1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Zindan Mağarası
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Zindan Mağarası

A+A-

   Isparta’nın Aksu ilçesinde, doğanın binlerce yıldır sabırla ördüğü gizemli bir dünya uzanır: Zindan Mağarası.

   Yeryüzündeki hayatın tüm gürültüsünü geride bırakıp birkaç adımda yeraltının sessizliğine geçilen bu mağara, ziyaretçisine yalnızca serin bir ortam değil, aynı zamanda zamanla baş başa kalma imkânı sunar.

   Zindan Mağarası’nı gezmek, bir mekanı görmekten çok, doğanın derinliklerine inmek gibidir.

***

   Mağaranın girişine doğru ilerlerken, çam ve kekik kokuları eşliğinde yapılan kısa yürüyüşün ardından, karanlık bir boşluk gibi görünen mağara ağzı belirir.

   Mağaranın vadiye açılan ağzı ve önünde inşa edilmiş kutsal alana, günümüze iyi durumda ulaşmış tek kemerli bir köprü ile ulaşılır. Bu alan, Tymbriada antik kentinin territoryasında bulunur.

   Zindan Mağarası ile ilgili okuduğumuz bazı kaynaklar, yüzeyde izlenebilen kalıntıların, dağınık durumdaki bazı mimari kalıntılar ve yazıtlarla birlikte değerlendirildiğinde, mağara yakınlarında bulunan nehir tanrısı heykeli ve köprü kemer kilit taşındaki kabartmadan yola çıkılarak, kutsal alanın Eurymedon’a adandığının kabul edildiğini yazmaktadır.

   Ancak 2002-2005 yılları arasında Isparta Arkeoloji Müzesi tarafından yürütülen kazılarda, kutsal alanın mimarisi, inşa tarihi ve külte ilişkin yeni bulgular elde edilmiştir. Bunlardan en dikkat çekeni, kazılarda ele geçen iki yazıtın işaret ettiği üzere, kutsal alanın sanılanın aksine nehir tanrısı Eurymedon’a değil, Meter Theron Vegeinos’a, diğer bir deyişle ana tanrıça Kybele’ye adanmış olmasıdır.

***

   Dışarıda yakıcı yaz sıcağı hüküm sürerken, mağaranın eşiğinde hissedilen serinlik adeta başka bir dünyaya geçiş kapısıdır.

   Bu ani sıcaklık değişimi, daha ilk anda Zindan Mağarası’nın doğayla kurduğu güçlü ilişkiyi hissettirir.

***

   Mağara girişinde siyah, beyaz ve kırmızı taş tesseradan yapılmış Eurymedon (Köprü Çayı Tanrısı) başı, iki yanında yunus motifi, altta ve üstte kanatlı uçan erkek motifleri olan mozaikler bulunmaktadır.

***

   Yaklaşık 765 metre uzunluğundaki Zindan Mağarası’nın 500 metrelik bölümü ziyaretçilere açıktır.

   Özenle yerleştirilmiş yürüyüş platformları ve aydınlatmalar sayesinde mağara güvenli bir şekilde gezilirken, loş ışıklar mağaranın gizemli atmosferini korumayı başarır.

   Mağaranın tavanından sarkan ince sarkıtlar ve yerden yükselen dikitler, binlerce yıl boyunca damla damla akan kireçli suların sabırlı ürünüdür.

   Bazıları zarif, ince, bazıları ise ağır sütunlar halinde yükselir.

***

   Rehberlerin anlattığına göre bu oluşumların her biri, yüzyılların sessiz tanığıdır.

   Ziyaretçiler ise bu şekillerde kendi hayal dünyalarına göre anlamlar bulur; kimi bir perde görür, kimi donmuş bir şelale, kimi de dev bir mantar.

***

   Zindan Mağarası’nı benzerlerinden ayıran en önemli unsurlardan biri, içinden geçen yeraltı çayıdır.    

   Mağaranın derinliklerinde sessizce akan bu su, antik çağlarda kutsal kabul edilmiştir.

