1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Bir demokrasi enkazı
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Bir demokrasi enkazı

A+A-

Kıbrıslı Türkler, güneydeki seçimlerden çok daha fazla Türkiye’deki gelişmeleri izliyor.

Türkiye’deki iktidar, bizler açısından çok daha belirleyici…

CHP’ye yönelik sivil darbenin, demokrasiyle asla anılamayacak müdahalenin ve askıya alınan hukukun izahı olamaz.

Yatak odası videolarından rüşvet senaryolarına, gizli tanıklardan örgüt operasyonlarına, hapse tıkılan belediye başkanlarından gazetecilere…
Tablo karanlık…
Hatta korkunç...

Polisiyle, savcısıyla, istihbaratçısıyla, yargıcıyla “tehdit” gördüğü kim varsa üzerine kapanıyor otoriter düzen…

Bunun provası defalarca “KKTC”de yapıldı.
O nedenle yabancı değiliz yaşananlara; malum, hep “laboratuvar” oldu burası…

***
Ulusal Birlik Kurultayı’nı anımsayınız.
Üyenin seçtiği değil, seçmediği “Başbakan” yapıldı.
Seçimin “sonuncusu”, bir anda başa geldi.

Akıncı’ya yapılanlar elbette hafızalarda…
Büyükelçi ve komutanlar eliyle yapılan “Beyaz Ev” buluşması, siyasi tarihimizin utancı olarak kayıtlardadır.

***
“Acil Demokrasi” dilemek dışında biz ne yapabiliriz Türkiye için?

Ama kendimizi bu demokrasi yoksunluğundan korumanın yollarını da mutlaka bulmalıyız…

Baksanıza...
Hapishanelerde “siyasi doluluk oranı” zirveyi görürken… Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumlar sıraya girerken… Diplomalar yürürlükten kalkarken…

Şimdi kurultay iptali de yeni bir darbe oldu.
Elleri silahlı askerler, TOMA’lar…
Bir parti binası, adeta taarruzla teslim alınıyor…

Hem de Atatürk’ün kurduğu parti bu…
Seçilmiş başkanın yanında durmak gerekiyor çok güçlü...

***
Borsaydı, liraydı, enflasyondu…
Elbette bizler de ödeyeceğiz bedelini…

Demokrasi mi dediniz?
İrade mi?
Yargı bağımsızlığı mı?
Basın mı, ifade mi, düşünce mi?
Özgürlükler mi?

Hepsinin de yaşıyoruz yansımasını...

Bir de omurgasızlar var tabii…
Haysiyet yoksunları…
Kuklalar…
Her yerde, her dönem…

***
Türkiye kurtulur umarım bu karanlıktan…
Buna bizim de ihtiyacımız var…

O nedenle kimileri “güneyde milliyetçilik yükseldi” diyor ya seçim sonuçlarını okurken…

Soruyorum:
Hangisi daha korkutucu?

Güneydeki seçim sonucu mu?
Kuzeydeki demokrasi utancı mı?

Biliyorum yanıtınızı!

 

 

Yine Meclis önünde...
Yine “kopyala yapıştır” bir demokrasi anlayışı...

Türkiye’deki siyasal zihniyetin yansıması olan bir Ceza Yasası değişikliği daha Meclis’ten geçirilmek isteniyor.

Talimat malum...
Kuklalar her yerde, dedik ya...

Pazartesi saat 11.00’de yine Meclis önündeyiz.

Basın özgürlüğü için...
İfade özgürlüğü için...
Düşünce özgürlüğü için...

İyice benzemeyelim diye...

Bu yazı toplam 756 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar