Orta Doğu’dan uzaklaştıkça İran Savaşı’nın etkisi azalıyor mu?
Ve Bürksel’de liderler zirvesi ya da Avrupa Konseyi (European Council ) toplantısı veya toplantıları, siz bu satırları okurken başlamış hatta belki de bitmiş olacak…
-*-*-
18 Mart Çarşamba Brüksel saati ile 10.00’da başlayacak ve 19 Mart Perşembe gece yarısına kadar devam edecek…
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı’nı yürütüyor; haliyle Cumhurbaşkanı da bu zirvede birkaç adım daha önde olacak…
-*-*-
Ancak bizi veya beni en çok ilgilendiren yanı, bu zirvenin en önemli birkaç konuğundan birinin BM Genel Sekreteri António Guterres olması…
-*-*-
Guterres ve Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile baş başa da görüşecek… Bu arada Guterres, AB liderleri ile öğle yemeğinde bir araya gelecek…
-*-*-
Elbette bizim veya kafayı iyice takan benim “beynimde” en büyük yer tutan konu Kıbrıs sorunu olabilir ama AB liderleri, dönem başkanları “Kıbrıs” olsa bile, sanırım, bu konuyu zerre kadar ele alamayacak – almayacak!
Çünkü gündemde İran Savaşı var…
-*-*-
Bu savaşın da tetikleyeceği, tetikleyebileceği ekonomik sıkıntılar var…
Ve kesinlikle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin şap hastalığı meselesi var…
Ve ayrıca bitmeyen sorun, “göç” var…
Bir de hiç biteceğe benzemeyen tabii ki Ukrayna – Rusya meselesi…
-*-*-
Hristodulidis “dönem başkanlığı” nedeniyle de çok yoğun iki gün geçirecek…
Açılış, kapanış konuşmaları yapacak…
-*-*-
Hristodulidis, üçlü zirve denilen toplantıda AB Komisyonu ile AB Konseyi başkanları ile bir araya gelecek… Bu toplantı yılda sadece iki kez yapılıyor…
-*-*-
Komisyon Başkanı ile “büyük olasılıkla” Güney2in şu andaki en önemli derdi olan şap sorununu konuşacak; belki destek isteyecek…
-*-*-
Haaa az kalsın unutuyordum; AB hala Volodymyr Zelesnky ile de yakından ilgileniyor; O da buralarda olacak ama sanki Ukrayna Savaşı’nın popülaritesi, İran’dan sonra biraz geriye düşmüş gibi…
-*-*-
Ne görürsek, ya bu sayfadan ya da kısa videolarla Sim TV ekranlarından sizlerle de paylaşmaya çalışacağız…
-*-*-
Evet neler gördük?
-*-*-
En başta şunu belirtmek lazım; bunca yıldır Larnaka Havaalanı’nı kullanan biriyim; hayatımda ilk defa bu havaalanında inlerle cinlerin top oynadığına tanık oldum!
-*-*-
Evet, Salı öğleye doğru havaalanında üç – beş uçak vardı ve alıştığımız o aşırı kalabalık yoktu…
İn cin top oynuyordu diyebiliriz!
-*-*-
“İran gerginliği sonuç bir” diyelim ve bu sene sadece “Güney”i değil, “Kuzey”i de sıkıntı beklediğini aktaralım…
-*-*-
Peki Atina?
Aktarmalı uçtuk; ama dönüş direkt olacak!
Atina’da durduk, iki saat kadar…
Aşırı kalabalık ve Yunanistan’ın bu yaz turizmde malı götüreceği iddialarını dinledik…
“Yunanistan ve adaları güvenli” propagandası ilk günden başlamış durumda..
-*-*-
Yaklaşık 10 kişilik bir grup gazeteciyiz…
Tek Kıbrıslı Türk benim…
Arkadaşlar akşam yemeğini nerede yiyelim veya ne yiyelim diye tartışırken, “oylayalım” dediler; “veto hakkım var” dedim birkaç tanesine; güldüler…
-*-*-
Konu tabii ki siyasi eşitlik!
Rakam olarak bir tarafın fazla olması önemli değil!
Şaka bir yana; “üç – beş Kıbrıslı Türk bizimle eşit olamaz” diyen ELAM gibi siyasi partilerin veya karakterlerin sayısı ya da oranı yüksek!
-*-*-
Kıbrıs Cumhuriyeti genel seçimlere hazırlanıyor…
24 Mayıs 2026’da sandığa gidilecek…
-*-*-
Avrupa Parlamentosu seçimlerinde büyük sürpriz yapan Fidias Panayiotou’nun partisi dördüncü sırada ve anketler 4 hatta 5 vekil çıkarabileceğini gösteriyor…
-*-*-
Güney’de Başkanlık Sistemi var, parlamento seçimleri önemli değil demeyin…
Çok önemli elbette…
-*-*-
Ve Fidias’ın oy artırması da o kadar fena değil çünkü bu genç arkadaşa gidecek olan oyların büyük çoğunluğunun ELAM’a gitme olasılığı var…
-*-*-
Yani 26 yaşındaki bu genç adam olmasa, ELAM, merkez sağdaki DİSİ ve komünist AKEL arasındaki liderlik yarışına ortak olacak…
-*-*-
AKEL ile DİSİ arasındaki birincilik yarışını sanki az farkla da olsa AKEL’in kazanacağı görünüyor ama daha seçime iki aydan fazla süre var…
-*-*-
DİSİ açısından “birincilik” önemli…
Çünkü DİSİ birinci olursa, partililer gazlanacak ve bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde, parti liderleri Annita Demetriou’nun adaylık ve hatta seçilme şansı yükselecek…
-*-*-
Brüksel’de ilk akşam…
Buralara savaş, bizdeki kadar etki yapmamış!
Çok uzak da ondan mı?
Avrupa savaşa asla girmeyecek gibi duruyor da o nedenle mi?
Bilemem!
Ama gerçekten burada, tek tek televizyon kanallarına baktım, BBC Dünya Haberleri ve Al Jazeera dışındaki herhangi bir kanalda Donald Trump yoktu!
-*-*-
Sanki, coğrafi anlamda Orta Doğu’dan uzaklaştıkça, savaşın etkisi veya savaşa olan ilgi azalıyordu…
Öyle gördüm!
Bilemedim!
Eğer özellikle yakıt ve enerji krizi olacaksa, bundan Yunanistan – Belçika veya AB’nin çok fazla kaçabileceğini sanmam ama izleyeceğiz…

Ezik!
Bu ülkede pahalılık anamızı ağlatacak!
Sıkıntı yok, anavatan yanımızda!
-*-*-
Süt üreticisi çaresiz; hellim iflasta!
Rum tarafı silahlanıyor!
-*-*-
Maliye battı, maaşlarda kesinti konuşuluyor!
Tüm yabancı ordular Kıbrıs’a geldi, tabii ki Türk uçakları da gelecek!
-*-*-
Benzine, mazota zam!
Mecburuz, üstelik Rum tarafına göre de ucuzuz!
-*-*-
Neyse!
Tüm mazeretleriniz hamasi ve havaciva!
-*-*-
Ama en çok ilgimi çeken de Tahsin Abinizin dediği; “Erhürman’ın Kıbrıs politikası resmi çizgiyle bağdaşmıyor!”…
-*-*-
Bu ne acı bir itiraftır!
-*-*-
Erhürman’ın politikası bu ülkenin yüzde 65 seçmeninin onay verdiği politikadır!
-*-*-
Amma eziksin be Tahsin abi!
Yazık!

Bir kez daha Brüksel’deyiz ve bir kez daha Liderler zirvesi takip etmeye çalışacağız… Ve bizim ülkemize göre en ciddi değişiklik trene biniyoruz… Bu kez “Kıbrıs”, AB Dönem Başkanı… Ve her yanda, Kıbrıs’ın dönem başkanlığını hatırlatan afiş veya dev posterler var… Pasaportunu taşıdığım ve zirveye beni de davet eden bu devletin ne kadar vatandaşıyım? Mesela iki ay sonra genel seçimleri yapılacak, oy kullanamayacağım…






