İki Seçim Bir Arada Olmaz
Seçim yılının ilk 6 ayı bitiyor. Ocak 2022’de gerçekleşen milletvekilliği genel seçimi ve Aralık 2022’de gerçekleşen yerel seçimlerin sırasıyla 5 yıllık ve 4 yıllık bir dönemi kapsadığını herkes biliyor.
Dolayısıyla yerel seçim için son tarih Aralık 2026 ve milletvekilliği genel seçimi için son tarih Ocak 2027’dir.
KKTC Anayasa’sı bunu emreder. Ülkeyi yönettiğini iddia eden UBP-DP-YDP hükümetinin esas görevi bu seçimleri demokratik süreci içinde en sağlıklı ve en demokratik biçimde yaşama geçirilmesi için gerekli adımları atmasıdır.
Belirtmeden geçemeyeceğim Ekim 2025 tarihinde gerçekleşen ve UBP-DP-YDP hükümetinin ortak adayla katıldığı cumhurbaşkanlığı seçiminde açık ara kaybetmesinin hemen ertesinde istifa etmesi ve ülkeyi erken seçime götürmesi en demokratik adım olacaktı.
Normal demokratik ülkelerde hükümetler açık ara kaybettikleri bir seçimin ardından halk desteğini kaybettiklerini anlar ve hemen istifa ederek geri çekilir.
Ama bizim ülkemiz normal demokratik bir ülke olmadığı için halkın desteği değil, Ankara’nın isteği daha önemli sayılır.
Şimdi artık 6 ay gibi bir süremiz var. Bu 6 ay içinde 2 seçim yapmak zorundayız.
Hükümetin büyük ortağı son günlerde 2 seçimin aynı gün yapılması için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.
Muhtemelen yaptıkları kamuoyu yoklamalarında kaybedeceklerini anladıkları için kaosa oynamak istiyorlar.
Yerel ve genel seçimin aynı gün yapılması ne demektir?
- Seçmen sandığa gittiği zaman kendisine 5 tane oy pusulası verilecektir. Milletvekilliği, Belediye Başkanı, Belediye Meclisi, Muhtar ve Aza seçimi için oy pusulaları verilecek.
- Seçmen üzerinde onlarca isim yazılı olan bu 5 adet oy pusulasını alarak oy kullanmak için kabine girecek. Muhtemelen en kolayından başlayarak önce belediye başkanı ve muhtar için oyunu kullanacak.
- Milletvekilliği için hem karma oy, hem de mühür ve tercih oyu kullanma hakkı olan seçmeni zor bir görev beklemektedir.
- Bunu tamamlayabilirse ardından belediye meclis üyelikleri için de tıpkı milletvekilliğinde olduğu gibi hem karma, hem de mühür ve tercih hakkı vardır.
- Bunu da aştıktan sonra sıra muhtar azalıklarına gelecek. Muhtar ve azaları bağımsız aday olabildiği için aza seçimi için seçmenin yalnızca karma oy kullanma hakkı var.
- Her sandıkta 300 ve üzeri seçmen oy kullanacaktır. Bir seçmenin bütün bu işlemleri yapması için 1-2 dakika yeterli olmaz. Belki de bazı seçmenler 5, hatta 8-10 dakika harcayacaktır. O nedenle sabah 08.00, akşam 18.00 arası oy kullanma süresi yetmeyecektir.
- Gecikmeli de olsa oylar kullanıldı. Akşam 20.00 gibi sandık kurulları sayıma başladı. Bu sayım kaç saatte tamamlanacak? Bu işi bilenler sayımın sabaha değil bir sonraki sabaha bile bitirilemeyeceğini söylüyor.
- Peki sandık kurulu üyeleri, öteki görevliler, merkezde bu oyları birleştirmede çalışacak kişiler, güvenlik görevlileri, siyasi parti görevlileri hiç uyumadan kaç saat görev yapabilecek?
Özetle “gelin 2 seçimi bir arada yapalım” demek, hesap kitap yapmamak ve süreci düşünmeden hodri meydan çekmek demektir. Bu da nasılsa ben kaybedeceğim, öyleyse kaos olsun bakalım ne olacak demektir.
İkinci konu seçim yasasını değiştirme talepleridir. Açık ve net söylüyorum bu saatten sonra, yani seçime çok az bir süre kala kimse seçim yasası ile oynamamalıdır.
Yapacağınız çok haklı değişiklikler bile anti demokratik olarak nitelenecektir. Bunu yıllardır söylüyoruz. Seçim yasası elbette değişebilir.
Bu değişikliklerin en anlamlı zamanı seçimin hemen ertesinde yapılmasıdır. Bunu da en demokratik katılımla, tüm ilgili çevrelerin görüş ve önerileri alınarak ve yeterince tartışılarak ortak görüşler oluşturulduktan sonra yapmak gerekir.
O nedenle yerel ve genel seçim bitmeden kimse seçim yasasını ellemesin lütfen. Sonra ellemeye çalışanın elleri yanar.
Koalisyonun küçük ortaklarının Ekim ayında milletvekilliği genel seçim yapalım önerisi bu saatten sonra yerinde bir öneridir. Bu konuda samimi iseler ana muhalefet CTP ve bağımsız milletvekilleri ile de temas ederek 26 mecliste sayısına ulaşılabilir.
Varsın UBP kaos yaratma çabasına devam etsin. Muhalefet ve 2 küçük ortak birlikte bu sorunu aşabilir ve aşmalıdır.
Akıl ve mantık bunu emreder. Seçimden korkan UBP’nin yaratmaya çalıştığı kaos demokratik duruşuyla övünen bu ülkeye ve bu halka yakışmaz.
Bunu durdurmak ve seçimleri bir an önce en demokratik katılımla gerçekleştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.






