Komisyon yaşıyor ama "nefes darlığı" çekiyor
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun, “Kıbrıs sorununun çözümünden sonra iade” şartıyla Güzelyurt’taki bir dosyayı sonuçlandırdığını biliyor musunuz?
Sanırım bu bir ilk…
Kıbrıslı Rum bir mülk sahibinin başvurusu, böylesi bir uzlaşıyla tamamlandı.
Taşınmazın iadesi kabul edildi ancak uygulama kapsamlı çözüm sonrasına bırakıldı.
Bir başka ilk de Maraş’ta yaşandı.
Kapalı Maraş’taki bir başvuru dosyası görüşüldü, karara bağlandı ve tazminat ödendi.
Elbette önünde hâlâ 582 Maraş dosyası var Komisyon’un…
Ancak yaklaşık iki yıllık süreç sonunda ilk sonuç üretildi.
Yeni dosyalar da masada…
Avrupa Konseyi kararıyla yeniden gündemde
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin son kararından sonra gözler bir kez daha Komisyon’a çevrildi.
Belki de iyi oldu…
Çünkü Kıbrıs’ta mülkiyet gerçeği kimi zaman unutuluyor.
Oysa...
Bir dosyada…
Bir mahkeme kararında…
Bir başvuruda…
Bir siyasi krizde yeniden karşımıza çıkıyor.
Bugün itibarıyla Komisyon’a toplam 8 bin 678 başvuru yapılmış.
Bunların 3 bin 288’i sonuçlandırılmış durumda.
Başka bir ifadeyle dosyaların yaklaşık yüzde 38’ine çözüm üretilmiş.
Verilen toplam tazminat kararı ise 660 milyon 533 bin sterline ulaştı.
7 dosyada iade kararı verildi.
2 dosyada takas ve tazminat…
8 dosyada ise iade ve tazminat birlikte uygulandı.
Az mı?
Çok mu?
Buna herkes farklı cevap verebilir.
Ama ortada çalışan bir mekanizma olduğu da inkâr edilemez.
Asıl sorun: Karar var, ödeme yok
Sorun başka yerde…
Karar vermek ile ödeme yapmak aynı şey değil.
Bugün Komisyon’un önündeki en büyük sorun da bu…
Dosyalar sonuçlanıyor ancak ödemeler geriden geliyor.
2022 yılı dosyalarına ilişkin yalnızca bir ödeme yapılabilmiş.
Düşünün…
2022…
2023…
2024…
2025…
2026…
Tazminat kararı almış yüzlerce dosya ödeme bekliyor.
Bu aşamadan sonra mesele artık Komisyon’un değil, Maliye’nin konusu…
Dosyalar sonuçlanıyor, Maliye’ye gönderiliyor ve beklemeye alınıyor.
Taşınmaz mal satışlarından alınan ek vergilerin tazminatlarda kullanılacağı söylenmişti.
Ancak bugüne kadar bu kaynağın ne kadar toplandığına, nasıl kullanıldığına veya hangi dosyalara aktarıldığına ilişkin kamuoyuna açık bir açıklama yapılmadı.
Bu da ister istemez soru işaretleri yaratıyor.
Veçhi: Strazburg izlenimlerimiz olumlu
Geçtiğimiz günlerde Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanı Növber Ferit Veçhi ve Başkan Yardımcısı Oktan Türe ile bir araya geldim.
Doğal olarak siyasi değerlendirme yapmıyorlar.
Ancak Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin son kararını “siyasi” olarak gördüklerini de saklamıyorlar.
Başkan Veçhi, kısa süre önce Strazburg’da 25 ayrı delegasyon ve Konsey sekreteryası ile görüştüklerini anlatıyor.
Kendi ifadeleriyle, görüştükleri taraflar Komisyon’un faaliyetlerinden memnun.
Daha da önemlisi, son dönemde yapılan bazı hukuki düzenlemelerin de süreci hızlandıracağını düşünüyorlar.
Bu değişiklik önemli
Bunlardan biri Yüksek Mahkeme’nin yaptığı tüzük değişikliği…
Normalde bir başvuru geldiğinde İçişleri Bakanlığı’ndan ilgili taşınmaza ilişkin araştırma raporu isteniyor.
Savcılık da görüş sunuyor.
Fakat kimi dosyalarda bu raporlar yıllarca gelmedi.
Hatta 2011’den beri bekleyen raporlar bulunduğu söyleniyor.
Başvuru sahipleri ise bu gecikmeler nedeniyle müdafaa dosyalıyor.
Dosyalar yeniden erteleniyor ve süreç uzadıkça uzuyor.
Yeni düzenlemeyle artık dört defadan fazla erteleme yapılamayacak.
Başkana göre bu değişiklik doğrudan başvuru sahiplerinin lehine…
Her hafta 70 ila 80 dosyanın görüşüldüğünü, geçen yıl yaklaşık 600 yeni başvuru yapıldığını da sözlerine ekliyor.
Milyonluk dosyalar
Komisyon’un sonuçlandırdığı bazı sembol dosyalar da var.
Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin eski rektörlük binasına ilişkin dosyada 9 milyon sterlin tazminat ödendi.
Kıbrıslı Rum tanınmış kayropraktik Dinos Ramon'un İskele Boğazı'ndaki oteli için 3 milyon 750 bin sterlin ödendi yine...
Girne Ordu Evi’nin kullanımındaki Rock Ruby Otel dosyasında ise 10 milyon 500 bin sterlin tazminat kararı çıktı.
Yani sistem yalnızca küçük ölçekli dosyalarda değil, yüksek değerli başvurularda da sonuç üretebildi.
Ancak son altı aydır ödeme yapılmaması, bütün bu başarı hikâyelerinin üzerine ciddi bir gölge düşürüyor.
"Takas" derken...
Sohbet sırasında aklıma gelen bir soruyu da yönelttim...
“Bir Kıbrıslı Türk olarak takas için başvurabilir miyim?”
Yanıt net:
Hayır…
Ancak bir yol var.
13/2008 sayılı “yasa” kapsamında, bugün kuzeyde taşınmazı kullanan kişi ile Kıbrıslı Rum mal sahibi uzlaşırsa, ilgili Kıbrıslı Rum mal sahibi Komisyon’a başvurabiliyor.
Belirlenen bedeli şimdiki kullanıcının bizzat ödemesiyle dosya kapanıyor.
Bugüne kadar bu yöntemle çözülen 11 dosya bulunuyor.
Acapulco’nun bir bölümü…
Salamis Bay Otel
Rocks Otel’in sahil kesimi…
Palm Beach’in ön kısmı…
Bu yöntemle çözülen örnekler arasında…
Aslında yalnızca büyük turizm yatırımları değil, sıradan konutlar için de aynı yol açık.
Yani bir gün yaşadığınız evin asıl sahibini bulup uzlaşmanız mümkün…
Mal sahibi Komisyon’a başvurur…
Tazminat belirlenir…
Ödeme şahsen yapılır…
Dosya kapanır…
Komisyon bir köprü
Peki ya tersi?
Bir Kıbrıslı Türk, güneydeki malını verip kuzeyden mal almak isterse?
Yani kuzeydeki malımı “takas” olarak kullanmak istedim.
İşte orada sistem duruyor.
Çünkü güneyde benzer bir mekanizma yok.
Üstelik takas için kuzeyde düşünülen taşınmazın üzerinde herhangi bir kullanıcı bulunmaması gerekiyor.
Dolayısıyla Komisyon tek başına bütün mülkiyet sorununu çözebilecek bir araç değil.
Zaten böyle bir iddiası da yok.
Ama bütün eksikliklerine rağmen önemli bir işlev görüyor.
Güzelyurt’taki “çözümden sonra iade” kararı da…
Maraş’ta sonuçlanan ilk dosya da…
Aslında aynı gerçeği gösteriyor.
Mülkiyet sorunu hâlâ burada…
Kıbrıs sorununun tam merkezinde…
Ne görmezden gelinerek ortadan kalkıyor…
Ne de zamana bırakılarak unutuluyor.
Bu nedenle Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yaşaması gerekiyor.
Ancak bunun için daha hızlı kararlar kadar daha hızlı ödemelere de ihtiyaç var.
Kurumlar arasında daha güçlü işbirliğine ihtiyaç var.
Şeffaflığa ihtiyaç var.
Ve en önemlisi…
Mülkiyet sorununun nihai çözümünün, kapsamlı bir siyasi çözümden ayrı düşünülemeyeceğini kabul etmeye ihtiyaç var.
Çünkü Komisyon bir köprüdür.
Bugün o köprü hâlâ ayakta…
Ama açıkça görülüyor ki artık nefes darlığı çekiyor.