   Roma döneminde mağaranın, tapınma ve arınma amaçlı kullanıldığı bilinir.

   Bazı bölümlerde bu döneme ait izlere rastlamak mümkündür.

   Bu durum, Zindan Mağarası’nı yalnızca doğal bir oluşum olmaktan çıkarıp tarih ile doğanın iç içe geçtiği özel bir mekân hâline getirir.

***

   Mağaranın adı ilk bakışta ürkütücü çağrışımlar yapsa da, bu isim geçmişteki kullanım biçimlerinden gelir.

   Rivayetlere göre Zindan Mağarası, bir dönem sığınak ya da cezaevi olarak kullanılmıştır.

   Dar geçitler, yüksek tavanlardan yankılanan ayak sesleri ve derinlik hissi, bu rivayetleri zihinde canlandırmayı kolaylaştırır.

   Ancak bugün mağara, karanlık hikâyelerden çok, düzenli yapısı ve etkileyici atmosferiyle huzur veren bir keşif alanıdır.

***

   Yılda ortalama 10 bin kişinin ziyaret ettiği Zindan Mağarası gezisi ortalama 30–45 dakika sürer.

   Hafif iniş ve çıkışlar içeren yürüyüş rotası, her yaştan ziyaretçinin rahatlıkla gezebileceği şekilde düzenlenmiştir.

   Yüksek nem oranı ve serin hava nedeniyle yaz aylarında bile ince bir ceket almak faydalı olabilir.

***

   Zindan Mağarası, bölge turizmi açısından da önemli bir yere sahiptir.

   Isparta denildiğinde akla genellikle gül bahçeleri gelse de, mağaralar gibi doğal oluşumlar kentin turizm değerini artırmaktadır.

   Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Zindan Mağarası, Aksu ilçesine hareketlilik kazandırmakta; konaklama, yeme-içme ve yöresel ürünler açısından bölge ekonomisine katkı sağlamaktadır.

***

   Mağara önünde antik açık hava tapınağı yer alır.

   Bu alandan erken Helenistik dönemden Selçuklu Hanedanına kadar uzanan buluntular çıkarılmıştır.   

   Mağara girişinin karşısındaki tepenin üzerinde Manastır Kilisesi kalıntıları yer alır.

***

   Eurymedon Açık Hava Tapınağı ve Tarihi Roma Köprüsü de Zindan Mağarası’nın yakınlarında bulunmaktadır.

   Bu durum da mağaraya ayrı bir cazibe kazandırmaktadır.

   Mağara, Kültür Bakanlığı, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15.6.1988 ve 307 Nolu Kararı ile Doğal ve Arkeoloji Sit Alam olarak tescil edilmiştir.

***

   Mağara turizmi, doğaya zarar vermeden sürdürülebilir turizm anlayışının da güzel bir örneğini sunar.

   Mağaralar, bulundukları bölgelerde turizmi dört mevsime yayma potansiyeline sahiptir.

   Yazın serinliği, kışın ise değişmeyen iç sıcaklığı sayesinde her dönemde ziyaret edilebilen bu doğal yapılar, alternatif turizm arayan gezginler için cazip duraklar haline gelir.

   Zindan Mağarası da bu yönüyle yalnızca Isparta’nın değil, Türkiye’nin önemli mağara turizmi noktalarından biri olma özelliğini taşır.

***

   Mağara gezisinin ardından Aksu ve çevresini keşfetmek, yolculuğu daha da anlamlı kılar.

   Köylerinin sakinliği, yöresel lezzetlerin sadeliği ve doğayla iç içe geçen yaşam, ziyaretçiye kısa ama etkili bir kaçış sunar.

   Zindan Mağarası, bu bütünün merkezinde yer alarak doğa, tarih ve kültürü tek bir rota üzerinde buluşturur.

   Mağara, hem görsel zenginliği hem de tarihî arka planıyla meraklılarını kendine çeken bir durak.

Bu yazı toplam 792 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar