1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. İpin ucu kaçtı!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

İpin ucu kaçtı!

A+A-

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal 5 yıl hapse mahkum edildi.

-*-*-

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Vedia Barkın ve Yargıç Gülay Süleyman Uğur huzurunda görüşülen karar duruşmasında sanık aleyhindeki kararı Başkan Cemaller açıkladı.

-*-*-

Fatoş Ünal 16 ayrı davadan itham edilmişti…

-*-*-

Bu dava bitti!

-*-*-

Ağır Ceza Mahkemesi kararını verdi…
Savunma tarafı da iddia makamı da istinafa gidebilir mi?
Gidebilir!

-*-*-

Bu karar, Fatoş Ünal’ı – ailesinin veya sevenlerinin kalbinde “kötü bir insan” mı yaptı_
Hayır!

-*-*-

Mahkeme, Fatoış Ünal’ın suç işlediğine karar verdi!
Mahkum etti!

-*-*-

Geçmiş olsun!

-*-*-

Şimdi istinafa gidilir mi, karar değişir mi ayrı mesele ama iyi halden falan çıkarsa, en az 30 ay hapiste kalacak… 

-*-*-

Son dönemlerde, sosyal medyanın da yaygınlaşması ile olsa gerek, mahkemelerin verdiği kararı beğenmeyenler, gazetecilere saldırıyor… 

-*-*-

Dün karar okunduktan sonra da gazetecilere fiziki saldırı yaşandı… Pınar Barut’un yüzüne su şişesi atıldı… 

-*-*-

Arkadaşlar; sizin vicdanınız başka söyleyebilir…
Siz Fatoş ablanızın masum olduğundan emin de olabilirsiniz…
Fatoş ablanızın, onlarca – hatta belki de yüzlerce kişiye yardımcı olduğu gerçek olabilir…
Ama mahkeme diyor ki, “suçludur, 5 sene hapis!”

-*-*-

Sahte diplomayı Pınar Barut mu verdi?

-*-*-

İpin ucu kaçıyor…

-*-*-

KKTC denen bu ülkede ne yazık ki kontrol kaybediliyor ve bunda da kesinlikle yürütmenin payı büyüktür… İşler çığırından çıkmış durumda!
Mahkeme kararını beğenmeyen, voyvoda kesiliyor!

-*-*-

Değerli polisimiz; dünkü mahkeme aşamasında, çok kalabalık bir şekilde oradaydınız… 
Pınar Barut ve diğer gazeteci arkadaşlarımıza saldıran, ağza alınmayacak şekilde küfredenler saptanmalı… 

-*-*-

Çeşitli davalarda, yargı süreci ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmek dışında hiç bir görevi olmayan medya mensupları rahatlıkla hedef alınıyor… 

-*-*-

Kimisi ağzına geleni söylüyor; kimisi eline geçirdiğini fırlatıyor!

-*-*-

Sevgili polisimiz; bu konuda müsamaha gösteremezsiniz!

-*-*-

Ve ey Fatoş ablalarını çok sevenler; ister masum olduğuna inanın, ister inanmayın; bir yakınınızın yargılandığı mahkemeyi takip eden gazetecilere hakaret etme veya saldırma hakkınız yoktur… 

-*-*-

Bu hakaret edenlerin ve saldırganların en ciddi şekilde cezalandırılabilmesi amacıyla polisimizin daha aktif olması; meslek örgütlerinin de 6 Aralık’ta seçilecek yeni yasama organı üyeleri nezdinde harekete geçmesi dileğimdir… 

 


Elif gibi dimdik durmak mı rüzgâra göre eğilmek mi?

Sevgili Hakan Dinçyürek…
Kararını saygıyla karşılıyorum…
Vayyy da dün öyle dediydi de bugün böyle dediydi falan boş ver!

-*-*-

Zaten ilk günden seni seven bu kardeşin ne demişti; “Türkiye’den bir dilbandi, ayrılamazsın derse, ayrılamazsın canım kardeşim…”

-*-*-

Şimdi biri dedi, demedi işini de boş ver!
Adaylığın ve sıran hayırlı olsun!

-*-*-

Karma oy sistemini kaldırmasaydınız, bir tikciğin de benden olacaktı… 

-*-*-

Bu arada sana hatırlatmak istediğim bir sözün var… 
Dr. Ali Çaygür kardeşimizle ilgili bir söz… 
Unutmamanı dilerim… 
Unuttuysan beni ara, hatırlatırım… 
Veya danışman arkadaşlarından biri de arayabilir, onlara da söylerim…

-*-*-

Bu arada sayende hiç bilmediğim bir sözü öğrendim…
“Elif gibi dik durmak!”… 

-*-*-

Yemin ederim ki, bunca yıldır okurum, yazarım, bu söze ilk kez rastladım!

-*-*-

Çok teşekkürler!

-*-*-

Neymiş Elif gibi dimdik durmak?

-*-*-

“Elif gibi dimdik durmak”, zorluklar, baskılar, tehditler veya haksızlıklar karşısında eğilmemek; onurunu, inancını ve ilkelerini koruyarak kararlı bir duruş sergilemek demekmiş…

-*-*-

Buradaki “elif”, Arap alfabesinin ilk harfidir… 
Düz ve dik biçimde yazılır… 
Bu nedenle doğruluğun, dürüstlüğün, sağlam karakterin ve eğilmemenin sembolü olarak kullanılır.

-*-*-

Gerçi, “çekildim, bakanlıktan da ayrılıyorum” demiştin… O söze göre hiç de elif gibi durmadın ama neyse! 

-*-*-

Hayırlısı neyse o olsun!

-*-*-

Tercih hedefli seçim çalışmalarında, gombinasız günler dilerim… 

-*-*-

Bu arada belirtmekte fayda görüyorum; mesele, elif gibi dimdik durabilmekle rüzgâra göre eğilmek arasındaki tercihtir... 

-*-*-

Çünkü insanın karakteri, işler yolundayken değil, baskı ve çıkar karşısında belli olur.

-*-*-

Naçizane yorumumdur, ilk kararından geri adım atmamış olsaydın, elif gibi dik durmuştun!

-*-*-

Şimdi, “rüzgâra karşı eğildin be canım”!


Sözdeyiş: Yenildik mi?

Netflix'teki sekiz bölümlük “Organize İşler: Karun Hazinesi” dizisini izledim… 
Eğlenceli!

-*-*-

Dizide Sarı Saruhan karakterini canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ’a (Fotoğraf) hayran kalmamak elde değil.
Çok iyi oynadı…

-*-*-

Arada bir, çok çekici bir tarzda, “… bir sözdeyiş var biliyor musun?” diye soruyordu… 
Sözdeyiş!

-*-*-

Efendim “sözdeyiş” ne demektir?
“Bir düşünceyi veya hayat tecrübesini etkili biçimde anlatan kısa söz” demektir!

-*-*-

Bence KKTC’de içinde olduğumuz günler için söylenebilecek en güzel sözdeyiş “Güven bir kez kırıldığında, en doğru söz bile insana yalan gibi gelir” sözdeyişidir!

-*-*-

UBP, o güveni kırdı!
Bundan böyle en doğruları yapsa bile, çare yok!
6 Aralık seçimleri kaybedilmiştir… 

-*-*-

Haaa ben ve benim gibiler mi?
Federasyoncu tayfa!

-*-*-

Vallahi YKP, BKP ve Arif Hasan Tahsin Vakfı’nın dün basın toplantısında dile getirdiklerini dinledim… Seçime girmeyecekler… Haksız değiller… 

-*-*-

Neden haksız değiller?

-*-*-

Çünkü, Sarı Saruhan gibi, “sözdeyişle yanıt vereyim:
“Bir zamanlar uğruna mücadele ettiğim şeylere artık kayıtsız kalmaya başladım; bu da kesinlikle içimdeki yenilgidir… Yenildik!”…

1792656997391.jpeg

Bu yazı toplam 372 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar