1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. EKTAM direnişi: Kırılma noktası!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

EKTAM direnişi: Kırılma noktası!

A+A-

Ne ilginçtir ki 1974 sonrasında, Kuzey Kıbrıs’ta kurulan siyasi sistemden ve 1983’te “ilan edilen” KKTC’deki demokrasiden övgüyle söz eden bazı “manipülatörler” var!

-*-*-

Manipülatör nedir?

Manipülatör, başkalarını açık ve dürüst şekilde ikna etmek yerine, onların duygularını, korkularını ya da bilgi eksikliğini kullanarak kendi istediği yönde hareket etmelerini sağlayan kişidir…

-*-*-

Manipülatör ahlaksızdır, hırsızdır, çirkeftir…

Ve ne yazık ki bizim ülkemiz “büyük oranda” bu alçak manipülatörler tarafından yönetilmektedir…

-*-*-

Ve yine ne yazıktır ki, KKTC’de bu manipülatörler, daha çok “manipülator” kelimesinin ilk dört harfi ile “telafuz” edilen ve İngilizce’de “para” anlamına gelen “şey”le çok içli dışlıdırlar!

-*-*-

KKTC’de manipülasyonu en çok yapılan konuların başında sendikacılık gelir!

Patronlar hatta devlet kazansın ama çalışanlar sussun! Sendikacılığın ezilmeye çalışılmasının tek sebebi budur!

-*-*-

Çalışanları susturmak isteyen manipülatörler de ideolojik kompleksleri de öne çıkacağından, “sendikaları” ve “sendikacılığı” hep kaka ilan eder!

-*-*-

EKTAM adlı şirket…

Pepsi ve bir çok yerel marka içeceğin “üretim” ya da “şişelenme” yeri!

-*-*-

Hem Lefkoşa hem de Pergama bölgesinde tesisileri var…

-*-*-

EKTAM çalışanları sendikalı olmak istemiş; tamamı işten çıkarılmış!

-*-*-

Eğer bu iddia gerçekten doğruysa, ağzına Pepsi koyan veya bu şirketin ürünlerinden her hangi birini satan ya da tüketene binlerce kez lanet olsun!

-*-*-

KKTC medeni ve demokratik bir ülke değildir…

KKTC “guduru” ve “çullisine” yönetilen bir çiftliktir ve bu çiftliğin de ağaları vardır!

Bu ağalardan biri veya birileri de belli ki EKTAM denen şirkette konuşlanmıştır…

-*-*-
Gelişmiş demokrasilerde “demokrasi”, 4–5 yılda bir oy vermek değildir…

Olmamalıdır!
İşyerinde demokrasi olmalıdır ve bunun ilk şartı da sendika hakkıdır!

-*-*-

Çalışma saatleri, ücretler, izinler, iş güvenliği gibi haklar söz konusudur ve bu hakları iş yerlerine taşıyan, koruyan, savunan da sendikalardır…

-*-*-

Sendikalar, demokrasiyi işyerine taşıyan kurumlardır…

Patron tek başına güçlüdür; işçi tek başına zayıftır… Ve bizde istenen hep budur!

Bu yüzden sendikalar dengedir!

-*-*-

Çağdaş sendikacılık, bir ülkenin sosyal barışı adına en değerli kurumlardır…

-*-*-

İşçi sınıfının ve orta sınıfın güvencesidir…

-*-*-
İskandinav ülkeleri, Almanya, Hollanda gibi yerlerde güçlü sendikalar vardır ve hem gelir adaletini sağlarlar hem de iş yerini korurlar…

Sendikalar sadece işçiyi değil, “devleti” ve ekonomiyi de koruyan kurumlardır…

-*-*-

EKTAM’da yaşananlar tam bir patron keyfiliğidir!

Haliyle sendikaların görevi bu keyfiliği engellemektir…

-*-*-

EKTAM yönetiminin “canımız böyle istedi” deme hakkı olamaz, olmamalıdır ve sendikal dayanışma buna engel olmanın adresidir; asla geri adım atılmamalıdır; EKTAM direnişine destek artarak devam etmelidir…

-*-*-

Haaa ülkemizde birçok sendika, en başta bahsettiğimiz patron yalakası manipülatörler tarafından ve patron baskıları ve ülke şartları gereği tabandan koparılmış olabilir…

-*-*-

Bunda bazı sendika yöneticilerinin hatası olduğunu söylemek de yanlış değildir… Örneğin bazı yöneticiler yıllarca koltuğu bırakmıyor, emekçilerin gerçek derdinden çok kendi pozisyonunu korur hale geliyor, ağalaşıyor!

