1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Allah’a havale ediyorum!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Allah’a havale ediyorum!

A+A-

Linç kampanyası çok mu umurumda?
Aslında evet!

-*-*-

Üzülüyorum!
Neye mi üzülüyorum?
Birincisi, Türkçe dil bilgisi kurallarını bilmeyen, Türkçe yazamayan bu kadar çok insanın varlığına tabii ki…

-*-*-

Öğrenememişler veya öğretememişler!

-*-*-

Siyasi düşüncelerimden dolayı bana saldırmayı maharet veya kahramanlık sayanların tamamı, yazı yazmayı bilmediği gibi, yazdığımı da aslında tam anlamamış!

-*-*-

Haaa bazı haber siteleri, tıpkı daha önce de yaptıkları gibi “lanet olsun” lafımı almışlar, haliyle Aziz Nesin’in bahsettiği kitleden yüzlerce kişi de “vurun kahpeye” noktasına gelivermiş!

-*-*-

Dediğim gibi, “umurumda mı?”
Değil!

-*-*-

Veya asıl umurumda olan – cidden beni üzen, Türkçe yazamayan ve Türkçe yazılan bir yazıyı  “anlamayanların” bu kadar çok olması!

-*-*-

Yani hem yazdıkları Türkçe bozuk hem de okuduklarını anlamamışlar veya okuma da bilmiyorlar ki yine “öğrenememişler” veya “öğretilememiş” diyeceğim!

-*-*-

Ayrıca, ben bir gazeteciyim…
Yazılar yazarım…
Ve her yazdığımı daha çok insanın okuması, çok hoşuma gider…

-*-*-

Bu noktada, yazdığım yazıların reklamını yapan değerli yetkililere ve gazeteci arkadaşlarıma da teşekkür ederim!

-*-*-

Birkaç bin kişi okuyacakken, neredeyse yüz bin kişiye okuttunuz yazdıklarımı!

-*-*-

Bir anımı anlatayım…

-*-*-

Londra’da yaşarken de yazıyordum…
Zaten başka işim olmadı…
Hep yazdım…

-*-*-

Ekmeğimi yazarak kazandım, kazanıyorum…

-*-*-

Londra’daki 15 yılın 7’sinde Kıbrıs Gazetesi’nde; 8’inde Londra’da haftalık Toplum Postası’nda ve Kıbrıs’ta da Avrupa – Afrika’da yazdım…

-*-*-

Londra’da çok milliyetçi bir ağabeyimiz vardı…
O da bir gazete yayımlıyordu…

-*-*-

Neredeyse her hafta, “Serhat İncirli denen vatan haini bakın neler yazmış” diyerek ya Avrupa ya da Toplum Postası’ndaki yazılarımı sayfa sayfa paylaşırdı!

-*-*-

Bir gün, “abi, çok teşekkür ederim” dedim!
Şaşırdı!

-*-*-

Çok sigara içerdi!
Sigarasından derin bir nefes çekti; “… niye teşekkür ettin?” diye sordu!

-*-*-

Dedim ki; “… Abi, yazılarımı yayınlamışsın…”

-*-*-

“Evet, herkes senin ne mal olduğunu görsün, okusun diye yayımladım” dedi!

-*-*-

“İyi ettin abi, teşekkürler, sayende en az beş- on kişi daha beni okuyacak” dedim!

-*-*-

Önce anlamadı, sonra zeki adamdı meseleyi çaktı!

-*-*-

Reklam!

-*-*-

İyisi kötüsü yok!

-*-*-

Ben siyasetçi değilim!
Seçilme – seçilmeme korkum yok!

-*-*-

Siyaseten yakın olduğum veya olmadığım bir yığın insan var; ne düşündükleri beni ilgilendirmez…
Görüşlerine katılırım veya katılmam; oy veririm veya vermem, herkesi, hiç ayırmaksızın çok severim…

-*-*-

Mesela çok netttir, bilen bilir, pek işlerine gelmeyebilir bunu söylersem ama söyleyeceğim; mesela Ünal Üstel ve Kutlu Evren’i çok severim!
Haaa onlar bir birilerini sevmeyebilir!
Beni de sevmeyebilirler!

-*-*-

Onların yüzlerine de söyleyebilirim ama gerek yok; hükümetle ilgili olarak ya da devletle alakalı olarak her gün yazıyorum düşüncelerimi…
Kişilere değil, yaptıkları işedir eleştirilerim!
Veya yapamadıkları işlere!

