1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Seçim Deyince Korkularından Nelere Sığınıyorlar…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Seçim Deyince Korkularından Nelere Sığınıyorlar…

A+A-

Hükümet partileri henüz daha genel seçim tarihini belirleyemedi… Tuhaftır ki kazanacakları iddiasındalar ve kazanacakları seçimin tarihini belirleyemiyorlar; öyle bir heyecanları yok, korkuları kesin ve çok… Ve tutturdular bir kendilerine ezberlettirilen “CTP hükümete gelirse yaşanacak olumsuzluklar” teranesidir giderler…

Son örnekler…  Hafta içinde Kıbrıs Postası TV'de Gökhan Altıner'in Sabah Postası isimli programına konuk olan iki bakan, Sn. Arıklı ve Sn. Berova’nın söyledikleri hep bu minval üzerine kurulmuş: Halkı seçimden sonra işbaşına geleceği kesin olan CTP hükümetine karşı korkutmak… Özet olarak söyledikleri not edelim…

Sn Arıklı diyor ki KKTC bütçesinin %25-30’u Türkiye’den gelen kaynakla dönüyormuş, dolayısıyla Türkiye’nin tercih ve hassasiyetleri göz ardı edilemezmiş. Ayrıca, Ankara’nın bilgisi dahilinde ve katkılarıyla, her ay birkaç milyar TL borçlanarak idare ediyorlarmış; Türkiye onay ve olur vermese şube bankaları Maliye’nin açtığı ihalelere girmeyecekmiş ve dolayısıyla da kamuda maaş ödemeleri mümkün olmazmış… CTP hükümete gelirse Türkiye ile ters bir ilişki içinde olması halinde şube bankalarından borçlanma imkânı olmayacak ve bu nedenle kamu maaşlarının ödenmesinde sorun çıkacakmış. Ve veciz söylem: “Halk bir tepkiyle CTP’yi hükümete getirebilir ancak mevcut tavırla iktidar olamayacak; hükümet olmak başka şeydir, iktidar olmak başka şeydir. CTP bu tavrını sürdürürse 2-3 ay sonra yeni bir erken seçim konuşulabilecek.”

Sn Arıklı’nın önemsediği kamu maaşlarını ödemek; özel sektörün çalışanı, çalıştıranı onun umurunda değil. Onun için hükümet kamu maaşlarını ödemek için vardır… Türkiye’nin KKTC’deki şube bankalarından borçlanarak ödüyorlarmış, şube bankalarının da KKTC hükümetine borç vermesi Ankara hükümetinin izni ile olası imiş… Neden?! Çünkü o bankaların KKTC devletine verdiği toplam borç bankacılık yasalarına göre limitleri çok ve çoktan aşmıştır ve TC Merkez Bankası, KKTC’deki şube bankalarına bu nedenle bir yasal takibat yapmayacağını bildirerek kredilerin verilmesini sağlıyor. Sn. Arıklı bu olguyu Ankara’nın katkısı olarak lanse ediyor ve CTP hükümete gelince Ankara’nın bu katkıyı vermeyeceğini çünkü CTP hükümetinin Ankara ile ilişkilerinin iyi olmadığını söylüyor. Ve diyor ki, CTP hükümet olabilirmiş ama bu nedenle iktidar olamayacakmış. Nereden biliyor?! Kendilerinden; hükümettedirler ama iktidarda değiller… Halkta yaygın bir söylem var ya, TC Büyükelçiliği değil, valiliktir diye… İktidar ‘Vali’de, ‘ValideVatan’ın valisinde…

Sn Berova’nın söylediklerine gelince… CTP'nin seçim öncesinde ortaya koyduğu söylemlerin somut bir yol haritasına dayanmadığını, proje bazlı çalışmalarını veya mevcut ekonomik sorunları nasıl çözeceğine ilişkin planlarını kamuoyuyla paylaşmadığını, nasıl çözeceklerini ifade etmediklerini, dolayısıyla da olası bir CTP iktidarında kamu maliyesinin ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını ve üç ay sonra maaş ödeyememe riskinin dahi ortaya çıkacağını söyledi. Ayrıca Sn. Berova, Meclis'teki konuşmaları dinlediğinde CTP'nin hayata geçirmek istediği politikaları anlamakta zorlanıyormuş. Ve Sn Berova çok ilginç bir şey daha söyledi: Son dört yılda hayata geçirdikleri mali reformlar ile mali disiplini güçlendirmişler, devletin gelirlerini kalıcı olarak artırmışlar, kayıt dışı ekonomiyle mücadele çalışmalarını da hızlandırmışlar.

Sn. Berova’nın CTP’nin mecliste söylediği politikaları anlamakta zorlanması doğaldır; kendisinin bilmediği konuları konuşuyorlar… Sn. Arıklı gibi o da CTP’nin kamu maaşlarını ödeyemeyeceğini söylüyor; bir ağızdan konuşmak üzere ezber verilmiş kendilerine… İllaki de CTP hükümete gelince mali-ekonomi politikalarının ne olduğunu, ne yapacaklarını. Şimdiden anlatsınmış. Zaten anlamayacak (kendisi öyle diyor), niye anlatmalarını istiyor ki?! CTP, şimdiki hükümetin yaptıklarını yapmayacağını söylese yeterlidir; vatandaş CTP’nin hükümette ne yapacağını net olarak anlar ve ”Oylar CTP’ye” der.

Sn. Berova her halde halkın aklı ile dalga geçmek istiyor ki son dört yılda devletin gelirlerini kalıcı olarak artırmışlar diyor… Öyle ise niye her ay maaşları ödemek için birkaç milyar TL borçlanıyorsunuz?! Yalan ise, Sn. Arıklı’nın yalancısıyız; o öyle dedi… Her ikisinin dediği de doğru ise, her ikisinin de demediği bir bilgi var: Devletin giderlerini öyle bir artırmışlar ki artırdıkları gelir de yetmiyor ve borçlanıyorlar… Gider artışları nereye? Artan partizan istihdamlarına, Ercan işletmecisine vergi affına, üç kuruşluk işin ihalesini on üç kuruşa ihale etmeye ve bilemediğimiz daha başka kara deliklere… Bir tabir var ya, “Hırsızın nereden gireceğini kestirmezsiniz”, işte öyle bir şey… Ve ekleyelim; belli ki Maliye Bakanı Sn. Berova da Sn. Arıklı gibi hükümet görevini kamu maaşlarını ödemek odağında görüyorlar; gerisi ne hali varsa görsün demeye getiriyorlar…

Gelelim her ikisine de ezberlettirilen “CTP’nin Türkiye ile ilişkileri iyi değil; kamu maaşlarını ödeyemeyecek” söylemi ile korku salımına… Erhürman’ın Dörtlü Koalisyon Hükümeti Türkiye’den hiç katkı almadı, borçlu devraldığı hükümet bütçesini de fazlalıkla (artıda) devretti; TSK’nın yükümlülüğü olan GKK maaşlarını o hükümetin ödediğini de unutmayalım. Türkiye hükümeti ile ilişkileri sadece itaat-biat olarak kabullenenler, Türkiye Büyük Elçisini vali görüp iktidar olmayıp hükümette kalmayı tercih edebilirler; o tercihlerinin yarattığı düzen de bugün KKTC’de yaşanan düzendir. Övünülecek, gurur duyulacak neresi var diye sokaktaki yurttaşa sorsanız “Hiç” cevabını alır, batık ekonomiden, yitik iç güvenlikten, katil-kanara cehennemine dönmüş olmaktan, kara para aklama yeri olmaktan, her türlü kaçakçılığın, yolsuzluğun, uyuşturucu ticaretinin, mafyaların ve daha nice kötülüklerin, çirkinliklerin ve siyasi kokuşmaların, rezilliklerin, rüşvetlerin listesini verecek size… Ve bunlar “Şimdikiler devam ederse şöyle, şöyle olacak” gibi korkutma ezberi değil, yurttaşın uzunca süreden beri bunlarla yaşadıklarının listesidir.

Ve bütün bunların müsebbipleri de kendilerine ezberlettirilen “CTP hükümete gelirse kamu maaşlarını ödeyemeyecek” klişesi ile konuşan siyasi temsilcilerdir. Seçim deyince bunlara sığınıyorlar çünkü biliyorlar ve korkuyorlar ki seçimi çok kötü kaybedecekler ve dahi yargılanacaklar… Korkuyorlar, korkacaklar, korksunlar; korktukları gerçekleşecek, yakındır. Ve yakın geleceğin güzel günleri, Türkiye ile karşılıklı saygı ve güvene dayalı eşgüdüm içinde sürdürülecek ilişkilerle yaşanacak

Bu yazı toplam 373 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar