1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Sayın Hakan Fidan, teori ve pratik!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Sayın Hakan Fidan, teori ve pratik!

A+A-

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu… 

-*-*-

Fidan, kibar bir dille "Bizim için çözüm, şu anda esas itibarı ile iki devletli çözümün tanımasıdır. İdeal çözüm bu. İdeal çözüm, iki devletli çözümün hayata geçmesi. Yani Rumların da Türklerin de kendilerine ait devletlerinin olduğu bir yapı ve bu iki devletin de adada birbirleriyle barış ve huzur içerisinde yaşamaları, hem adanın refahına katkı hem de bölgesel barışa ve istikrara katkı içerisinde bulunmaları. Bizim durduğumuz yer bu” dedi…

-*-*-

İki devlet!

Güney’de Kıbrıs Cumhuriyeti, Kuzey’de yüksek bir olasılıkla “Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti” veya “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”…

-*-*-

İsmi önemli değil!

-*-*-

Önemli olan mesela “Vatandaşlık”tır!

-*-*-

Gerçekten samimi olarak sormak istiyorum, “Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşı” sıfatı ile elinde olan kimlik ve pasaportun avantaj ya da avantalarından yararlanan kaç kişi, Sayın Fidan’ın yüzüne “Efendim, bu pasaportu veremeyiz” diyebilir!

-*-*-

Sosyal medyada iki – üç Fidan destekçisi yorum okudum…

Yazılanların veya Fidan’ın söylediklerinin neredeyse tamamına katılıyorum!

Evet, yan yana yaşayalım…

Evet, iş birliği yapalım…

-*-*-

Hatta yüzde yüz katılır ve derim ki, evet Sayın Fidan’ın dediği gibi, "… Biz hep şunu gördük, yani Rum kesimi hiçbir zaman için Türklerle eşit güç paylaşımına, otorite paylaşımına, refah paylaşımına, devlet paylaşımına gitmeyecek. Bu iki iki daha dört kesinliğinde bir konu. Adamın elinde şimdi bir devlet var, Avrupa Birliği'ne üye olmuş. BM'de temsil ediliyor, bütün menfaatlerden o yararlanıyor, şimdi bunu gidip bir başkasıyla paylaşacak. Bunun yalan olduğunu kendileri de biliyor, biz uluslararası topluma sorduğumuz zaman onlar da biliyor. Böyle bir yalanı devam ettirmek rasyonel bir şey değil”…

-*-*-

Yüzde yüz hemfikirim Sayın Fidan ile!

Doğrudur, Rum egemenler, devlet sahibidir ve sana “gel bu devlette yaşa” demektedir falan da kafam şuraya takılı; “en fanatiğinden Türk milliyetçimiz, en yağlı yağcımız” dahil olmak üzere, o mavro yerimo vatandaşlık – pasaporttan kim vazgeçecek?

-*-*-

Hakan Fidan’a ailecek şükranlarını sunan bir kardeşimin sosyal medya paylaşımını okudum; evlatları “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı olarak eğitim aldı…

Almaya da devam ediyor…

-*-*-

Sayın Fidan’ın bahsettiği Kuzey’deki yeni devlet mesela anında AB tam üyesi mi yapılacak ki bu evlatların bedava okuma şansı sürsün?

Basit bir örnek!

-*-*-

Diyecekler ve diyeceksiniz ki “pasaport hakkımdır aldım!”

Hah, ben de onu diyecektim!

O haktan nasıl ve neden vazgeçelim ki!

-*-*-

Gerçekten Sayın Fidan’ın anlattıklarında çok da karşı çıkacağım veya polemiğe girilebilecek konu yoktur!

-*-*-

Ama yeni kurulacak olan, kimsenin tanımadığı ve tanımayacağı bir devletin yurttaşı olmak, bana ne sağlayacak?

Bu soru önemli!

AB, altı dakikalık bir düşünme süresi sonrası, Kuzey’deki egemen – eşit devleti tam üye mi yapacak?

-*-*-

Haaaa nüfusumuz değişti, Kuzey’de yaşam süren Türklerin yüzde 80’i zaten “Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı değil ve olamaz ki!” diyebilirseniz… Bunu derseniz, size olan saygım on kat artacaktır!

-*-*-

Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Vatandaşlık avantajının ötesinde, “toprak” nasıl çözülecek?

-*-*-

Ada üzerinde ikinci bir devlet kurarsak ve bunun için de referandum yapılması gerekirse, Rumlar, Girne’den, Omorfo’dan, Karava’dan, Maraş’tan, Lapta’dan, Mirtu’dan, Trigomo ve Digomo’dan, Karpaz’dan, Yalusa’dan, Lisi’den feragat mı edecek yoksa parasını mı alacak?

-*-*-

Gelin, daha önce de kabul ettiğimiz gibi; iki bölgeliliğin seviyesini çok daha yukarı çekelim!

İtirazım yok!

Gelin bunun için müzakere edelim!

Şikayetim de yok!

-*-*-

Gelin sudan, enerjiden, güvenlikten, ticaretten, turizmden birlikte faydalanalım ama en basit ifadeyle bizi “havada asılı” bırakmayın Sayın Fidan!

-*-*-

Ayrı – eşit ve egemen devleti kimse desteklemez!

İçte bağımsızlık veya egemenlik seviyesi yükseltilmiş ama tek vatandaşlık içeren bir federal model daha uygundur!

-*-*-

Federal kelimesi çok dokunuyorsa, adını değişelim “Şalgam Modeli” diyelim!

-*-*-

Bakın, tekrar söylüyorum…

Bir sürü yalaka, cıvık, salya şimdi yine bana saldıracak!

Eyvallah!

-*-*-

Dediğim şudur; Sayın Fidan’ın söylediklerine saygım var ama Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki -  en başta vatandaşlık hakkımı - terk etmek söz konusu olamaz…

-*-*-

Bunun da “vatan hainliği” ya da benzeri propagandik ve de dandik suçlamalarla karalanması komik bile değildir…

-*-*-

En “Ortodoks Türk milliyetçisi Kıbrıslı Türk” mutlaka bu vatandaşlıktan yararlanıyor, yararlandı, torunları da yararlanacak, torun çocukları da!

-*-*-

Mesele Türk veya Rum olmak değildir…

Mesele Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı olarak Avrupalı gibi yaşayabilmektir…

-*-*-

Sayın Fidan diyor ki, "… Rum kesimi kendi devlet olmaktan kaynaklı haklarını Kıbrıs Türklerinin uluslararası toplum tarafından gelebilecek bütün menfaatlerini engellemede kullanılıyor. Ticarette, ulaşımda, bütün bunları engelliyor"…

-*-*-

Bu ifade çok acı itiraftır aslında…

Rum kesimi eğer bunu başarıyorsa, buna karşı durması gerekenler başarısızdır değil mi?

-*-*-

Sayın Fidan diyor ki, “… Kıbrıs Türklerinin neden devlet kurduğunun ve haksız izolasyonlara maruz kaldığının yeni jenerasyona iyi ve tekraren anlatılması gerekir…”

-*-*-

Hemen anlatalım Sayın Fidan; sizin meşhur Mümtazlarınız, Soysallarınız, Erollarınız, Manisalılarınız falan vardı bir zamanlar… Rauf Denktaş beyin baş danışmanları… Baktılar gördüler ki KTFD Anayasası’nda sadece iki dönem devlet başkanlığı öngörülüyor; hoooop bağımsız olduğunu iddia ettikleri bir devlet ilan etme gereği duydular… Bunu da ben bir yerimden uydurmadım, sizden önce aynı makamda bulunan İlter Türkmen beyefendinin itirafıdır…”

-*-*-

Teoride Sayın Fidan neredeyse yüzde 100 haklı olabilir.

Hatta haklıdır diyelim…

-*-*-

Peki pratik?

Bir: Bana pasaportunu göster, sana kim olduğunu söyleyeyim!

İki: Üzerine devlet kuracağınız toprak kimindir?

-*-*-

Sayın Fidan; yemin ederim ki belki de birçok konuda görüşlerimiz aynı olmayabilir ama size, hükümetinize ve devletinize saygım sonsuz… Ama bu KKTC’de, size yalakalık edenler içerisinde, o bahsettiğim “pasaporttan” iki saniyeliğine vazgeçecek olan tek bir kişi yoktur… Bu gelişinizde, sizden ricamdır, bana da 30 dakikanızı ayırın… Ama öncesinde, size 30 kişilik bir isim listesi vereceğim; onları huzurunuza çağıracak ve pasaportlarını iade etmelerini isteyeceksiniz!

-*-*-

Mizacınız biraz sert, sizi hiç yakından görmedim ama öyle biraz daha yüzünüzü sertleştirin, kaşları hafif çatın, Kıbrıslı deyişiyle “görün gardaccığım alemi oraşda!”…

-*-*-

“Bir kahraman korkudan nasıl dona sıçar” filmini birlikte göreceğiz! Pratik ve teori çok farklı efendim… Saygılarımla…

at9phetckvdivrhnugrti3miwpcfx5h9.jpeg

Bu yazı toplam 512 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar