1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. “Van minüüüüt, van minüüüüt”
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Kıbrıs’ta Türkçe Ezan ve Nazım Hoca-3

A+A-

Kıbrıs’ta Türkçe Ezan okunmaya devam edip bölge camilerimize yayılırken, Türkiye’de bu uygulamaya karşı gelenlerin cezalandırıldıklarını da Hür Söz gazetesinde zaman zaman yer alan haberlerden görebilmekteyiz. Daha önce de buna benzer bir haberi paylaşmış, olayın geçtiği yerin ise Türkiye Meclis’i olduğunu görmüştük. Biraz sonra okuyacağınız haberde de yine olay mahali Ankara’daki Meclis oluyor ki aslında bu eylemle sadece Türkçe Ezan konusu değil, Atatürk Cumhuriyetinin önemli bir kurumuna da mesaj verilmek istenilmekteydi diye düşünüyorum.  

 

“Hür Söz-14 Nisan 1949-syf:1

Arapça Ezan Okuyanlar Mahkûm Oldu

Meclis’te Arapça ezan okumaktan sanık Osman ve arkadaşı Nebi Cavid’in devam etmekte olan duruşmaları sona ermiş ve dava karara bağlanmıştır. Sanık Osman Yaz 3 ay 24 güne ve Nebi Cavid de sanıklara yardımda bulunmaktan dolayı 1 ay 3 gün hapis cezalarına çarptırılmıştır. Sanıkların her ikisi de “sağol hâkim bey, Allah senden razı olsun” diyerek salondan çıkmışlardır.”

Ve Kıbrıs’ta Türk Ezan’ın plağa okunması konusuna geliyoruz... Bu duyuruyu Hür Söz gazetesinden değil, yine o yılların önemli gazetelerimizden olan ve “seçilmiş ilk lider” olarak tarihimizde yer alan Necati Özkan’ın, “İstiklâl” isimli gazetesinde yer alıyordu.

 

“İstiklâl-02 Kasım 1949-syf:4

Tükçe Ezan Plâkları

Atatürk Meydanı Camii Müezzini AHMET GÜRSES tarafından okunarak plâğa alınan TÜRKÇE EZAN Plâkları pek yakında satışa arzolunacaktır. Bu plâkların her iki tarafında okunan Türkçe Ezan değişik makamlarledir. Ucuz fiatlarle temin edeceğiniz bu plâklar için şimdiden Lefkoşa’da Mecidiye sokağında Erkek ve Kadın terzisi İrfan Ergün Hüseyin’e müracaat edebilirsiniz.

Atatürk Meydanı

Camii Müezzini

Ahmet Gürses”

 

Ve rahmetle andığım-andığımız, Ayasofya (Selimiye Camii) müezzinlerinden Ahmet Gürses bey...   

Yaklaşık yirmi yıl öncesinde bu habere rastladığımda hemen Ahmet Gürses beye ulaştım. Amacım kendisiyle bir röportaj yapmak ve hem Türkçe Ezan hem de böylesi bir konuda plâk yapılması sürecini öğrenmek istedim.

13 Kasım 2001 tarihinde kendisiyle evinde söz konusu röortajı gerçekleştirmiştim. Ayrıca bugüne kadar söz konusu plâklar günümüze kadar maalesef ulaşamadığından, Türkçe Ezan’ı bana okuyup sesini kaydetmeme de olanak tanımıştı. Bu röportajımızla birlikte, müziğimizle ilgili insanlarımızla yaptığım röportajlar, 2008 yılında Mete Adanır Vakfı Yayınları içerisinde yayınladığım “Söz Uçar Yazı Kalır-Müziğimiz Üzerine Söyleşiler”de yer almıştı. Şimdi b u röportajdan alıntılar yaparak, Türkçe Erzan’ın plağa okunması sürecini Ahmet Gürses beyden dinleyelim...

 

“... Ben kendim gittim, Uzun Yol’da bir Ermeni'nin dükkânına götürdüler beni ve orada bu plağı okudum. Ama esası yani Türkçe ezan olarak; bize Türkiye'den emir ve sözleri oradan geldi. 1949 yılı sıralarındaydı, biz de Anavatan’a uyarak okuduk bir müddet... (Türkiye’deki inkîlapları biz de) Adım adım uygulamaktaydık. Rahmetli Dr. Fazıl Küçük efendinin de dirayetiyle, onun da teşvikiyle okumaya başladık...

Şimdi, benim çok değerli hocam Salih efendi, Allah gani rahmet eylesin, Kemalist görüşlü bir hocaydı. Kendisine çok saygım vardı ve onun teşvikiyle okumaya başladık. Ben ondan çok şey öğrendim, makam öğrendim.Vaktiyle Türk Lisesi'nde din dersi de verirdi, ayrıca camide beraber çalışırdık. Ve onun sayesinde bugünlere geldik. Benim soy ismimi de hocam vermişti “Gürses” diye. O tarihlerde iki-üç camide müezzinlerin isimleri Ahmet idi, fakat soy isimleri yoktu. Bir gün Sarayönü Camii'nde otururken cemaatle beraber, “gel ben sana bir soy isim buldum bunu verelim sana bu yakışır oğlum” dedi Salih hoca, ve soyadımı “Gürses” olarak verdi. Hocamızı kıramadım ve artık bu isimle çağrılmaya tanınmaya başladım...

Plâk olayında yardımcı olan bir iki arkadaş vardı ama isimleri aklımda değil, Rum tarafına gitmiştik. “Gel” dediler “plâk dolduran bir şirket var seni oraya götürelim oku”. Ermeniydi bu şirketin sahibi ve gittik orda bir ezan okudum, aldılar. Fakat ömrü pek sürmedi, bir defa iki defa çalındıktan sonra o plâk giderdi. Şimdiki gibi uzun ömürlü değillerdi. Yani bu plâklar satışı yapılsın diye yapılmamıştı, işte bazı arkadaşlar dinlesin diye, hatta bazı camilerdeki müezzin arkadaşlar Türkçe ezanı beceremezlerdi okumaya ve rahmetli Müftü Efendi beni görevlendirirdi; “bu camilere git, oradaki arkadaşlara talim et meşk edin beraber, sen oku onlar seni takip etsinler” derdi.

Zorluk çekerdim, bazı arkadaşlar makam bilmez, kulak yok, bildiğiniz gibi ses olmuş kulak olmamış, makam bilmedikten sonra zor olurdu. Çünkü sabah ezanı, Türkiye'de de öyle mutlaka "Saba" makamında okunur. Bir müezzin şayet gerçekten makama aşinaysa mutlaka sabah ezanını "saba" makamında okuması gerekir. Öğleyin, hicaz veya uşak makamında okunması gerekir, ikindi rast makamında... böyle değişik makamları vardır...

(Halkın Türkçe Ezan’a karşı bir tepkisi yoktu.) İdare bize emir verdikten sonra halk bir şey diyemez. Bu ezanı beğendik beğenmedik diye bir şey yok da, Türkiye'de yeniden değişip Arapça okununca, bize de emir geliyor ve değiştiriyoruz...

Şimdi, bir kısmı hoş görürdü, bazı koyu dindarların hoşuna gitmezdi, bazı arkadaşlar minareye çıktıklarında, o zaman hoparlör de yok, minareden Türkçe ezanı okuduktan mada, daha kısık bir sesle Arapça da okurdu... inanç meselesi. Ben bu Türkçeyi kabul etmem derdi ve Arapça okuyanlar da vardı...

Ezana veyahut daha bir başka hususta tepki gösterecek olan kişilere karşı, rahmetli Dr. Fazıl Küçük beyefendi gazeteden veryansın ederdi. Onun için çekinirlerdi...

Ve Türkçe Ezan’ın sözleri de şöyleydi:

 

Tanrı Uludur, Tanrı Uludur

Tanrı Uludur, Tanrı Uludur

Şüphesiz Bilirim Bildiririm,

Tanrı'dan Başka Yoktur Tapacak

Şüphesiz Bilirim, Bildiririm

Tanrı'nın Elçisidir Muhammed

 

Haydi in Salaha, Haydi in Salaha

Haydi in Felaha, Haydi in Felaha

Namaz Uykudan Hayırlıdır

Tanrı Uludur, Tanrı Uludur

Tanrı'dan Başka Yoktur Tapacak.”

20-aralik-2020-eralp-kibrista-turkce-ezan-ve-nazim-hoca-3.jpg

Bu yazı toplam 1229 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar