1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Narsistler ve Kıbrıs meselesi!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Narsistler ve Kıbrıs meselesi!

A+A-

Yani çok özür dilerim, psikoloji veya psikiyatri ile “uzmanlık” olarak bir yakınlığım olmasa da, “hasta” olarak, herkes gibi benim de her ikisiyle alakam olabilir…

-*-*-

Hemen konuya dalayım!

-*-*-

KKTC’de iç siyaset ve tabii ki “Kıbrıs meselesi” bağlamında sürdürülen “Türk siyaseti”ne “psikoloji” veya “psikiyatri” bilimlerinin ya da sağlık uzmanlıklarının gözüyle de bakmak lazım!

-*-*-

Mesela çok dikkatli inceleme yaparsanız, KKTC’deki iç siyaseti de, Kıbrıs meselesindeki Türk duruşu veya Türk görüşünü de temsil eden kişilerde, daha önce de yazmaya çalıştığım bir “pozcu” havası söz konusudur!

-*-*-

Özellikle TC İçişleri Bakanı’nın KKTC ziyareti sırasında, dışarıdan görünen tavrı, tam anlamıyla buydu!
Adam geldi, tabii ki daha öncekiler gibi, “efendi – köle” veya “ağa – maraba” tavrında endam eyledi ve gitti!

-*-*-

Talimatlar verdi; ziyaretler yaptı, denetledi!

-*-*-

“Pozcu” dedim!

-*-*-

Bir arkadaşım, “konuya da hakim biri”; “Narsist” dedi!

-*-*-

Nedir narsist?

-*-*-

Narsist; “… kendine aşırı hayranlık duyan, sürekli takdir ve ilgi bekleyen, başkalarının duygu ve ihtiyaçlarına karşı yeterince empati göstermekte zorlanan kişiyi tanımlamak için kullanılan bir terimdir.” 

-*-*-

Sözlükler öyle diyor!

-*-*-

Kendilerini diğer insanlardan üstün görme eğilimindedirler; sürekli övgü ve onay bekleme pozisyonunda fermaya yatmış durumdadırlar; eleştiriye karşı aşırı hassastırlar, asla tahammül etmezler ve kesinlikle sadece kendi çıkarlarını ön planda tutarlar… 

-*-*-

“Narsist birinden asla empati bekleme” dedi sevgili dostum ve ekledi; “… başkalarını kullanma veya manipüle etme eğilimindedirler hatta bunu çok iyi becerirler ve hepsinden önemlisi başarılarını ve özelliklerini abartmaya bayılırlar!”

-*-*-

Tam da budur!
Başarılarını abartma!
Bakınız KKTC yani!

-*-*-

Size bir örnek vereyim…
Birçok uzmana göre Donald Trump tam bir narsist örneğidir!

-*-*-

Psikolojik veya psikiyatrik anlamda teşhis koyabilmek elbette mümkün değildir; konunun uzmanlarından ve doktorlardan af diliyorum ama Amerikan Başkanı’nda en sık görülen üç özellik “… kendini övme, takdir bekleme ve eleştiriye sert tepki verme” değil mi?

-*-*-

Tarihte en ciddi narsist devlet adamları arasında bir çok kaynak, Napoleon Bonaparte, Benito Mussolini, Adolf Hitler, Joseph Stalin, Muammar Gaddafi ve Saddam Hüseyin’i sayar!

-*-*-

Tamamı ciddi katildir ve tamamına yakınının sonu çok kötüdür!

-*-*-

Bir siyasetçiye veya bir devlet adamına “… kesin psikiyatrik tanı koymak mümkün değildir” diyen çok araştırma vardır elbette ama yukarıda isimlerini saydıklarım ve “korkudan” sayamadığım bir kişi daha var; tümünün ortak özelliklerini sıralayacak olursak; liste şöyle ortaya çıkar:

-*-*-

Tümü, kendilerini vazgeçilmez görür; tümü sürekli övgü bekler ve bundan hoşlanır; tümünün eleştiriye tahammülü yoktur ve eleştirenler yanar; muhalife tahammülsüzlük açıktır; kişisel başarıları abartmak adeta sanatları haline gelmiştir; en acısı devlete ait kurumları kendisiyle özdeşleştirirler – kendi malları sanırlar ve hepsinden önemlisi gücü paylaşmak istemeyip; tam bir kontrol manyağı haline gelirler!

-*-*-

Bu tip siyasetçileri ayıklamak demokrasilerde halkın görevidir…

-*-*-

Ama bu tip siyasetçiler, göreve gelip de güçlendikten sonra ilk ele geçirdikleri şey, “demokrasi” olur!

-*-*-

Bakın; belki geçmişte var olan mütevazılıklarını – uzun iktidarları süresince yitirmişlerdir… 

-*-*-

Ve yönettikleri ülkeler, asla hayır etmemiştir!

-*-*-

Şimdi gelelim çok önemli bir soruya; Kıbrıs sorununu çözmek ve AB’li olmak, neden Kıbrıslı Türkler için çok önemlidir?

-*-*-

Narsist, gerici, sadece kendini ve kendi yakın çevresini düşünüp, bir toplumun yok olmasını zerre kadar umursamayanların tamamından kurtulmak için tabii ki! 

-*-*-

Peki kimlerdir bunlar?
Açık açık yazmanın bir anlamı yok!

-*-*-

Ama bunlar, kendi keyifleri, kendi çıkarları için bu toplumu rahatlıkla feda edenlerdir…

-*-*-

Bunlar, “sizi biz kurtardık” diye övünürken, şu anda açıkça yok etmek için rahat şekilde davranabilenlerdir…

-*-*-

Ve bunlar, kendilerine biat edenlerle birlikte kurdukları sistemi resmen soyanlardır!

-*-*-

Pozculukları da zaten doktor olmanıza hiç gerek olmadan teşhisi koymanızı kolaylaştırmaktadır!


Bir tartışma… 

Kemal Kılıçdaroğlu… 
Efendim Kılıçdaroğlu “narsist” mi?
Elbette bu konuda benim “teşhis” koymam mümkün değil!

-*-*-

“Herhangi bir kişinin narsist olup olmadığını uzaktan ve görebildiğiniz bazı davranışlarına bakarak kesin şekilde söylemek mümkün değildir. 

-*-*-

Narsistik Kişilik Bozukluğu bir ruh sağlığı tanısıdır ve bunu ancak uzmanlar kapsamlı değerlendirmeler sonucunda koyabilir.

-*-*-

Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kamuoyunun farklı değerlendirmeleri olabilir… Mesela var mı bilmiyorum ama “destekçileri” onu daha çok sakin, uzlaşmacı ve mütevazı bir siyasetçi olarak tanımlayabilir…

-*-*-

Eleştirenler hatta şu anda hakaret yağmuruna tutanlara göreyse uzun süre parti liderliğini sürdürmesi, seçim yenilgilerine rağmen görevde kalması veya bazı siyasi kararları nedeniyle aşırı hırslı ya da koltuğa bağlı olması; “narsist” olması kaynaklıdır!

-*-*-

Ancak tekrar ediyorum, bazı eleştirilerden yola çıkarak, kişinin klinik anlamda narsist olduğu anlamına gelemeyiz… 

-*-*-

Haaa bu arada belirtmekte fayda var; Kılıçdaroğlu geçmişte Recep Tayyip Erdoğan için "narsist" ifadesini kullanmıştır… 

-*-*-

Tıp bilimi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun narsist olduğuna dair bir bulguya rastlanıp rastlanmadığını açıkça saptama hakkına sahip bilim dalıdır da şu andaki görüntü; “narsist olduğunu kanıtlayan bir görüntüdür” dersem; pek de yanıldığım söylenemez!

chatgpt-image-8-haz-2026-00-58-02.png

Bu yazı toplam 304 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar