1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. İran’dan sonra Türkiye mi?
Serhat İncirli

Serhat İncirli

İran’dan sonra Türkiye mi?

A+A-

Kimisine göre, Büyük Orta doğu Projesi’nin fitili yakılıyor!

Suriye gitti, İran gitmek üzere ve sırada Türkiye var!

-*-*-

Hiç sanmıyorum!

Hatta bunun böyle olmadığından ve olmayacağından da eminim!

-*-*-

Türkiye, Yeni Dünya Düzeni’nin kesinlikle tehdidi değildir!

Hatta “ballı bir müşterisi”dir!

Hatta ve hatta, ballı müşteri olmanın ötesinde, Yeni Dünya Düzeni’nin destekçisidir!

-*-*-

Nedir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) önce ona bir bakalım…

BOP, bir Amerikan – İsrail projesidir…

-*-*-

Tabii ki işin perde önü ve arkasından söz etmek lazım…

-*-*-

Perde önünde BOP, 2000’li yılların başında gündeme geldi…

Aynı dönemde, Türkiye’de çok ciddi siyasi bir değişim yaşanmaya başlamıştı…

-*-*-

Ak Parti’nin müthiş bir oy gücüyle iktidara geldiği günlerde Türkiye’deki Kemalist Harbiye – Mülkiye egemenliği, yerini yavaş yavaş “Kemalizmin dışladığı” “dinci” diyebileceğimiz kesime bırakıyordu…

-*-*-

Bir başka deyişle, 2000’lerle birlikte Türkiye’de Ordu ve monşerlerin yerine, tabandan çok ciddi destek alarak gelen “Dinci” ya da “milliyetçi değil ümmetçi” kesim filiz vermeye başlamıştı…

-*-*-

BOP de bu noktada, “değişen” Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyayı kapsayan sözde “refah” ve “insanlık” projesiydi!

-*-*-

BOP, su üzeri veya dediğimiz gibi perde önünde, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve kısmen Orta Asya’yı kapsayan geniş bir coğrafyada siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümü hedeflediği söylenen bir yaklaşım ya da çalışma biçimi olarak sunuldu…

-*-*-

Ancak, işin aslı bu değildi…

-*-*-

Herkes gayet iyi biliyor veya bilmeli, ilk kez 2004’te ABD Başkanı George W. Bush döneminde açıkça dile getirilen BOP, sözde “demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, serbest piyasa ekonomisi ve eğitim reformları”ndan oluşuyor veya oluşacaktı ancak yine herkes gayet iyi görmekteydi ve gördü ki, aslında temel hedef bahsedilen geniş alandaki veya bölgedeki enerji kaynaklarını yutmak ve İsrail’in güvenliğini sağlamaktı!

-*-*-

Önce otoriter rejimlerin dönüşümü sağlanacak, sözde demokratik kurumlar güçlendirilecek, ekonomik kalkınma ve serbest piyasa reformları sağlanacak, kadın hakları ve eğitim seviyesinin artırılması hedeflenecek ve tabii ki “İslamcı” radikalleşmenin önlenmesi mutlak anlamda başarılacaktı!

-*-*-

Peki, hem BOP kapsamında – alandaki İslamcı radikalleşme engellenecek hem de Türkiye’de açıkça “İslamcılık” aynı anda nasıl desteklenecekti?

-*-*-

Buna da “toplum mühendisliği” bilimi rahatlıkla yanıt verebilir!

-*-*-

Günün sonunda, dilediğince Rabıta, dilediğince Milli Görüş, dilediğince Mursi, dilediğince Hamas, dilediğince IŞİD gibi bir Türkiye pozisyonu varmış gibi görünse de, “PERDENİN GERİSİ”nde, İsrail ile ticareti bile kesmemiş, siyasi demeçler ve ufak tefek bölgesel hareketlenmeler dışında çıkamayan bir Türkiye söz konusuydu ve bu Türkiye, Amerika’nın düşmanı değildi…

-*-*-

Hatta, lütfen 10 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin manşetine bakarsanız göreceksiniz; Amerika, 5 milyar nüfuslu Asya’ya sattığı sıvılaştırılmış doğal gazı, bir ay içerisinde Türkiye’ye satıyordu!

-*-*-

Türkiye ballı bir müşteriydi!

Biraz bağırıp çağıran ama İsrail ile en küçük bir çatışmayı asla düşünmeyen bir “dost”, bir “sadık müttefik”!

-*-*-

İran mı?

İran, hem İsrail’e tehdit hem de petrol ve doğal gaz açısından çok, hem de çok güçlü!

Amerika’ya kafa tutabilecek kadar üstelik!

-*-*-

İran, asıl amacı Amerika ve Batı’nın çıkarlarını, özellikle enerji kaynakları ve İsrail’in güvenliğini korumak olduğu iddia edilen BOP için çok ciddi bir sıkıntı, sorun!

-*-*-

Haaa BOP çalışmaları bazı noktalarda başarısız mı oldu?

Elbette hangi açıdan baktığınıza bağlı!

-*-*-

Mesela BOP, demokrasi, insan hakları, kadın hakları, eğitim cart curt getirecekti ya; Afganistan, Irak, Libya, Suriye bu açıdan sıfır ama tamamının sömürülmesi açısından 100 puan!

-*-*-

BOP, bir çok Amerikalı uzman hatta siyasetçinin dile getirdiği resmî söylemde reform ve demokrasi hedefleri taşıyan; ancak pratikte jeopolitik çıkarlar, müdahale ve istikrarsızlık hedefleriyle dolu bir projedir…

Net!

-*-*-

Ve bu projede Türkiye asla “harcanacak, bölünecek, vurulacak bir hedef” değildir…

Daha çok yukarıda da bahsettiğimiz gibi müttefiktir…

En azından şimdilik!

-*-*-

Haliyle “İran’dan sonra Türkiye” beklentisi, “bana göre” boşuna veya öyle demeyelim, “hatalı” bir beklenti türüdür!

-*-*-

Ancaaaak; Doğu Akdeniz’de özellikle “İsrail – Amerikan” çıkarları ile işbirliği; bu işbirliği kapsamında “Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti” ile dirsek hatta diz teması; kesinlikle “Kıbrıs sorununu” ayrı bir platforma ya da zemine taşıyabilir!

-*-*-

Nedir bu zemin?

Ani veya beklenmedik bir çözüm!

-*-*-

Nasıl mı?

Maduro’nun kaçırılması gibi mesela!

Üç – beş saatlik bir operasyon!

-*-*-

Hayal mi?

Komplo teorisi mi?

Beklenti mi?

İstek mi?

Bilemedim!

Ama yeni dünya düzenimizde “olmaz”; “olamaz”!

orta-dogu.png

Bu yazı toplam 1024 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar