1. YAZARLAR

  2. Dilek Karaaziz Şener

  3. Göçebe ruhun yazıdaki halleri…
Dr Filiz Besim

Dr Filiz Besim

Feyzullah Dede...

A+A-

‘Son Mevlevi Şeyhi’nin Torunu…’ adlı geçen haftaki yazımla ilgili Sayın Ahmet Erdengiz’den gelen yazıdır. Kendisine teşekkür ve saygılarımı iletiyorum.

Mevlevi Şeyhi Feyzullah Dede'nin isminin başında bulunan sıfat "Seyid" değil "Seyyid"dir, Arapçada ve Osmanlıcada seyyid kelimesi iki \'y\' harfi ile yazılmaktadır, Bu sıfat din ulularına veya peygamber soyundan gelenlere verilmekte idi, Feyzullah Dede'nin ismi eserlerinde daha çok Seyyid Feyzullah el-Mevlevi. Feyzullah veya Feyzi şeklinde geçmektedir,

Feyzullah Dede'nin doğum tarihinin 1813 olması mümkün değildir, Girne Kapısı üzerindeki mermer hat eserinin yazılış tarihi Hicri 1236 olup Miladi takvimde 1820-21 yıllarına tekabül etmektedir, Feyzullah Dede'nin bu eserini yedi yaşında yazması herhalde mümkün değildir,

Kıbrıs'taki Osmanlı hat sanatının en üretken hattatı olan ve sanat açısından en üstün eserlerini veren Feyzullah Dede'nin ölüm tarihi de 1850 değil Hicri 1267 yani 1851dir,

Bahse konu köşe yazısına göre Girne Kapısı üzerindeki yazının Saffet Dedeye ait olduğu söylense de bu konuda net bir bilgi bulunmamaktadır, Girne Kapısı üzerindeki yazının Saffet Dedeye ait olduğunu bugüne kadar hiçbir uzman iddia etmediği bir yana. yazının kime ait olduğuna dair gayet açık ve net bilgi de mevcuttur, Yukarıda da ifade ettiğim üzere hat eseri Feyzullah Dedeye ait olup adı geçenin açık imzasını taşımaktadır, Saffet Dede ile hiçbir alakası yoktur. Söz konusu yazı Kuranın 61, Suresinin (Saf Süresi) 13 ayetinin bir bölümünü (,,, nasrun minallahi ve fethun kariybun ve beşşirilmuminiye,) ve bir duayı içermekte olup Celi. Sülüs ve Reyhani hat stillerinden yararlanılarak yazılmıştır,

Feyzullah Dedenin günümüze kadar gelebilen eserleri içerisinde en tanınmışı şüphesiz ki Sultan Mahmud Kütüphanesinin iç duvarlarını çevreleyen Hilmi Efendinin methiyesidir, Feyzi Dedenin hat eserleri halen pek çok çeşme ve binayı süslemektedir, Feyzullah Dede 1840lı yılların sonlarına doğru Mevlevi Tekkeye ait bazı harcamalardaki usulsüzlüklerle itham edilmiş ve 1851 yılında da fakirlik içerisinde vefat etmiştir. Mezarı Mevlevi Tekkesindeki en dipteki 16 numaralı mezardır, Kendisinden sonra vefat eden eşi de aynı mezara gömülmüştür, Konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyecek okuyucularınıza 2006 yılı tarihli ve 53 numaralı Halk Sanatları Dergisinde yer alan Kıbrıs’ta Hat Sanatı ve Hattatlar başlıklı araştırmama göz atmalarını salık veririm,

Esen kalınız.
Ahmet Erdengiz

Bu yazı toplam 3928 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar