1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Kıbrıs peşkirleri ve zeytinden yapılmış takılar ‘Mukhtar’da…
Kıbrıs peşkirleri ve zeytinden yapılmış takılar ‘Mukhtar’da…

Kıbrıs peşkirleri ve zeytinden yapılmış takılar ‘Mukhtar’da…

Hüseyin Yıkılmaz ve eşi Gülser Ulucan, Büyükhan’da ‘Mukhtar’ isimli dükkanda, yüzlerce yıllık el işine hayat veriyor, unutulmuş yerel birçok ürünü, modern zamana uyarlayıp geleceğe taşıyor…

A+A-

Fehime ALASYA

Surlariçi’ndeki Büyükhan’da ‘Mukhtar’ El Dokuma isimli dükkânında eşi Gülser Ulucan ile birlikte üretim yapan Hüseyin Yıkılmaz, yerel ürünlere hayat veriyor.

‘Mukhtar’ El Dokuma’da Kıbrıs peşkiri, çeşitli örtü çeşitleri, masa veya sandık örtüsü, erkek veya kadın şalları gibi dokumalı ürünlerin yanında makinede işlenen Lefkara işi ve takısı, zeytin ağacından takılar gibi tamamen kültürel ve yerel ham madde ile üretim yapılıyor.

Bu ürünlerin yanında zeytinyağından sabun üretimi ile de dükkânına ayrı bir güzellik katıyor.

Dokumaya nasıl merak saldığını, yıllarca geçimini nereden kazandığını ve yollarının nasıl Almanya’dan Büyükhan’a düştüğünü anlatan Hüseyin Yıkılmaz ve eşi Gülser Ulucan ile Büyükhan’daki sıkıntılardan, üretime kadar pek çok konuyu kapsayan keyifli bir sohbete ADRES okuyucuları için ortak oluyoruz…

d1-022.jpg

“22 YIL HAYVANAT BAHÇESİNİ ÇALIŞTIRDIM”

“Biz 2012 yılına dek 22 yıl Mağusa Hayvanat Bahçesi’ni çalıştırdık. Akabinde benim rahatsızlığım nedeniyle oradaki hayvanları satıp tedavi olmak zorunda kaldım. Akciğer kanseri olmuştum ve devlet beni kurula koymadığı için tüm varlığımı Türkiye’de tedavime harcamıştım. O zamanki Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’ti, bana ne halin varsa gör denildi, bu Ada’da torpili olan işini görüyordu…

Bu yüzden hayvanat bahçemi sattım, şimdi kuzey tarafında hiç bu tarz yerler kalmadı.

28 yıl Almanya’da yaşadım, oradan Ada’ya döndüğümüzde hayvanları uyutacaklardı, uyutmasınlar diye geçici de olsa devralmıştım. Akabinde kendi işim olan dokumaya dönecektim. Bu geçiş süreci 20 yılı aştı, en son hasta olunca satmak zorunda kaldım. Ada’ya 1992 yılında geldim, 22 yıl hayvanat bahçesini çalıştırdım.”

d2-017.jpg

“DOKUMAYI ÖNCE HOBİ OLARAK EDİNDİM”

“25 yıl sonra dokumayı ele almaya başladım, kısmet oldu Büyükhan’da dükkân aldım. Burada dokuma işleri ile uğraşıyorum.

Almanya’da yaşarken gemicilik yapıyordum, bu çalışma sektöründe 10 ay gemide çalışıp, 120 gün ödenekli izin yapıyordum. Bu süreçte boşta kaldığım zaman dokumayı önce hobi olarak edindim, sonra kendimi geliştirdim ve Kıbrıs’a dönüp burada dokuma işi kurma hayalim oldu. Böyle bir hedef koymuştum.

Adaya 1992 yılında geldim, 22 yıl hayvanat bahçesini çalıştırdım, 3 yıl da hastalık sürecim oldu, akabinde Büyükhan’da dükkân aldım ve dokumaya artık asli iş olarak burada başladım.”

d3-011.jpg

“ŞARTLAR NE KADAR KÖTÜ OLURSA OLSUN BUNA HİÇ PİŞMAN OLMADIM”

“Annem babam Baflıydı, oradan Almanya’ya göç ettiler, ben üç kardeştim. Çocukluğumdan kalma bir anım var, annem sürekli anlatırdı, ben küçükken dahi ‘Kıbrıs’a gideceğim ve orada yaşayacağım’ diye hayal kurarmışım. Üç kardeşten buraya gelip yaşayan sadece ben oldum. Diğer ikisi Ada’ya hiç geri gelmedi.

Benim buraya gelişim de çok ani olmuştu; Adada bedelli askerliğe kabul çıktığında ilk celbe girip askerliğini yapanlardanım. Bu sayede geri geldim, ilk geldiğimde Türkçe bilmezdim. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun buna hiç pişman olmadım.”

“BU ADA YAŞANACAK BİR YERDİR AMA...”

“Bu Ada yaşanacak bir yerdir ama... Sadece bu Ada’da birinin yanında çalışmamak gerek. Bu Ada’da işverenler kendini işçisinin sahibi sanıyor, bu doğru değil. İşçi işveren yaklaşımını anlayamamış bir toplumuz, bunu kavramamız için daha çok uzun yılların geçmesi gerek.”

“1600 YILLIK EL İŞİ YOK OLMAYA YÜZ TUTTU”

 “Günümüzde çözgü ve dokuma yapan çok az kişi kaldı, onlar da yaşlandı. Bu meslek Kıbrıs’ta nasıl öldü, ölüyor anlamak mümkün değil. 1600 yıllık olan bu el işi günümüze gelene dek yok olmaya yüz tuttu, bu çok üzücü.

Dokumanın yüzde ellisi çözgü denilen, ipliklerle yapılan el emeği kısmıdır. Kıbrıs peşkiri, çeşitli örtü çeşitleri, masa veya sandık örtüsü, erkek veya kadın şalları gibi dokumalı ürünlerimiz, bunun yanında makinede Lefkara işi veya takısı, zeytin ağacından takılar gibi tamamen kültürel ve yerel ürünler yapıyoruz.

Bunların yanında zeytinyağı sabunu ve kutuları yapıyoruz.”

“TURİSTLER BİZE ‘NEDEN BU KADAR KAPALI DÜKKÂN VAR?’ DİYE SORUYOR”

“Büyükhan çok güzel bir mekândır, burası kültürel, Kuzey Kıbrıs’ı temsil eden bir yerdir. Bence yönetim buraya el atmalı. Örneğin turistler bize ‘neden bu kadar kapalı dükkân var?’ diye soruyor, 60 kusur dükkân var fakat ciddi bir şekilde çalışan kişiler 20 dükkânı geçmez. Ciddi şekilde çalışanların, dükkân açanların sayısı çok azdır.

Sabah erken açmıyoruz, akşam erken kapatıyoruz, öğlen sıcağında yerli halk gelmiyor, yerli halk sokağa çıktığında burası kapalı.

Turistler de gece gezebilir. Gece 10’a kadar, 12’ye kadar açık olabilir ama değil.  Olsa, hem turist hem yerli halk buraya gelebilir.

Kıbrıs halkı bu ürünlerin hiçbirine önem göstermiyor. Sadece Çin malına, ucuz ürünlere ilgi gösteriyor. Hasta oluyoruz diye üzülüyoruz ama sebeplerini araştırmıyoruz, görmüyor, önemsemiyoruz… Bizim ürünlerimize daha çok turistler ilgi gösteriyor.”

“UMURSUZLUĞUYLA BU HALE GELDİK”

“Turistler buradaki birçok üründen bıktı. Örneğin magnetler, dışarıda 1 TL, burada 1 Euro, artık biliyorlar ve almıyorlar, bilakis bardakaltlığı, şapkalar, bunlar gibi birçok ürün burada neredeyse Çin malı gibi olmuş durumda.

Burayı ambar gibi kullanan dükkân sahipleri var, hiç açmıyorlar. Yönetimin ilgisizliği, insanların da umursuzluğuyla bu hale geldik. Yönetim buraya el atarsa daha iyi olur diye düşünüyorum.”

Bu haber toplam 850 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 376 Sayısı

Adres Kıbrıs 376 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler