1. YAZARLAR

  2. Hamit Caner

  3. Maçı Kaybettik, Bakü’yü Kazandık
Hamit Caner

Hamit Caner

Kumda Bir Balık

Maçı Kaybettik, Bakü’yü Kazandık

A+A-

Mağusa Futbol Masterleri Derneği’nin Bakü ziyareti, skor tabelasının çok ötesine geçen bir dostluk hikayesine dönüştü. Hazar’ın rüzgarı, Azerbaycan insanının sıcaklığı, Bakü sofralarının lezzeti ve sahada kurulan kardeşlik, Mağusa’dan Bakü’ye uzanan kalıcı bir gönül köprüsü bıraktı.

Bazı yolculuklar yalnızca gidip gelmek değildir. Bazı yolculuklar insanın içinde iz bırakır.

Mağusa Futbol Masterleri Derneği olarak Bakü’ye böyle bir yolculuk yaptık. Yönetim kurulunda benim de yer aldığım derneğimizle, hem Bakü’deki veteran takımıyla dostluk maçı yapmak hem de resmi ilişkiler kurmak amacıyla Azerbaycan’daydık.

Yanımızda yalnızca formalarımız ve kramponlarımız yoktu. Mağusa’nın rüzgarını, Kuzey Kıbrıs’ın sıcaklığını, yılların dostluğunu ve futbolun insanları birbirine yaklaştıran ruhunu da yanımızda götürdük.

1000176419.jpg

Aramızda Kıbrıs Türk futbolunun efsane isimlerinden Mustafa Oraloğlu, namı diğer Kaleci Mustafa ve daha nice hatırı sayılır emektar futbolcunun bulunduğu zengin bir kafile vardı. Bu zenginlik, ziyaretin hem sportif hem de dostluk yönünü daha anlamlı kıldı.

Uçak Bakü’ye yaklaşırken pilotun sesi kabinde duyuldu:

“Bakü Havalimanı’na doğru düşüyoruz.”

Bu cümle bize sıradan bir iniş anonsu gibi gelmedi. Sanki Hazar’ın kıyısına, kardeşliğin içine, yeni dostlukların kurulacağı bir şehre doğru iniyorduk.

Bakü bizi Hazar’ın rüzgarıyla karşıladı. Geniş yolları, yüksek binaları, ışıkları ve hareketli yaşamıyla güçlü bir şehir. Ama Bakü’nün asıl güzelliği binalarında değil, insanındaydı. Daha ilk andan itibaren duyduğumuz şu söz içimizi ısıttı:

“Xoş gəlmisiniz.”

Yani, “Hoş geldiniz.”

Bir Kıbrıslı Türk olarak Bakü’de kendimi uzak bir yerde gibi hissetmedim. Dilde yakınlık, bakışlarda sıcaklık, sofralarda samimiyet vardı. Sokakta, selamda ve sohbette daha geniş bir ailenin içinde olduğumuzu hissettik.

Bunu taksicilerde bile gördük. Ücret vermek istediğimizde bazıları parayı kabul etmedi. Gülümseyerek şöyle dediler:

1000176420.jpg

“Siz bizim qonağımızsınız.”

Yani, “Siz bizim misafirimizsiniz.”

Bakü’nün trafiği de başlı başına bir deneyimdi. Kornalar, ani manevralar, hızlı akan yollar ve araya giren araçlarla trafik zaman zaman tam bir savaş alanını andırıyordu. Bakü’de araba kullanmak kolay değil; sabır, dikkat ve cesaret isteyen zor bir müessese.

Ziyaretin en etkileyici duraklarından biri İçeri Şehir oldu. Taş sokaklarda yürürken insan geçmişe dokunur gibi oluyor. Dar sokaklar, eski duvarlar ve tarihi yapılar, her köşede başka bir zamanın hikayesini anlatıyor.

Gobustan ziyareti de bizim için unutulmazdı. Kayaların üzerindeki binlerce yıllık insan izlerini görmek, insanı derinden etkiliyor. Zaman değişiyor, şehirler değişiyor ama insanın iz bırakma isteği hiç değişmiyor. Gobustan’ı rehberimiz Sona Hanım eşliğinde gezdik. Anlattıklarıyla bu kadim bölgeyi yalnızca görmemizi değil, anlamamızı da sağladı. Verdiği değerli bilgiler, sabrı ve ilgisi için kendisine teşekkür etmeyi bir borç biliriz.

Bakü’nün unutulmaz taraflarından biri de gastronomisiydi. Sofralar zengindi, lezzetler güçlüydü, ikramlar ise “hayır” demeyi neredeyse imkansız hale getirecek kadar içtendi. Etinden pilavına, kebabından dolmasına, çayından tatlısına kadar her şey misafirperverliğin ayrı bir dili gibiydi.

Biz de hakkını verdik doğrusu. Günde ortalama 15 bin adım yürüdük. İçeri Şehir’de yürüdük, Gobustan’da yürüdük, Bakü sokaklarında yürüdük. Fakat anlaşılan o ki Bakü mutfağına karşı 15 bin adım yetmiyormuş. Çünkü bütün bu yürüyüşlere rağmen şahsen ben iki kilo alarak 111 kilo olarak geri döndüm.