-*-*-

Ve ayrıca şunu mutlaka eklemek lazım, düşüncelerimi paylaştığım için linç edilmem; doğruları yazdığım anlamına gelir…

-*-*-

Aklı çalışan bir insan, bana küfür etmek yerine, ne düşündüğünü açıklasa, sıkıntı yok da… Küfür edince, kızınca, linçleyince, “Serhat’ın yazdıkları yüzde yüz doğru, verecek yanıtımız olmadığından haydi saldıralım” olmuyor mu?

-*-*-

Neyse!
Ayrıca burası Türkiye de değil!
Günün sonunda dilediğimi söyleyebilirim!
Yeter ki “suç” işlemeyeyim!
İşlemiyorum da!

-*-*-

Bu ülkenin Türkiye tarafından kontrol edildiğini ve çok berbat yönetildiğini söylemek suç değil!

-*-*-

Haaa Londra’daki beni Rumcu ilan etme sevdalısı arkadaş mı?

-*-*-

Bir gün yine benle ilgili esip yağmıştı…
Rumcu, hain falan diyerek…

-*-*-

Aradım, “Be abi, gerçekten ayıp ediyorsun, rahatsız olduğumdan değil ama yaptığın doğru değil” dedim; açıkça itiraf etti ve dedi ki; “… Senin susturulman lazım”…

-*-*-

“Nasıl yani?” diye sordum!
“Birileri seni susturmalı, yazdıkların yanlış değil ama…” diye eveledi geveledi!

-*-*-

“Allah seni sustursun o zaman be abi…” dedim!

-*-*-

Demez olaydım!

-*-*-

Adamcağız ölüverdi!

-*-*-

Şimdi!

-*-*-

Birileri beni “Rumculuk”la suçluyor!

-*-*-

Rumcu veya Türkçü değilim!
Rum ve Türklerin kardeşliğinden yanayım!
Genetik test yapmış değilim; ama iki büyük nenemin Rum olduklarını biliyorum… 

-*-*-

Ülkemi çok seviyorum!
Bir daha savaş istemiyorum!

-*-*-

Bunları düşündüğüm ve yazdığım için bana saldıranları da Allah’a havale ediyorum; zaten polisimizin yapacak çok işi var, sosyal medyada bana açıkça ölüm tehdidinde bulunanları mı yakalasınlar?

-*-*-

Yazdıklarımı okumadan saldıranlar; okumadan saldıracak olanları bildikleri için yazdıklarımı manipüle edip yayınlayanlar; bu yayınları yapanların maddi destekçisi ve teşvikçisi olanlar; sizleri de topyekun Allah’a havale ediyorum!

-*-*-

Aman da gözüm tutar ona göre!

-*-*-

Haa barış ve çözüm mü?

-*-*-

Kesinlikle barış ve çözüm!
Ne pahasına olursa olsun!

-*-*-

Ayrıca Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Ekrem İmamoğlu da serbest bırakılmalıdır…

-*-*-

Bu arada ayrıca belirteyim, “Türkiye bölünemez, Kıbrıs da! Sizinle aynı düşüncedeyiz bu konuda!!!”


Futbol – siyaset!

Futbol ve siyaset!
Ayrılmaz ikilidir bence!
İster yerel düşünün ister küresel, bu bir gerçektir!

-*-*-

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei genel olarak İsrail yanlısı bir dış politika izleyen liderlerin en başında gelir… 

-*-*-

Göreve geldiğinden beri İsrail'i Arjantin'in en önemli stratejik ortaklarından biri olarak tanımlar… Bu tanımlama bir yana, “Ben siyonistim” diyecek kadar ileri gider… 

-*-*-

Sık sık İsrail'i resmen ziyaret eder ve Benjamin Netanyahu ile yakın ilişkiler kurmuştur… 

-*-*-

Netanyahu da dünya Kupası’nda açıkça Arjantin destekçisidir!

-*-*-

Böyle bir durumda, Mısır’ı haksız elediğinden de şüphem olmayan Arjantin’in, İspanya karşısında destekçisi değildim…

-*-*-

Haaa neden İspanya?
Pedro Porro ve Pedro Sánchez’den dolayı tabii ki!

-*-*-

Pedro Porro, takımım Tottenham’ın oyuncusu; Pedro Sánchez Tüm Dünya’da Filistin'e en güçlü siyasi destek veren bir lider… 

-*-*-

Gerçi Arjantin’de iki Tottenhamlı (Cristian Romero ve Marcos Senesi) vardı ama olsun… 

download-012.jpg

Bu yazı toplam 2052 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar