1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Komite çalışmaları çözüm sürecinde kritik bir adım…”
Neşe Yaşın

Neşe Yaşın

İYİ Kİ ŞİİR VAR

A+A-

Bugün 21 Mart Dünya Şiir Günü. Bir süredir Kıbrıs Sanatçı ve Yazarlar Birliği olarak hummalı bir çalışma içindeyiz. Bugün 12’den itibaren sekiz saatlik bir çevrimiçi Şiir Maratonu düzenliyoruz. Birliğin Facebook sayfasından ve You Tube’den izlenebilecek. Normalde bugün Şiir Otobüsü ile Abohor’daki Kaya Çanca Evi’ne ve kolektif bildirimizi okumak için her yılkı gibi Maraş sahiline gidecektik. Kolektif Şiir Bildiri’lerini on yıldır düzenliyoruz. Oldukça meşakkatli bir iş. Sosyal medya üzerinden sorduğumuz bazı sorulara verilen cevaplarla oluşuyor bu bildiri. Son yıllarda daha büyük bir ilgi var. Kimsenin kalbini kırmayalım, bütün katkıları dahil edelim derken uzadıkça uzuyor son yıllarda bildiriler. Bu çok sesli şiir günü kutlaması keyif veriyor bana. Bu yılki bildiriyi buradan da paylaşmak istedim. Dünya Şiir Günü’müz kutlu olsun!

“Şiir insanı varlığından haberdar olmadığı bir varlığa, kendisiyle yüzleştiği bir atmosfere taşır. Acının merkezinde gizli umuda, hayallere ve yıldızlara götürür. Karşıtların kardeşliğine yol alır. Yazanı ve hakkıyla okuyanı, yepyeni evren ve mekânlara; yepyeni nefes alma deneyleriyle en derin sulara dalabilme olanaklarına götürür. Gizli hikayemize, kendimize söyleyemediğimiz sözcüklere götürür şiir bizi. Şiir bizi geldiğimiz yere götürür, dönüştürür ve yeniden gönderir. Bazen eve bazen sokağa çıkarır. Bilinmeyene ama sezilene, insanda gizli insana götürür.

Şiir bazen insanın ayak seslerinden kaçışıdır yengeç yürüyüşünde. Bazen de güvercinin, uzun uzun, döne döne, bale öpüşmesi. Bazen serçenin, kargaların bilediği gagaları arasında bir bulgur tanesini öpüp uçuvermektir. Şiir bizi kendimize söylemediğimiz sözcüklere götüren, sihri gerçekleştirmeye yöneltendir.

Şiir doğduğumuz ve masalsı sandığımız hayatın en karmaşık ve giz dolu taraflarını fısıldayandır bize.

Şiir, bizi o araya araya bulamadığımız, öz ben'imize, içinde eridiğimiz insanın dünyadaki varoluşunun trajik bilgisine, harflerin ilmine, sözün büyüsüne götürür. Şiir bizi yan-yana gelememişliğimize, ulaşılmaz olana götürür.

Şiir bize kendimizin bile farkında olmadığımız, yok sayıp bazen inkâr ettiğimiz benliğimize götürür. Tüm duygularımızın öz halini, aynadaki kör noktayı işaret eder. Yaşam yolculuğundaki gezginliğimizin düşünü gösterir.

Şiir, insanı dönüştürerek yeniden yaratır. Kendimize dair farkında bile olmadıklarımızı gösterir bize. Zihnimiz henüz yoruma kol sıvamamışken, kalbimizle hissetmemizi sağlar. İçimize, ruhumuzun ve hayatın dehlizlerine yolculuk yaparız şiirlerle. İçimizdeki bütün çocukları toplayıp şarkılar söyleriz.

Dilin aslında ne kadar işlevsel olduğunu gösterir şiir.  İçimizin aynası, nefesi olur. Işığı, aydınlığı işaret eder. Kötücül duygu ve zafiyetlerinden arınmış insan olmaya çağırır bizi.

Kavgamızı, umudumuzu, kalp çarpıntısını, başkaldırıyı şiirde buluruz.

Şiir bize insanı işaret eder. Onların dünya nimetlerini eşit paylaşabilmesi için sezgilerini geliştirir ve soru sormasını sağlayıp yüreklendirir.

Yaşadığımızın kanıtıdır şiir. Hayata dair öğrendiğimiz her şeyi ama aynı zamanda hiçbir şeyi gösterir.

Her şeyin tılsımlı olduğuna, rüyanın, uykunun ilahi bir dili olduğuna işaret eder şiir. Şiir, rüyanın sekanslarıdır. Rüya ilahi dilse, şiirdir o dil. Şiir gök çocuklarının diyaloğunun kendisidir.

İçimizde açan çiçeğin kokusu, kopan fırtınanın sesidir. Aynaya yansıyandan ötesini gösterir. Mümkün olmayan o rüyanın umuda gizli diliyle fısıldar.

Şairin gözlemlediği, yaşadığı, hayal ettiği her şeyin bir nehrin akışı gibi dizelere dökülmesidir şiir.  Bütün yolların ücramızdaki o saf insana çıktığını ve hep ötelerde kendimizi bulabileceğimizi işaret eder.

Şiir, "ben"i, "biz"i bulduğumuz yoldur. Buldukça aydınlanır, hayatın ışığı oluruz. Şiir, bu hayatın duygusal, düşünsel, deneyimsel ve anlamsal sonsuzluğuna işarettir. Şiir bize söyleyemediğimizi işaret eder, sorulmayan soruları sordurur.

Az sözle çok şeyi söylememizi, hislerimizi, her şeyi koşulsuz sevmeyi, empatiyi sağlar. İçimizdeki gerçeğin kristalleşmiş halidir.

Şiir bize gökkuşağının görünen ve görünmeyen tüm renklerini, bir çocuğun tertemiz yüreği ve elleriyle işaret eder. Yarına umutla bakabilmeyi ve her koşulda ayağa kalkabilmeyi,

Sevgiyi, barışı, kardeşliği, hoşgörüyü, aydınlığı işaret eder. "Ben, başkasıdır, başkası, bendir”. İşte bunu işaret eder şiir. Şiir, uzaklara koşanı ve uzaklardan gelivereni ve rastlaşmış gibi yapanı gösterir.

Şiir, tamirci çırağının yüzündeki ise, pasa işaret eder.

Şiir, bir toplanma borusu, umarsızlığı yıkma çağrısıdır. İlk şiirden bugüne, "yaşayan" ne kadar şiir varsa, bunun eşsiz kanıtıdır

Yaşamaya değen her şeyi sözcüklere dökendir şiir. En müthiş şiir, okuduğunda sözcüklerinin çok ötesinde müziği, ritmi, edası ve büyüsüyle büyük bir şeyi hissettirendir.

Yüzyıllar öncesinden ve sonrasından bir sözcükle, bir dizeyle, aynı histe buluşmayı, ortak duyguları ışık gibi, gökyüzü gibi paylaşmayı getirir.

Kelimelerin diziliş şekline göre, insanın duygularını anlamaya ve aktarmaya yetecek güçte olduğunu gösterir. Tenin sıcaklığını, dokunuşu, ulaşılmaz olanı işaret eder şiir.

Bilip de anlatamadıklarımızı söyleyendir şiir

Zor zamanlarda direniştir, ilaçtır, şifadır, yaslanacak omuzdur, zamansızlığını ilan edendir, kurtarıcıdır, sığınılacak anne kucağıdır, yandaştır, yoldaştır, çığlıktır umut gemisinin yırtık yelkenlerini şişirir şiir.

Şiir zor zamanlarda zamansızlığını ilan edendir. Bir küpüm yedinci yüzü, içteki derinliğidir şiir.

Kurtarıcıdır, o olmasa alamazdık çiçeklerin kokusunu. Bizi doyurmaz ama sözcüklerle doldurur şiir. Bize yeni bir dünyanın kapılarını aralar. Şiir bizi öze götürür.

Şiir olmasaydı parke taşları döşenemezdi aşkın.

Şiir, görünür kılar konuşulamayanları. Şiir bizi insanı ve yaşamı anlayıp savunmaya, derinliklere götürür.

Sığınacağımız anne kucağıdır. Şiir olmasaydı acıların sevinçlerin rengini bilemezdik. Çünkü şiirdir insana kaybolduğunda yön gösteren. Şiir olmasaydı, söz sessiz kalırdı. Şiir ılık bir nefestir yaralarımızı sağaltan. Şiir olmasaydı nasıl bakardık tarihe, nasıl görürdük geleceği Şiir olmasaydı -dünyadaki en önemli sevinçler, acılar, duygular ve umutlar eksik gedik ve de öksüz kalmaz mıydı?

Olmasaydı şiirler, nasıl anlatırdık kusursuz güzelliğini bir çiçeğin…

Zor zamanlarda şiirden öte dayanağımız yok ki!  İyi ki var şiir!”

( Bildiriye katkı koyanların isimlerini Facebook hesabımdan bulabilirsiniz)

 

 

Bu yazı toplam 1305 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar