1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Prag’ın Hayaletleri
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Prag’ın Hayaletleri

A+A-

Prag’ta sisli bir sabahın erken saatlerinde taş kaldırımların üzerine usulca sokaklarında yürürken, insanın aklına binbir türlü masal hikâyeleri geliyor.
İlk bakışta gotik kuleleri, barok cepheleri ve masallardan çıkmış siluetiyle büyüleyen bu şehir; geçmişin hâlâ canlı kaldığı, hikâyelerin sokaklarına sinmiş olduğu bir yer olarak kendini gösteriyor. 

***
Prag’da şehri adımlamak, yalnızca bir şehri gezmek değil; aynı zamanda tarihin, efsanelerin ve hatıraların içinde dolaşmaktır.

***
Orta Avrupa’nın kalbinde yer alan Prag, yüzyıllar boyunca krallıkların, imparatorlukların ve savaşların kesişim noktası oldu.
Özellikle Orta Çağ’da Kutsal Roma İmparatorluğu’nun önemli merkezlerinden biri haline gelen şehir, IV. Charles döneminde ‘Altın Çağı’nı yaşamıştır. 
Bugün hâlâ ayakta olan köprüler, kaleler ve kiliseler bu dönemin izlerini taşır.

***
Ancak Prag’ın tarihi sadece ihtişamlı yapılarından ibaret değildir. 
1618'den 1648'e dek süren ve Avrupa tarihinin en yıkıcı savaşlarından birisi olan, savaş sonucunda tahminen 4,5 ila 8 milyon arasında kişinin öldüğü Otuz Yıl Savaşları, salgın hastalıklar ve siyasi entrikalar şehrin ruhuna derin izler bırakmıştır. 
Bu yüzden Prag’da geçmiş yalnızca tarih sayfalarında kalmaz; gece karanlığına, sokaklara, sisin içine ve sessizliğin derinliklerine karışır.

***
Vltava Nehri’ne doğru ilerlediğinizde karşınıza çıkan Karl Köprüsü, şehrin en ikonik yapılarından biridir. 
Gündüzleri kalabalık ve canlı olan bu köprü, gece olduğunda bambaşka bir atmosfere bürünür. 
Gece karanlığında yükselen heykeller ziyaretçilerine garip bir yalnızlık hissi verir.

***
Burada dolaşırken, yalnız olmadığınızı düşünmek zor değildir. Çünkü bu köprü, efsanelere de konu olmuştur. 

***
Prag’ın en bilinen efsanelerinden biri Karl Köprüsü çevresinde anlatılır. 
Rivayete göre bir zamanlar saygın bir Tapınak Şövalyesi olan bir adam, aşk uğruna yeminini bozmuş ve bunun bedelini başı kesilerek ödemiştir. 
Ancak hikâye burada bitmez.
Geceleri, beyaz atının üzerinde dolaştığı söylenen bu şövalye, kesik başını kucağında taşır. 
Onu görenlerin köprünün ortasında aniden esen bir rüzgârla ürperdiği anlatılır. 
Efsaneye göre ruhu ancak korkusuz birinin onu durdurmasıyla özgür kalacaktır. Ancak bugüne kadar kimse bunu başaramamıştır.

***
Şehrin yukarısına doğru ilerlediğinizde, görkemiyle dikkat çeken Prag Kalesi karşınıza çıkar. 
Tarih boyunca kralların ve şehri yönetenlerin yaşadığı bu kale, şehrin karanlığından daha karanlık bir hikâyeye de evsahipliği yapar.


Rivayete göre, kalenin koridorlarında dolaştığına inanılan “Beyazlı Kadın”, trajik bir geçmişe sahip bir soylunun ruhudur. 
Onu görenlerin ya büyük bir felaketle ya da beklenmedik bir mutlulukla karşılaşacağı söylenir. 
Bu yüzden bazıları onun bir uyarı, bazıları ise bir haberci olduğuna inanır.
Ürpertici...

***
Prag’ın en mistik bölgelerinden birisi de Eski Yahudi Mahallesi’dir...
Bu mahalle dar sokakları ve tarihi sinagoglarıyla dikkat çeker. 
Ancak burayı asıl ünlü yapan şey, yüzyıllardır anlatılan bir efsanedir.
Golem Efsanesi...
Haham Rabbi Judah Loew’un halkını korumak için kilden bir yaratık yaptığına inanılır. 
“Golem” adı verilen bu varlık, başlangıçta şehri tehditlerden korur; ancak zamanla kontrol edilemez hale gelir. 
Rivayetlere göre Golem’in bedeni hâlâ bir sinagogun tavan arasında saklıdır. 
Bu hikâye, Prag’ın yalnızca tarihi değil, aynı zamanda mistik yönünün de ne kadar güçlü olduğunu gösterir.

***
Ve Kara Şövalye (Demir Adam) Efsanesi...
Prag’ın en trajik hikâyelerinden biri Kara Şövalye’ye aittir. 
Savaştan döndüğünde sevdiği kadının kendisine ihanet ettiğini düşünen bir adam, öfkeyle yanlış kararlar alır. 
Sonunda hem karısını hem de kendisini öldürür.
Bugün onun ruhunun bir heykelin içinde hapsolduğu ve insanlara aceleyle verilen kararların sonuçlarını hatırlattığı söylenir.

***

Černín Sarayı’ndaki Kontes Efsanesi, kibir ve bencilliğin bedelini anlatır. 
Söylentilere göre zengin bir kontes, halkı açlıktan ölürken lüks içinde yaşamaya devam eder. 
Bu yüzden şeytanlar tarafından cezalandırılır ve cehenneme sürüklenir.
Bugün bile sarayın çevresinde gece yarısı çığlıklar duyulduğu iddia edilir.
Ben çığlık, dalan duymadığımı da buradan yazmalıyım...

***
Diğer bir efsane de Aziz Agnes Manastırı’nda geçiyor...
Aşk uğruna hayatını kaybeden genç bir kadının ruhu, manastır çevresinde dolaşır. 
Onu görenler bazen neşeli, bazen ise gözyaşları içinde olduğunu anlatır. 
Sanki ruhu, yaşadığı duygular arasında sıkışıp kalmıştır.

***
Karlova Caddesi’nde anlatılan bir hikâye de, insanın açgözlülüğünün nelere yol açabileceğini gösterir. Daha fazla zenginlik isteyen bir berber, okült güçlere yönelir. Ancak bu arayış, ailesinin dağılmasına ve trajik bir sona yol açar. 
Rivayete göre ruhu hâlâ sokaklarda dolaşmaktadır.

***
Vyšehrad bölgesi de, doğaüstü hikâyeleriyle ünlüdür. 
Burada dolaştığı söylenen bir asker, öldüğünü kabul edemeyen bir ruhtur. 
Üniformasıyla hâlâ devriye gezer ve bazı anlatılara göre askerleri korkutarak ölüme sürükler.

***
Peki bu kadar çok hayalet hikâyesi neden Prag’da ortaya çıkmıştır?
Bunun cevabı, şehrin tarihinin derinliklerinde saklıdır. 
Savaşlar, salgınlar ve trajedilerle dolu bir geçmiş, insanların açıklayamadığı korkuları hikâyelere dönüştürmesine neden olmuştur. 
Hayaletler, belki de unutulmamak isteyen anıların birer yansımasıdır.

Bu yazı toplam 274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar