1. YAZARLAR

  2. Neşe Yaşın

  3. Kirli bir çağa direnmek
Neşe Yaşın

Neşe Yaşın

Kirli bir çağa direnmek

A+A-

Parayla her şeyin mümkün olduğu söyleniyor bize. Parayı, gücü, ünü bulanların kibir ve hedonizminin boyutları akla hayale sığmıyor. Son sıralar bazı zenginlerin, güç sahiplerinin ürkütücü yaşamları önümüze serilirken kimilerinin anlaşılabilir bir intikam duygusu ile yaklaştığını gözlemliyoruz buna. Dünyanın yüzde biri bile değiller ama dünyanın sahibi olmuşlar adeta. Bulundukları zirveden bakınca her şey küçücük görünüyor gözlerine. Her hazzın ve zevkin aşılması mümkün onlar için. Hep daha da fazlasını istiyorlar, başkalarını mahveden bir sapkınlıkla. Merhametsizliğin, hodkamlığın boyutları devasa.

İçim hep bir kuşkuyla dolu. Hiç kimseden, hiçbir anlatılandan emin olamıyorum artık. Öylesine sahte bir dünya ki bu. Geçen gün moderatörlüğünü yapacağım uluslararası bir şiir dinletisi için bir afiş hazırlamam gerekiyordu. Yapay Zekâdan yardım alayım dedim ve olanlar oldu. Şairlerin fotoğrafları ile oynayıp tanınmaz hale getirdi onları. Her biri yapay birer bebek gibi ya da bambaşka, sahte birer yüz. Vazgeçip farklı bir çözüm buldum sonunda. İçim ürperdi ve fena halde korktum bu yaşadığımız çağdan.

Doğru sandığım pek çok şeyin düzmece olduğunu öğrenip boşluğa düşüyorum bir süre sonra. Hafta içinde birkaç kez yaşadım bunu. Gördüğüm bir fotoğraf üzerine bazı arkadaşlarla uzun süre tartıştık mesela. Yapay Zekâ ile üretilmiş meğerse. Oysa ünlü bir gazeteci bile onu doğru sayarak üzerinde konuşmuştu.  Belki bir süre sonra bunu anlama becerisine ulaşacağız. Bazıları oldukça bariz ama kendini ele vermeyenler de var.

Bir kirlenme çağı bu; doğanın, bilginin, insanın feci halde kirlendiği bir çağ. Yalan, üçkağıt ve sahte alemin kralı artık. Dünyayı geçen yüzyılın kavramları ile anlamlandırmaya çalışmak mümkün değil. Elimizde daha az kirlenmiş onlar olsa da. Her an tetikte olmak gerek çağı yakalayabilmek için. Farklı dünyalar, farklı ritimler içindeyiz. Değişim öylesine hızlı ki takip etmek için koşmak gerek. Geçen yüzyıl başlarının egemen felsefesi determinizm geçerli değil artık. Nedenselliği bozacak sayısız faktör ve rastlantılar zinciri ayan beyan.

Kendi küçük dünyalarımızda kendi oluşturduğumuz ritimlerde huzur bulmamız ne derece olası bilemiyorum. Farklı dünyalar birbirine çarparken mümkün mü bu?

Çok yalnızız ama huzurlu bir tekbaşınalığa da izin vermiyor dünya. İletişim kurmak istemediğimiz başkaları bir biçimde dahil oluyor hayatlarımıza. Kendimizde kalmamız, masumiyetimizi korumamız çok zor. İçimizin kapıları zorlanıyor sürekli.

Görsel sanatlar ve edebiyat başka bir yön oluşturmalı diye düşünüyorum. Çağın talepleri değişken bir süreklilikte. Her şey hızla aşınıyor. Farklı disiplinler birbirine destek vermedikçe bu insanlık krizini aşmamız mümkün görünmüyor. Çağdaş Sanatın bilimle yakın ilişki kurduğuna dair bir makale okumuştum. Teknolojik, dijital gelişmeler elbette pek çok olanak sağlıyor insanlık yararına dönük amaçlar içib kullanılınca.

Sorun kötülük üreten, küçük bir grubun çıkarını kollayan sistemlerde. Sürekli birbirinden kuşku duyan, her şeyde bir sahtelik ve komplo arayan insanlar olacağız sonunda.

Küçük avuntular bulmaya çalışıyorum bazen bu hayata katlanabilmek için. Algılarım sonsuz açık ve son derede yorucu bu. Dünyanın derdine kabarık hep kulaklarım ve bir iç acısına dönüşüyor  bu sıklıkla.

En iyisi doğaya kaçmak belki de. Kıbrıs’ta sarı çiçekler açtı, doğa devinmeye başladı bile. Eşikteki bahar eminim iyi gelecektir hepimize. Mevsimlerin döngüsü katlanılır kılıyor hayatı. Tomurcuklara bakıyorum ve açacak çiçekleri hayal ediyorum. En çok da gözlerindeki keder sisi ile bu güzellikleri göremeyenlere üzülüyorum. Keder de sevinç de insan için oysa. Kederi aşmayı başaranlar, ona yenik düşmeyenler de bir çeşit hayat kahramanları. Her günümüze, her anımıza nasıl bir anlam kattığımız, bizi dişlerine almaya çalışan bu canavar sisteme nasıl direndiğimiz önemli. Sistem kendini yeniden üretebilmek için kötülükle besleniyor, ayakta kalıp ilerlemek için önüne geleni deviriyor. Asla değişmez gibi duran pek çok şeyin değişimini gördü dünya tarihi. Bu dönem de geçer elbet diye umut etmek istiyorum. Güzelliklere odaklanıp içimizi serin tutmamız en iyisi.

Bu yazı toplam 275 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar