YENİDÜZEN ve gazetecilik
Kitaplara bakacak olursak, ‘Gazetecilik’, toplum için önemli olan olay, gelişme ve bilgileri araştırma, doğrulama ve tarafsız biçimde kamuoyuna aktarma faaliyetidir.
-*-*-
Gazeteciler ne yapar?
-*-*-
Yine en basit anlatımla haber kaynaklarını araştırır, farklı kişilerden bilgi toplar, bilgilerin doğruluğunu kontrol eder ve bunları gazete, televizyon, radyo, internet veya sosyal medya gibi araçlarla yayımlar.
-*-*-
Bilgilerin doğruluğu çok önemli!
Doğru bilgi güvenilir bilgidir!
-*-*-
Ve haliyle gazetecilik sonuçta, doğru ve güvenilir bilgiyi kamuoyuna ulaştırma mesleğidir…
Gazetecilik ‘kahramanlık; gazeteci de ‘kahraman’ değildir…
-*-*-
Gazetecinin temel amacı kendisini değil, haberi ve kamu yararını öne çıkarmaktır…
-*-*-
Ben, ben, ben!!!
Değil!
-*-*-
Haber, haber, haber!
-*-*-
Haaa yorum da yapacaksan, yap!
Ama ben, ben, ben illa ki de ben vallahi de ben olmaz!
-*-*-
Gazeteci yıldız değildir, artist değildir, kurtarıcı değildir, vakıf çalışanı iyilik gönüllüsü de değildir!
-*-*-
Elbette gazetecinin hiç görünmemesi gerekir dediğim yok!
-*-*-
Özellikle televizyon haberciliğinde veya röportajlarda gazeteci olayın aktarılmasında görünürdür ama yine de haberin önüne geçmemelidir…
-*-*-
İyi gazeteci, haber ile kişisel görüşünü birbirine karıştırmaz… Yorum yazan bir köşeciyse durum değişebilir!
-*-*-
Gazeteci, dikkati kendisine çekmek için çırpınmaz… Okuru veya dinleyici ya da izleyiciyi anlattığına, habere, yazdığına çekmek için uğraşır!
-*-*-
Doğruluktan şaşmaz - taraflı olabilir elbette ama orada da aşırılık iyi değildir…
-*-*-
Bir kişi, yazdıklarından veya ürettiklerinden önde olamaz…
Gazeteci, haberin önüne geçmez…
Gazeteci tabii ki görünür olmalıdır ama haberci olarak değil…
-*-*-
Gazeteci ile ürettikleri arasında denge çok önemlidir…
-*-*-
Eğer gazeteci kendi görüşlerini, kişiliğini veya şöhretini haberin önüne koyuyorsa “ben-merkezli gazetecilik” ifadesi de kullanılabilir. Ben yaptım, ilk ben yazdım, sadece ben yazdım demek, bir gazeteci için utanılması gereken bir mesleki etik hatta ahlak sıkıntısıdır!
-*-*-
Türkiye’de mesela ciddi sayıda “Züppe gazeteci” vardır!
-*-*-
Yani kendini üstün, seçkin veya ayrıcalıklı göstermeye çalışan; gösterişçi ve kibirli bu tiplere ‘gazeteci’ demek doğru değildir…
-*-*-
Kendini diğer insanlardan üstün gören, gösterişçi bir üslup kullanan, haberinden çok kendi imajını öne çıkaran, özellikle meslektaşlarından kopuk kişiler züppe gazetecilerdir…
-*-*-
40 yıldır bu işi yaparım…
Çok farklı medya organında çalıştım…
-*-*-
Bu işi, çok az maaş ve çok aşırı özveriyle yapan elbette çok insanla tanıştım…
-*-*-
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; meslek onuru, meslek gururu, meslek etiği, meslek sevgisi gibi çeşitli açılardan değerlendirecek olursak, genç arkadaşlarım Mert Özdağ, Meyil Adakul ve Ertuğrul Senova yönetimindeki YENİDÜZEN ve Sim TV’nin 15- 20 kişilik kadrosu ‘ÖRNEK’tir…
-*-*-
Bu gazete ve bu televizyon kanalının maddi sıkıntıları elbette birçok medya kurumundakinden de bir hayli fazladır…
Çünkü arkalarında büyük patronların çok büyük maddi olanakları da yoktur…
-*-*-
Ve evet bu gazete ve TV kanalı, yaşamlarından özellikle maddi anlamda feragat etmiş inançlı ve düzgün gençler sayesinde ayaktadır…
-*-*-
Ayakta olmanın da ötesinde, mesleği gerektiği gibi yapmaları, içinde olduğumuz dönemin en zor işidir ve onlar bu işi çok iyi başarmaktadır…
-*-*-
Evet, bu gazete ve üç kanalının CTP ile yakınlığı - ilişkisi elbette inkar edilemez…
-*-*-
Bu gazete ve TV’nin güvenilirliği ve kalitesinde çalışan herkesin katkısı fazladır ama Cenk Mutluyakalı ve Sami Özuslu’nun emeklerini de selamlamamak olmaz…
-*-*-
YENİDÜZEN ve Sim FM - Sim TV, ülkenin ve mesleğin ayakta kalan en onurlu kurumlarıdır…
-*-*-
Emeği geçen herkese sevgilerimle…

Tatil – turizm – çözüm!
Tatil dinlenmektir!
Tatil bir insan hakkıdır!
Ve tatil herkesin yapması gereken bir rahatlama seansıdır!
-*-*-
Larnaka’dan yurt dışına uçtuk…
-*-*-
Nereye gidelim?
-*-*-
Vakit çok yok!
Mesafe kısa olsun, fiyat uygun olsun!
-*-*-
Tarih olsun!
Biraz deniz, biraz yemek!
O kadar!
-*-*-
Ege adaları mesela; en uygunlar arasında!
-*-*-
Küçük!
Kolay gezilebilen!
Güvenli!
Temiz!
Gitmek de çok kolay!
Ucuz!
-*-*-
Neden anlatıyorum?
-*-*-
Başaramadık!
-*-*-
Bu yüzden yazmaya çalışıyorum; KKTC’yi siyaseten tanıtmak için BM’de konuşma yapıp, bir tek devleti bile ikna edemeyeceğinize, bu işe asılın…
-*-*-
Bu işe asılmanın yolu da siyasi çözümsüzlük için “tanıtma” yalanına veya yalan çağrısına yatmak değil; siyasi çözümle birlikte, tüm Avrupa’ya, Kuzey Kıbrıs’ın, uygun bir turizm adası olduğunu anlatmaktır!
-*-*-
Efendim, Erdoğan BM’de yine tarihi çağrı yapmış!
Tamam da sonuç?
Sıfır!
-*-*-
Bu arada belirteyim, tatildeyim!
Pazar dönerim!
-*-*-
Nerede mi?
Yazacağım!






