1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Kıbrıs 'patlama' ile uyandı
'Önce onay  sonra aşı'

'Önce onay sonra aşı'

Covid-19 ile ilgili aşılama konusu halen bilinmezliğini korurken, sağlıkçılar Türkiye ve Kıbrıs’ın güneyinden gelecek aşılarla ilgili daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğinin altını çizerek, kendi görüşlerini paylaştı

A+A-

Covid-19 ile ilgili aşılama konusu halen bilinmezliğini korurken, sağlıkçılar Türkiye ve Kıbrıs’ın güneyinden gelecek aşılarla ilgili daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğinin altını çizerek, kendi görüşlerini paylaştı: “Onaylı aşılar daha güvenilir.”

500 bin adet aşıyı muhafaza edebilecek kapasiteye sahip toplam 3 buzdolabı bulunuyor, 2’si ülkeye yeni getirildi. Pandemi Hastanesi’ne kurulacak, yedekte olan buzdolabı ise Thalassemia merkezinde yer alıyor.

Aşılama ülke genelindeki beş büyük hastanede yapılacak, ihtiyaç doğrultusunda bu uygulama Sağlık Ocakları’nda da devreye konacak. Buzdolaplarından çıkan her aşının beş gün içinde kullanılması büyük önem taşıyor.

 Sağlık Bakanlığı tespitlerine göre; ülkede 0-59 yaş arası 331 bin kişi, 60-70 arası 29 bin kişi, 71-80 arası 15 bin kişi var, 81-90 arası 5 bin 768, 90 yaş üzeri de 873 kişi bulunuyor.

Fehime ALASYA

 

Covid-19 ile mücadelede umut ışığı olarak görülen aşının Kıbrıs’ın kuzeyinde beklenen uygulaması halen bilinmezliğini sürdürüyor.

Aşılanma konusunda özellikle Türkiye ve güneyden gelecek olan aşılarla ilgili topluma daha fazla bilgilendirme ve güven verilmesi gerektiğine dikkat çeken sağlıkçılar, ‘güvenilirlik’ konusuna dikkat çekti.

Sağlık Bakanı Ali Pilli, Türkiye üzerinden 500 bin adet (250 bin kişi için) Sinovac aşısının ülkeye geleceğini ifade ederken, İki Toplumlu Sağlık Komitesi’nin AB üzerinden Kıbrıs’ın güneyine gelecek olan ve kuzeye de verileceği söylenen aşılarla ilgili 400 bin adet (200 bin kişi için) talebi olduğu öğrenildi.

Söz konusu aşıların ülkeye ne zaman geleceği ve ne kadar geleceği hala netlik kazanmazken, İki Toplumlu Sağlık Komitesi’nin aşı eylem planıyla ilgili güney ve AB merkezi ile iletişim içerisinde olduğu ve bu bağlamda sürekli online toplantı yapıldığı da belirtildi.

İki Toplumlu Sağlık Komitesi’nin önceki gün yapılması planlanan online telekonferans toplantısının ise dün yapıldığı öğrenildi.  

Dün yapılan toplantıda olumlu bir atmosfer olduğu, kuzeydeki aşı planı ile ilgili yapılan çalışmaların takdir aldığı buna karşın kuzeye ne kadar aşı verileceği veya ne zaman verileceğiyle ilgili hala net bir bilginin paylaşılmadığı da öğrenildi.

YENİDÜZEN’in güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgiye göre, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki bazı daire müdürlerinin aşı uygulaması ve dağıtımındaki yönetim zinciriyle ilgili online eğitim aldı.

Geçtiğimiz günkü Meclis oturumunda konuşan Ali Pilli, Türkiye üzerinden 500 bin adet aşının geleceğini ifade etmiş, 15 Ocak’ta Türkiye ile eş zamanlı aşılama yapılacağını belirterek toplumun %60’ının Şubat ayı sonuna dek aşılanacağını dile getirmişti.

Pilli, ülkede 0-59 yaş arası 331 bin kişi, 60-70 arası 29 bin kişi, 71-80 arası 15 bin kişi var, 81-90 arası 5 bin 768, 90 yaş üzeri de 873 kişi olduğunu aktarmıştı.

2 yeni buzluk geldi, muhafazada sıkıntı olmaz öngörüsü

Ülkeye gelecek olan aşıların muhafaza edilmesiyle ilgili ise bir sıkıntı bulunmazken, Kıbrıs’ın kuzeyinde 500 bin adet aşıyı muhafaza edebilecek kapasiteye sahip toplam 3 buzluk olduğu, dördüncü buzluğun ise yedekte bekletildiği kaydedildi.

Söz konusu buzluklardan 2 tanesinin ülkeye yeni getirildiği ve Pandemi Hastanesi’ne kurulacağı, yedekte olan buzluğun ise Thalassemia merkezinde olduğu da diğer bilgiler arasında yer aldı.

Bu buzlukların eksi (–) 75 derece aşı muhafaza buzdolabı olduğu ve tümünün kapasitesinin 500 bin adet aşıyı muhafaza etmeye yeterli olduğu belirtiliyor.

Bu aşılar nerede yapılacak?

Kısa sürede binlerce kişinin aşılanması gerektiğine dikkat çekilirken, bu nedenle aşılamanın ülke genelindeki beş büyük hastanede yapılacağı, ihtiyaç doğrultusunda bu uygulamanın Sağlık Ocakları’nda dahi yapılacağı kaydedildi.

Söz konusu aşıların yüksek ölçüde dondurucu özelliği bulunan bu 3 buzluktan çıkar çıkmaz 5 gün içerisinde kullanılması gerektiği de öğrenilirken, bu nedenle zamanın önemine dikkat çekiliyor.

Aşı ilk olarak kimlere yapılacak?

Güneyden talep edilen 400 bin adet aşının 200 bin kişi için kullanılacağı, buradaki aşı planlamasına göre de, tüm sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü kronik hastalığı olan herkese yapılacağı ifade edildi.

Bu doğrultuda 65 yaş üstü tüm sağlık çalışanları ve kronik hastalığı olanların öncelikli olduğuna dikkat çekildi.

YENİDÜZEN’e bilgi veren bazı kaynaklar, “Alt yapı hazır, eğitim aşamasında çalışmalar yürütülüyor, AB üzerinden online eğitim veriliyor, bunu eğitimler ilgili tüm sağlıkçılara da aktarılacak” da dedi.

 


Pilli: “%60’ın üzerinde Şubat ayı sonuna kadar aşılama yapacağız”

Kronik hasta gruplarını ve yaş aralıklarıyla ilgili çalışmaların bulunduğunu belirten Sağlık Bakanı Ali Pilli ise ülkede 0-59 yaş arası 331 bin kişi, 60-70 arası 29 bin kişi, 71-80 arası 15 bin kişi var, 81-90 arası 5 bin 768, 90 yaş üzeri de 873 kişi olduğu bilgisini verdi. “Kronik hasta gruplarını da tek tek çalıştık. Toplumda %60’ın üzerinde Şubat ayı sonuna kadar aşılama yapacağız.” diyen Pilli, önceki gün Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada ilk olarak sağlık çalışanları, huzur evinde kalan kişiler ile 80 yaş ve üzerinin aşılanacağını dile getirmişti.

Pilli ayrıca; “Hangi aşı ne zaman ve ne kadar miktarda gelecek bunu bilmiyoruz.” diyerek AB üzerinden beklenen aşılarla ilgili net bir paylaşım yapılmadığından yakınmıştı.  

 

Güneye gelecek olan aşılar neler?

 

Hatırlanacağı üzere; Kıbrıs’ın güneyinde ise Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üzerinden gelecek olan aşıları için en fazla tanınan Pfizer/BioNTech aşısı başta olmak üzere toplam 5 şirket ile farklı isimlerdeki aşılar için anlaşma yapıldığı açıklanmıştı. Bu aşı şirketleri arasında; Astra Zeneca Jj, Sanofi & Glaxo, Curevac, Novavax ve Moderna da yer alıyor.

Türkiye üzerinden Kıbrıs’ın kuzeyine gelecek olan aşı ise sadece Sinovac Şirketi’ne ait olan aşılar olarak açıklandı.

 


 

DOKTORLAR NE DEDİ?

 

Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı:

“Türkiye’deki aşının ise henüz güvenilirliği ve etkili oluşu saptanmadı”

“Türkiye’deki aşının henüz güvenilirliği ve etkili oluşu saptanmadı. Aşılanma konusunda daha fazla bilgilendirme ve güven vermek gerek”

“Güneye gelecek olan aşı Almanya’dan gelecek, Türkiye’ye ise Çin’den gelecek. Almanya’dan gelecek olan bu aşının çalışmaları tamamlandı ve onaylandı. Türkiye’deki aşının ise henüz güvenilirliği ve etkili oluşu saptanmadı. Bu süreç tamamlanınca bu aşılara da güvenebiliriz. Genelde faz 3 çalışmaları tamamlanan aşılar topluma uygulanabilir.

Aşılanma konusunda daha fazla bilgilendirme ve güven vermek gerek, hem etkinlik hem de güvenlik açısından onaylanmış ve güvenli aşılar olduğunu anlatırsak insanlar korkamadan aşı yaptıracaktır. Bu nedenle ilgili hekim veya birlikler bu konuya eğilmeli, toplumda doğru kaynaklardan doğru bilgiler verilmeli. Aşılar bizim çıkış yolumuzdur, güvenli ve etkili olmazsa pandemiyi aşmakta zorluk çekeceğiz. Şu ana kadar çıkan aşılar bize bu güvenilirliği veriyor. Çin’den gelecek olan aşının da onay aldıktan sonra bize bu güven vereceğinden eminim.”

 


 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Özlem Gürkut:

“Onay alınan aşının kullanımından yanayız”

Sinovac aşısı onay alınmadan uygulanırsa, topluma, çalışma aşamasının sürmekte olduğunu bilgilendirmeleri ve onay almaları gerekiyor”

“Sinovac aşısı henüz Faz 3’ü devem eden, insanlar üzerinde denenip güvenlik sonuçları açıklanmayan bir aşıdır. Bu çalışmaların sonuçlarının yayınlanması ve onay almasını bekliyoruz. BionTech aşısı ise DSÖ tarafından onay almış bir aşıdır. Ancak her iki aşının da özellikleri farklıdır. Kullanım veya taşıma, teknik özellikleri açısından dikkat edilmesi gereken özellikler var. Aşılar 16 yaş altında uygulanmayacak. Onay almış ve ülkemize gelecek olan aşı BionTech o nedenle biz bunun kullanımını uygun görüyoruz. Sinovac aşısı için de bu onayı beklemeliyiz. Onay alınmadan uygulanırsa çalışma aşamasının sürmekte olduğunu bilgilendirmeleri ve onay almaları gerekiyor. Tüm bu konuşulan aşıların saklama ve kullanımı, hangi kriterlerde yapılacağının detaylı olarak açıklanması gerekiyor. Öncelikli gruplar, kronik hastalıklar gibi hedeflerle başlamalı.” 


 

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar: 

“Onay almadan bir aşının yapılmasını uygun bulmuyorum”

“İki tür aşı ülkemize gelecek. Ben onay almadan bir aşının yapılmasını uygun bulmuyorum.”

“İki tür aşı ülkemize gelecek Çin meşeli Sinovac aşısı hakkında birçok tartışma duyduk, Pfizer/BionTech aşısıyla ilgili ise çok tartışma olmadı çünkü onay aldı ve deney aşamalarını tamamladı. Sinovac ise henüz faz 3 çalışmasını açıklamadı, faz 3’ün etkili olmadığı, çalışmalarının bu nedenle yeniden başladığını duyuyoruz. Türkiye’de faz 3 çalışmasının bir parçasıdır. Buraya gelirse de bize Faz 3 çalışmasının bir parçasıyız ve bu bağlamda aşı yapılacağız konusunda bilgi verilmeli. Halk bu konularda detaylı olaylı olarak bilgilendirilmeli. Çin’de ikinci salgın periyodu başladığı için birçok aşı ülkede kullanıldı. Bize gelecek olan aşılar ise muhtemelen Türkiye’deki stoklardan gelecektir. Ben onay almadan bir aşının yapılmasını uygun bulmuyorum. Diğer ülkelerde görüldüğü gibi yüzlerce ölü, binlerce hastanın olduğu bir ülkede değiliz bu nedenle acilen aşılanmayı güvenilir kılmalıyız.”

 

 


UKÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Moleküler Mikrobiyolog Yrd. Doç. Dr. Ender Volkan Çınar:

“BioNtech aşısının hem etkinliği hem de güvenliği açısından elimizde daha fazla veri bulunuyor”

“BioNtech aşısının hem etkinliği hem de güvenliği açısından elimizde daha fazla veri bulunuyor. Bu aşı 28 gün sonra COVID19 hastalığına karşı yüksek koruma sağlamaktadır. Çin firması Sinovac şirketinin ise Faz III çalışmalarının sonuçlarını yayınlaması halen beklenmektedir.”

“Toplumda bağışıklığın elde edilmesi için halkın %60-70inin aşılanması büyük önem taşımaktadır. Çin şirketi Sinovac üretimi inaktif aşı veya Pfizer/BioNtech üretimi aşı da olsa, mutlaka aşılanmamız gerekmektedir. Pfizer/BioNtech mRNA bazlı aşı hakkında elimizde hem etkinlik hem de güvenlik açısından daha fazla veri bulunmaktadır. Pfizer/BioNtech aşısının etkinliği ilk dozdan 28 gün sonra yaklaşık %95 oranında olup, COVID19 hastalığına karşı yüksek koruma sağlamaktadır. Çin firması Sinovac şirketinin ise Faz III çalışmalarının sonuçlarını yayınlaması halen beklenmektedir. Aşının ne kadar koruyucu olduğu, bu çalışmanın sonuçları yayınlanınca somutlaşacaktır.

Çin merkezli Sinovac şirketi, elde ettikleri SARS-CoV-2 virüsünü inaktif hale getirerek, yaptıkları bazı eklemeler sonucunda aşıyı elde etmektedir. İnaktif virüs içeren bu aşı, daha önce çocuk felci aşılarında kullanılmış yöntem ile ayni prensip kullanılarak hazırlanmaktadır. Kuduz ve Hepatit A aşıları da bu yöntem baz alınarak üretilmiştir. Yani bu metot klasik bir aşı üretim metodudur. Pfizer/BioNtech aşısı ise yeni ve devrim niteliği taşıyan bir teknikle üretilmiş, içeriğe sahiptir. Yani bu aşılar genlerimizi değiştirebilir tarzı yaklaşımlar bilimsel gerçeği yansıtmaz. Aşı olanların bile, halen hijyen, maske ve mesafe kuralına uyması gerekmektedir çünkü aşının hastalığa karşı koruyucu etkisi bilinse de, aşılanmış kişinin virüs bulaşması durumunda, virüsü başkasına bulaştırıp bulaştıramayacağı hakkında henüz elimizde veri bulunmamaktadır. Ayrıca, aşı tarafından sağlanacak korumanın ne kadar süre boyunca etkili olacağı da yapılan çalışmalarla zaman içinde belirlenecektir.”

 


 

Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz:

“Aşı konusunda 14 günlük deneme süreci çok önemli”

“Ülkeler piyasaya sunulan aşıların tümünü kendi faz çalışmalarına tabi tutuyor. 14 günlük testte uygulanıp ardından onay alırsa piyasaya güvenli şekilde sunuluyor. Burada kafalarda soru işareti kalmaması için hekimler gerekli uyarıları yapıyor. Türkiye’deki faz çalışmaları tamamlanmalı ve onay alındığı takdirde aşılanma süreci başlanmalıdır.”

Yurt dışından güneye ve oradan da kuzeye gelecek olan Pfizer/BionTech aşısının DSÖ tarafından tek kabul gören ve onay alan tek aşı olduğunu dile getiren Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, Türkiye’den gelecek olan Çin aşısının ise henüz DSÖ tarafından onay almadığını dile getirdi.

Her ülkenin kendi faz çalışması ve 14 günlük deneme süreci olduğuna dikkat çeken Öksüz bu çalışmalara güvenilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

Öksüz, aşı konusunda özetle şu görüşleri paylaştı:

“Ülkeler piyasaya sunulan aşıların tümünü kendi faz çalışmalarına tabi tutuyor. 14 günlük testte uygulanıp ardından onay alırsa piyasaya güvenli şekilde sunuluyor. Burada kafalarda soru işareti kalmaması için hekimler gerekli uyarıları yapıyor.

Başta Pfizer/BionTech aşısı olmak üzere akabinde Türkiye’deki faz çalışmaları tamamlanmalı ve onay alındığı takdirde aşılanma süreci başlanmalıdır.

Neredeyse tüm aşıların az da olsa yan etkisi vardır. Grip aşısı için dahi bu geçerlidir. Türkiye’deki ilgili bakanlık onay verirse DSÖ onayını beklemeye ve vakit kaybetmeye gerek yok. bu dünyanın diğer ülkelerinde de aynı şekilde uygulanıyor.

Güneye gelecek olan aşılar arasında onaylanmamış aşılar da var. Hangi tarihlerde ne kadar aşı geleceği çok önemlidir. En büyük problem sanırım budur. Güneyden gelecek olan aşılar için aşı eylem planı sunuldu ama Türkiye’den gelecek olan aşılar için eylem planı nedir bunun acilen yapılması gerek.”

 

Bu haber toplam 2352 defa okunmuştur
Etiketler : , ,