Kazancı’nın (su) testisine dokunabilmek!
Eğri oturup doğru konuşmak lazım…
-*-*-
Nasıl mı?
Bir miktar anlatmaya çalışayım!
-*-*-
Mesela, özellikle kapitalist sistemlerle yönetilen ülkelerde merkez sağ veya merkez solun farklı dönemlerde “Biz iktidara geldiğimizde tüm sorunları çözeceğiz…” demeleri bana doğru gelmiyor!
-*-*-
Çünkü kapitalist sistemde gidilen yol tektir… Merkezin solundaki partilerle merkezin sağındaki partilerin iktidar mücadelesinde bu yol değiştirilmez… Sadece merkez sol yolun daha solundan gider; merkez sağ ise daha sağından…
-*-*-
Mesela merkez sol iktidarında, eğitim, sağlık gibi sektörlerde devletin etkisi artırılır, vatandaşın daha az para ödeyerek ve hatta hiç ödemeyerek bu hizmetleri daha kaliteli alması sağlanır…
-*-*-
Merkez sağ iktidarda ise – en kabataslak şekliyle yazacak olursak - sağlık da eğitim de özelleştirilebilir, özelleştirilir falan…
-*-*-
KKTC’de de sistemin ağır kapitalist bir görüntüsü olmakla birlikte; çok özel bir pozisyonu daha vardır; Türkiye etkisi!
-*-*-
Kimimiz buna “Türk işgali” diyebiliriz, kimimiz “Türkiye’ni etkin ve mutlak kontrolü”…
-*-*-
Haliyle, aman sakın kimse üzerine almasın ama “biz iktidara geldiğimizde eğri giden her şeyi doğrultacağız” iddiasının öncesinde, değiştirilmesi gereken bir kötü “sistem” vardır!
-*-*-
Sistem değişmezse, içteki sorunları Türkiye sana müsaade ederse çözebilirsin… Daha önceki örneklerden de bildiğimiz gibi, “diklenirsen” de “rahatlıkla koltuktan gönderilirsin”…
-*-*-
Haaaa mevcut sistemi tartışmaktan – konuşmaktan korkmak da ayrı bir siyasetsizliktir…
Bunu da belirtmekte fayda var!
-*-*-
Bakın şu anda, sekiz geri zekalı faşist çocuğun Güney taraftan kuzey tarafa taş ve çatapat atması, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı seviyesinde kışkırtıcı ifadelerle propagandaya dönüştürülüyor ve kimse “gık” diyemiyorsa, “biz geldiğimizde yangını söndürürüz” demek, itfaiyecilerin işidir – hükümetin değil!
-*-*-
Kıbrıs’ta gerginlik varmış gibi gösterip, olası yakınlaşmaları bertaraf etmek için şu anda ciddi bir kampanya başlatıldı…
Hristodulidis’in her konuşmasından bir adet “EOKA” çekip manşetler yapılıyor, haberler yazılıyor!
-*-*-
O kadar komik ki; 1955’te kurulan EOKA’nın o günden beri her sene kuruluş tarihi olan 1 Nisan kutlanıyor… Türk medyamızda öyle haberler var ki; sanki 70 senedir kutlanmıyordu da bu sene 71’inci yıl kutlamaları ilk kez yapıldı!
-*-*-
Evet!
En başta da belirttiğimiz gibi, KKTC ekonomisinin “şekli” kapitalist bir “şekil”dir!
Bunun da ötesinde KKTC demokrasisi, Türkiye’nin çok ağır müdahaleleri nedeniyle “özel” zorluğu bulunan demokrasidir…
-*-*-
Yani sizin hükümetiniz veya meclisiniz bir karar üretir, yasa yapar ama Türkiye “hadi oradan” derse, ne o karar kalır ne de yasa!
-*-*-
En basit iki örnek vereyim; faydalı ya da zararlı, iyi ya da kötü, pandemi dönemindeki acil durum hastanesinden tutun, meşhur külliyeye kadar, yasal anlamda demokrasi iğfali söz konusudur… Bir iki protesto, beş – on basın açıklaması dışında, sonuç alınmış mıdır?
-*-*-
İzninizle bir konuya daha değineyim…
İran veya Orta Doğu’daki savaş ya da savaşlar nedeniyle ya da İsrail ve Amerika’nın saldırganlığı sonucu şu anda tüm Dünya çok ciddi bir krizdedir…
-*-*-
Eğer petrol ve gaz ihraç eden bir ülke değilseniz, şu anda kesinlikle krizdesiniz ve kısa dönem sonra bu krizler büyüyecek…
-*-*-
KKTC’nin kapitalist – işgalist sisteminde bu konuda ne yapılıyor?
Hükümet diyor ki, “Eh fonları, vergileri kaldırdık, petrol ürünlerine yapmamız gerekenin daha altında zam yaptık!”
-*-*-
“Bizi iktidara gelirsek daha iyisini yapacağız” demek ne demektir peki?
-*-*-
Mesela, Özdemir Berova’ya zorla yaptırtılan “Nisan – Aralık arasında kesinlikle hayat pahalılığı uygulamayacaksın” talimatına karşı öneriniz nedir?
-*-*-
Mesela bugünkü mitingde, “Kalecik halkındır” diye slogan atabilir misiniz?
-*-*-
Mevcut koalisyon ortaklığının “malum sebepler”le bunu yapamadığı açık…
Peki siz AKSA’nın patronu Cemil Kazancı veya benzeri ya da aynı seviyede olmasa da daha alt seviyede zengin her hangi bir şirket ya da iş insanına “gık” diye ses verebilir misiniz?
-*-*-
Kapitalist ve aynı zamanda kesinlikle Türkiye’nin denetiminde, çukurlarla dolu bir yol var; şu anda bu yolda – sağa meyilli olarak bizi süründürerek götürmeye çalışan ama geri geri cirileyen bir de hükümet…
-*-*-
Peki siz iktidara geldiğinizde, bu yolu yıkıp, toprak bir yol da olsa, “bize ait yeni bir sosyalist yol” öneriniz var mı?
Yoksa, “biz yolu asfaltlayacağız, vatandaşımızı da orta çizginin solundan mutlu şekilde – güvenli bir yolculuğa yürüteceğiz” mi diyorsunuz?
-*-*-
O yol Türkiye’nin kontrolündedir hatta artık Türkiye’nn malı gibidir!
Sizi bırakmazlar!
-*-*-
Az çok, Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası bunun bir benzer senaryosuyla yaşanan film vizyona sokulmuştur!
-*-*-
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-
Haaa bu arada, Reuters’de geçenlerde bir yorum – analiz okudum…
-*-*-
Küresel ekonomi risk altındadır…
Siz de okuyun…
Iran war 'shock' is dimming outlook for many economies, IMF says…
Yani deniyor ki, “… “İran savaşı şoku, birçok ekonominin geleceğe dair beklentilerini kötüleştiriyor.”
-*-*-
Neden kötüleştiriyor?
-*-*-
Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol ve gaz akışını etkiliyor… Bu hat dünya petrolünün yaklaşık yüzde 25 - 30’unu taşıyor ve bu yüzden küçük bir aksama bile fiyatları hızla yukarı çekiyor…
-*-*-
Uzmanlar ne diyor?
Veya ekonomi bilimi, kapitalist sistemi, enerji temelli sıkıntılarda nasıl örnekliyor?
-*-*-
Enerji pahalıysa, üretim de pahalılaşır!
Üretim pahalılaşırsa, ürün fiyatları yükselir!
Ürün fiyatları yükselirse, halk fakirleşir!
Halk fakirleşirse talep düşer, işletmeler sıkıntıya girer ve gelsin gitsin iflaslar!
İşsizlik!
Falan ve de filan!
-*-*-
Tedbir aldık mı?
Eeeee akaryakıtta fonları geri çektik!
Başka?
Özdemir Berova düşünüyor!
-*-*-
Başka?
9 ay hayat pahalılığı artışı vermeyeceğiz!
Oooo başka?
-*-*-
Teknecik’te çalışır durumda makine kalmadı, yarısı sustu!
Kalecik’e dokuz ay el koysanız mesela!!!
Olmaz!
-*-*-
Neden olmaz?
Çünkü Cemil Kazancı’nın iki testisi; KKTC ahalisinden daha gıymatlıdır!
Yanlış anlamayın ha, Kazancı’nın iki adet su testisinden bahsettim!
Yoksa siz affedersiniz taşak mı sanmıştınız?
-*-*-
Şunu da unutmayalım lütfen…
“Bizim Türkiyemiz var” diyorsunuz ya!
-*-*-
Türkiye enerji ithalatçısı bir ülkedir ve Rusya ya da Azerbaycan’dan petrol bulup alıyor olabilir…
Ancak ekonomistlere göre, “Krizin en çok etkileyeceği ülkelerden biri Türkiye olacak!”
-*-*-
Hürmüz Boğazı krizi artar, açılmaz, kapalı kalırsa, petrolün varil fiyatı 150 doları aşabilir…
Evet, bu bir felaket senaryosudur!
Ve büyük ülkeler buna müsaade etmez, edemez!
Öyle veya böyle savaşa sokulur!
-*-*-
İşte o zaman küresel kriz – küresel savaşa hatta bana göre en kötüsü, Şii – Suni savaşını da içine çeken bir hale gelir ki gerçekten Allah korusun! Allah büyüktür ve eminim bunu göstermez!