Kısacası Bakü’de ayaklarımız görevini yaptı ama midemiz daha kararlı çıktı. Günlük 15 bin adım attık, fakat Bakü mutfağı bu savunmayı rahat geçti. Hatta maçtaki yenilgiyi fazla konuşmayalım; bizim asıl savunma hattı sofrada çökmüş olabilir.

Bakü’de Hellim Restaurant’ı ziyaret etmek de bizim için ayrı bir anlam taşıdı. Kıbrıs lezzetlerini Hazar’ın kıyısında tatmak, insanın içini hem gururla hem de özlemle dolduruyor. Hellimden gelen tanıdık koku, sofraya gelen her tabakta bize Kıbrıs’ı, evimizi ve kendi kültürümüzün sıcaklığını hatırlattı.

1000176422.jpg

Bu ziyaret sırasında, Hellim Restaurant direktörlerinden Kemal Bağzıbağlı’nın babasının vefatı nedeniyle Kıbrıs’a döndüğünü de öğrendik. Bu vesileyle Mağusa Futbol Masterleri ailesi olarak merhuma Allah’tan rahmet; Kemal Bağzıbağlı’ya, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diler, taziyelerimizi iletiriz.

Sonra sıra maça geldi.

Sahaya çıktığımızda yıllar sanki biraz geride kaldı. Yaşlar ilerlemiş olabilir; dizlerde ağrılar, nefeste yorgunluk olabilir. Ama top ayağa geldiğinde insanın içindeki eski futbol sevgisi yeniden canlanıyor.

Bakü’nün veteran takımı da bizim gibiydi. Sahada rakiptik ama dosttuk. Mücadele ettik ama saygıyı hiç kaybetmedik.

Maçı kaybettik. Bunu saklamaya gerek yok. Skor bizim lehimize değildi. Ama bazı yenilgiler insanın moralini bozmaz. Çünkü o gün sahada yalnızca bir maç kaybettik; dostluk, kardeşlik ve güzel ilişkiler kazandık.

Bu anlamlı ziyarette emeği geçen herkese teşekkür etmek isteriz.

Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün’e, gösterdiği yakın ilgi, misafirperverlik ve destek için teşekkür ederiz.

KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer’e ve ziyaret sürecinde yakın ilgisini gördüğümüz Temsilcilik görevlisi Ulaş Kıvılcım’a ayrıca teşekkür ederiz.

Bakü’de konakladığımız Midtown Hotel Baku’nun Genel Müdürü Kemal Eratay’a ve tüm otel personeline de içten teşekkür ederiz. Güler yüzleri, ilgileri ve misafirperverlikleriyle kendimizi evimizde hissettirdiler.

Ayrıca Galatasaray Futbol Okulu Koordinatörü Ceyhan Erat’a da maç organizasyonu konusundaki gayreti, desteği ve emeği için özel olarak teşekkür ederiz. Açıkça söylemek gerekir ki, Kemal Eratay ve Ceyhan Erat gibi iki değerli ismin katkısı olmasaydı, bu organizasyonu bu kadar kolay ve sağlıklı biçimde gerçekleştirmemiz pek mümkün olmayacaktı.

Bu organizasyon fikrinin ilk tohumlarını atan Dernek Başkanımız Hüseyin Eryasar’a, bu sürece verdiği yön ve taşıdığı sorumluluk için en samimi duygularımızla teşekkür ederiz.

1000176421.jpg

Derneğimizin Asbaşkanı Çetin Gülhan’a, milletvekili ve eski Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay’a, Bakü gezisinin gerçekleşmesine büyük emek veren Mete Ünlücan ve Hasan Tamel’e ayrıca teşekkür ederiz.

İlhan Sözüdoğru’ya ise, daha önce ziyaret ettiği Bakü’nün derneğimiz için anlamlı bir destinasyon olacağı yönündeki ısrarcı ve yapıcı tutumu nedeniyle özel olarak teşekkür ederiz. Çünkü bazı güzel işler, önce bir insanın aklında küçük bir fikir olarak doğar; sonra yol olur, maç olur, dostluk olur, hatıra olur.

Elbette bütün üyelerimize, sporcularımıza, yöneticilerimize ve katılımcılarımıza da gönülden teşekkür ederiz.

Bakü’den dönerken geride yalnızca kaybedilmiş bir maç bırakmadık. İçeri Şehir’in taş sokaklarında güzel anılar, Gobustan’da derin bir sessizlik, Hazar’ın rüzgarında bir selam, sofralarda dostluk, Hellim Restaurant’ta Kıbrıs’a uzanan bir lezzet hatırası ve sahada kalıcı bir kardeşlik bıraktık.

Bu ziyaret, bir futbol seyahatinden çok daha fazlasıydı. Mağusa ile Bakü arasında kurulan bir gönül köprüsüydü.

Bir tarafında Mağusa vardı. Bir tarafında Bakü. Ortada ise futbolun eskimeyen ruhu, dostluğun güzel dili, Bakü sofralarının unutulmaz lezzeti, Kıbrıs mutfağının gururu ve yıllara meydan okuyan Mağusa Futbol Masterleri’nin yüreği vardı.

Bu yazı toplam 569 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar