çok insan var!
Bak ama be Taysin abi n’apallar!
Halil Karapaşaoğlu’nu kısgandım, bugün bu yazıyı ben da Gıbrız ağzıynan yazmaya çalışacam be Taysin abi!
-*-*-
Gıbrızlılar, mesela Elye ve Gaziveran’da “Tahsin” demez; “Taysin” der!
-*-*-
Şeyi isderim ağnadayım be Taysin abi!
-*-*-
Mekteblerin tam gün eğitim vermesi meselesini!
-*-*-
Hani cırmalarık cırmalarık da yapamayıg ya!
Urumlar yapıyor nedenisa!
-*-*-
Yani seni gızdırmag ya da başgaları gibin “atanmış Taysin” falan demeg yerine, savunduğun eşit egemen şeyin aslında şey olmadığını şey etmek magsadıynan şey ederim; ağnadın sen!
-*-*-
Neyisa; be Taysin abi; Urum tarahında Eğitim Bakanı Athena Michaelides, Eylül ayından o yanı, 60 mektebde daha tam gün eğitime geçeceglermiş!
Ve 2028’e gadar da tüm mektebleri tam gün eğitime geçireceglermiş!
-*-*-
Neçün da den be Taysin abi, şu anda 400 civarında devled mektebinde tam gün eğitim veriyollar!
-*-*-
Neden veriyollar?
Tüm öğrenciler eşid olsun, aileler da daha rahad edsin deyi!
-*-*-
Ağnadın sen!
Gerçek devled ve seninki arasındaki fargdan şey ediyorum!
İsdersan, ara Nazım beyi da ağnad genne omurunuzdaysa yani!


Sevgili Hasan Başkan, Nazım Hoca, değerli futbolcu gençler ve yanınızda olan herkes… Sizi çok seviyoruz… Güveniyoruz… İnanıyoruz… Gurur duyuyoruz… Şampiyon dönün…