-*-*-

EKTAM direnişi bir kırılma noktasıdır!

Kaybedersek, ışıkları söndürmeyi unutmayın; bittik!

whatsapp-image-2026-02-08-at-09-41-57.jpeg


Elam; aman anam!

Ne kadar umurumuzdadır veya ne kadarımız bu konuyla ilgilenmektedir bilemem...

Kimse bilemez çünkü Kuzey Kıbrıs’ta çok ciddi bir demografisi çarpılmış sosyo kültürel yapı söz konusudur ama Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, yani vatandaşı olduğumuz devlette, 3 ay sonra genel seçimler yapılacak...

-*-*-

Güney Kıbrıs adı ile hatta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi diyerek “seslendiğimiz” ama bütün Dünya’nın “Kıbrıs” diye kabul ettiği Ada’nın tek “yasal” devletindeki parlamento seçimleri; ülkenin “başkanlık sistemi” ile yönetilmesi gereği, daha çok “yasama” kısmını ilgilendiriyor olabilir ama tabii ki yine de her açıdan çok önemlidir...

-*-*-

Kıbrıs Yayın kurumu (CyBC) yani “devlet televizyonu ve radyosu” tarafından geçtiğimiz hafta içinde yayımlanan kamuoyu yoklaması, Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde siyasi dengelerin ciddi biçimde değişmekte olduğunu ortaya koydu…

-*-*-

Zirvede değişiklik yok… Ankete göre sağcıların büyük partisi Disy yüzde 17, komünist Akel ise yüzde 16 oy oranıyla en güçlü iki parti olmayı sürdürüyor…

-*-*-

Elam yüzde 11 ile üçüncü sırada…

Elam, faşist parti…

Çok fazla yorum yapmaya gerek yok ama bu partiye bu seviyede oy çıkabilecek olması, Ada’nın tarihindeki en korkunç utancıdır!

Kıbrıs’ın tarihinin bundan daha büyük bir insanlık ayıbı olamaz!

-*-*-

Bu arada Güney’de geleneksel anlamda her zaman 3 ve 4’üncü durumdaki Diko ve Edek, çok ciddi düşüş gösteriyor…

Hatta Edek’in parlamento dışında kalma olasılığı; Diko’nun ise kendisinden ayrılanların kurduğu Dipa’nın gerisine düşmesi söz konusu!

-*-*-

Avrupa Parlamentosu seçimlerini hatırlayalım…

Çocuk yaştaki Fidias Panayiotou, bağımsız olarak seçime girmiş ve tarihi bir sürprizle Avrupa Parlamentosu’na vekil seçilmişti…

-*-*-

Fidias Panayiotou, bir de parti kurdu… Kıbrıs Doğrudan Demokrasi Partisi… Direct Democracy of Cyprus… Ve şu anda beşinci sırada…

-*-*-

Eski Sayıştay Başkanı Odysseas Michaelides’in kurduğu Alma Partisi’nin yüzde 9’a kadar oy alabileceği öngörülüyor… Bu parti dördüncü sırada.

-*-*-

Alma ve Doğrudan Demokrasi’ye “ideolojik” bir “yafta” asılamıyor!

Her taraftan oyları olduğu söyleniyor… Bazı yorumlara göre, özellikle Alma’nın gücü Odysseas Michaelides’e olan kişisel saygı ve güvenden kaynaklanıyor…

-*-*-

Peki Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile bu seçim sonuçlarının bir ilgisi olur mu? Veya bir etkisi?

-*-*-

2021 parlamento seçimlerinde üçüncü büyük parti konumunda olan Diko, Elam’ın iki katı milletvekili çıkarmıştı. Ancak son anketler, Diko’nun yanı sıra Edek (yüzde 2,5) ve Dipa’nın da ciddi oy kaybı yaşadığını gösteriyor.

-*-*-

Cyprus Mail’deki bir yoruma göre, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Nikos Christodoulides’i destekleyen bu üç partinin toplam oy oranı yüzde 9,5’e gerilemiş durumda.

-*-*-

Mevcut tablo, Edek ve Dipa’nın Mayıs ayında parlamento dışında kalma ihtimalini güçlendiriyor. Bu da Hristodulidis’in arkasındaki desteğin çok zayıflaması anlamına gelebilir…

-*-*-

Peki sonuçlar çok şey değiştirir mi?

Tabii ki Ada’nın tamamının en büyük tehlikesi Elam’ın alacağı oy oranı!

Bu oran ne kadar yüksek olursa, ülkede hem dmeokrasi hem de insanlık tehlikede olacak!

Bu yazı toplam 688 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar