
“Kişisel verilerimizin kimin elinde olduğunu bilmiyoruz”
Meclis'te konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, 364 bin kişiye ait verilerin Dark Web’e sızdırılmasına işaret etti; devlet kurumlarının siber saldırılara açık olduğuna ve kişisel verilerin kimlerin elinde olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, YENİDÜZEN’in “Tarihi Skandal” manşetiyle gündeme taşıdığı 364 bin 36 kişiye ait kişisel verilerin Dark Web’e sızdırılmasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi kürsüsünden UBP-DP-YDP Hükümeti’ne sert eleştiriler yöneltti.
İncirli, devlet kurumları ve veri tabanlarının ciddi siber saldırılar altında olduğunu belirterek, bu tehditlere karşı yeterli önlem alınmadığını vurguladı.
“Devletimizin kurumları ve veri tabanlarımız şu an da siber saldırılar altında. Bunları önlemek için ne yapıyoruz? Bu sorunun cevabı çok önemli. Hükümet belli ki bu konularla çok ilgilenmiyor” diyen İncirli, son dönemde kamu kurumlarının sistemlerine yönelik saldırılara dikkat çekti.
Çalışma Dairesi’nin internet sitesi ile Sağlık Bakanlığı’nın randevu alma sisteminin hacklendiğini hatırlatan İncirli, saldırıların devam ettiğini ve bu kişilerin sistemlerin içinde varlık göstermeyi sürdürdüğünü ifade etti.
“Bu saldırılar yapılıyor ve bu hackerler sistemlerimiz içinde yaşıyor. Bunun farkında bile değiliz. Bununla ilgili hükümetten çok ciddi bir çalışma beklerdim. Çünkü kişisel verilerimiz ve devletin güvenliğinin kimin elinde olduğunu biz bilmiyoruz. Öyle bir durumdayız” şeklinde konuşan İncirli, KKTC kurumlarının tamamının bu tür saldırılara açık olduğunu söyledi.
Hükümetin konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamasını eleştiren İncirli, mevcut yasal düzenlemelere de işaret etti.
Dijital Dönüşüm ve Elektronik Devlet Kurumu Yasası’na göre bu süreçlerin merkezden yürütülmesi ve denetlenmesi gerektiğini belirten İncirli, “Bu konu çok ciddidir. Hükümet bu açıdan sınıfta kaldı. Devletin kurumları siber saldırı yapanların elindedir. Artık bu saldırıları yapanların insafına kalmış vaziyetteyiz. Başımıza ne geleceğini bilmiyoruz” dedi.
CTP’nin iktidara gelmesi halinde yasal çerçeve içerisinde tüm veri tabanlarını merkezileştireceklerini vurgulayan İncirli, güvenli dijital altyapı oluşturma sözü verdi.
“CTP hükümete gelince bu yasa tahtında bütün veri tabanlarının merkezileşmesini sağlayacağız. Her bir web sitesi açılmadan önce testler yapacağız. Ülkede güvenli bir veri tabanı yaratacağız” diyen İncirli, aksi halde alınacak kararların tartışmalı hale geleceğini söyledi.
Siber güvenliğin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan İncirli, “Bu işleri bilgisayar oyunlarından ibaret zannediyorsunuz. Fakat öyle değil. Bir ülkenin ve toplumun güvenliği söz konusu” ifadelerini kullandı.
“Güngör yanan bir çöplüğe dönüştü”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, konuşmasının devamında, Güngör Çöplüğü’nde günlerdir devam eden yangına da dikkat çekti.
Güngör Katı Atık Yönetim Tesisi’nin artık yanan bir çöplüğe dönüştüğünü söyleyen İncirli, yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğinin sağlanamadığını belirtti.
“Günlerdir Güngör Çöplüğü’nün yandığını gözlerimizle görüyoruz, ciğerlerimizde soluyoruz. Güngör Katı Atık Yönetim Tesisi, yanan bir çöplüğe dönüştü” diyen İncirli, tesisin kapasitesinin beklenenden çok daha erken dolduğunu ifade etti.
Çöplüğün kapasitesinin 2030 yılına kadar dolmasının öngörülmediğini kaydeden İncirli, yeşil atıklar ile inşaat molozlarının farklı yöntemlerle bertaraf edilmesi gerekirken, bu amaçla kullanılacak araçların başka alanlara dağıtıldığını söyledi.
Plansız nüfus artışının da etkisiyle Güngör Çöplüğü’nün kapasitesinin tamamen dolduğunu vurgulayan İncirli, bölgede bulunan metan gazının yangın riskini artırdığına işaret etti.
“Orada metan gazı var. Metan gazı çok hızlı bir şekilde yanabilir. Bu yangın, hem sağlığı hem de çevreyi çok ciddi şekilde etkileyen bir hal almış vaziyettedir” ifadelerini kullanan İncirli, sürecin uzmanlarla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği ve yerel uzmanlarla iş birliği yapılmasının önemine değinen İncirli, bu adımların atılmadığını savundu.
“Hiç bunlar yapılmadı, hep aynı filmi görüyoruz. Güngör, bir başarı hikayesi tesisi olmaktan çıktı, bir felakete dönüştü” diyen İncirli, hükümetin sorunlara zamanında müdahale etmediğini kaydetti.
Hükümetin krizlere ancak felaket boyutuna ulaştığında müdahil olduğuna vurgu yapan İncirli, çevre ile ekonomi arasındaki ilişkinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
İncirli, “Çevrenin ekonomiyle olan ilişkisi de unutulmamalı. Bu kadar derin ekonomik kriz yaşamamız, çevresel sorunlarla da ilişkilidir. Katı atık konusunun gündeme getirilmesi gerektiğini bin kere söyledik” dedi.

























