1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Erdinç Gündüz’e saygıyla...
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Erdinç Gündüz’e saygıyla...

A+A-

Ülkemizin yetiştirdiği en önemli değerlerden biridir Erdinç Gündüz... 
O iyi bir müzisyen, haberi koklayan bir gazeteci, bir yönetici ve yazardı…
Lefkoşa Türk Belediyesi Meclisi de büyük bir vefa örneği göstererek, Lefkoşa’da tarihi bir meydana Erdinç Gündüz’ün adını verdi. 

***
Bizler de geçtiğimiz hafta, Erdinç Gündüz’ün ölüm yıl dönümünde Erdinç Gündüz Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle, Sıla-4 şarkılarıyla andık Gündüz’ü...
Lefkoşa Türk Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ve duygusal anların yaşandığı etkinlikte, Arda Gündüz, Muhittin Yangın, Yıltan Taşçı, Murat Mermer, Hüseyin Kasap ve Ezgi Akgürgen birbirinden güzel Sıla-4 şarkılarını, meydanı dolduran kalabalıkla birlikte seslendirdi.

***
Etkinliğin açılış konuşmasında Erdinç Gündüz’ü aşağıdaki sözlerle anarken, bu değerlerimizin bizlerin kültürel belleğine kattıklarına da vurgu yapmak istedim.

“Bu akşam burada yalnızca bir konser izlemeye gelmedik.
Bu akşam burada bir sesi, bir nefesi, bir dönemi, bir belleği çoğaltmaya geldik.
Çünkü bazı değerlerimizin sesi, bedenen aramızdan ayrılsalar dahi susmaz... 
Bıraktıkları anılarla ve hoş bir sedayla anılmaya devam ederler.
Onlar; söyledikleri şarkılarda, yazdıkları notalarda, dokundukları insanların yüreğinde yaşamaya devam ederler.
İşte Erdinç Gündüz de o insanlardan biriydi.
Bugün onun adını anarken aslında yalnızca bir müzisyeni değil; Kıbrıs Türk halkının hafızasını, kültürünü ve sesini de saygıyla selamlıyoruz.
1949 yılında Baf'ta dünyaya gelen Erdinç Gündüz, daha çocuk yaşlarda kemanla tanıştı. 
Sonra gitar girdi hayatına. 
Ve o gitar, yalnızca bir enstrüman olmadı; bir halkın hikâyesini anlatan dile dönüştü.
1964 yılında birkaç genç arkadaş bir araya geldi.
Ferahzad Gürsoy...
Raif Denktaş...
Aydın Kalfaoğlu...
Ve Erdinç Gündüz...
Önce Bayrak Radyosu'nda "Bayrak Kuartet" olarak çıktılar dinleyicilerinin karşısına.
Sonrasında yıllar onları ‘Sıla-4’ yaptı.
Onlar gerçekten de sılayı söylediler...
Memleketi söylediler...
Hasreti söylediler...
1969 yılında köy köy dolaştılar.
Baf'tan Karpaz'a kadar yaşlıların kapısını çaldılar.
Unutulmaya yüz tutmuş türküler, şiirler, anılar topladılar.
Binlerce mani derlediler.
Çünkü biliyorlardı ki; Bir halk kültürünü kaybederse, hafızasını da kaybeder...
Ve işte tam o günlerde Sıla-4, Kıbrıs Türk müziğinde bir devrim başlattı.
Batının gitarını...
Anadolu'nun saz ruhuyla...
Kıbrıs'ın toprak kokusuyla buluşturdular.
Ve tüm bu yaptıklarını memleket sevgisiyle yaptılar.
Kıbrıs Türk halk müziğini modern tınılarla buluşturarak yeni bir yol açtılar.
Onlar yalnızca şarkı söylemiyorlardı.
“Kıbrısım” da bir adanın özlemini dile getiriyorlardı.
"Gariban"da, derin hasretliği anlattılar... 
"Dolama"yla onlarca yıldır söylenen bir halk ezgisini yeniden geleceğe taşıdılar...
"Adalılar" dediler... Bizim hikâyemizi anlattılar.
"Ganlı Dere Türküsü"nü söylediler... Akan suyun sesini işlediler...
"Gönül Seni"yle sevdanın sözü oldular... 
Bugün hâlâ o şarkılar söylendiğinde, sadece şarkıların tınısı değil çocukluğumuz, köylerimiz, annelerimizin sesi, büyüklerimizin anlattığı hikâyeler de kulaklarımızda yankılanıyor.
Sıla-4 yalnızca şarkılar üretmedi.
Adeta bir kimlik inşa etti.
Bir kültürel direniş örneği ortaya koydu.
Sıla-4 bu toprakların belleğidir.
Kültürüdür…
Geçmişten geleceğe uzanan köprüsüdür.
1985 yılında Raif Denktaş'ın zamansız vedası, grubun kalbine bir hançer sapladı. 
Sonra yıllar geçti...
Aydın Kalfaoğlu aramızdan ayrıldı.
Ve geçtiğimiz yıl Erdinç Gündüz de sonsuzluğa yürüdü.
Bugün fiziksel olarak burada değiller.
Ama dikkat edin...
Birazdan "Kıbrısım" çaldığında...
Birazdan "Dolama" başladığında...
Birazdan "Gariban"ın ilk notaları yükseldiğinde...
Aslında onların da bizimle birlikte söyleyeceğini hissedeceğiz.
İnsan ölür,
Ses kalır…
Hatıra kalır…
Bir kitapta okumuştum “Bir insanın ömrü yıllarla ölçülmez. Arkasında bıraktığı izlerle ölçülür” dizelerini. 
Bugün geriye baktığımızda görüyoruz ki...
Erdinç Gündüz, arkasında yüzlerce konser...
Onlarca beste...
Binlerce dinleyici...
Ve en önemlisi, hiç eskimeyen bir sevgi bıraktı.
İşte gerçek ölümsüzlük budur.
Burada bu güzel meydana Erdinç Gündüz’ün adının verilmesini sağlayan ve büyük bir değerimizin adını ölümsüzleştiren Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ve tüm mesai arkadaşlarına da teşekkür ederken, bu gecenin organizasyonuna öncülük ettikleri için de yürekten bir alkış rica ediyorum…
Ve şimdi...
Bu akşamın bütün alkışları...
Bu adanın sesine dönüşen dört güzel insana...
Raif Denktaş'a...
Aydın Kalfaoğlu'na...
Ferahzad Gürsoy'a...
Ve bugün özlemle andığımız Erdinç Gündüz'e gelsin.
Ruhun şad olsun Erdinç Gündüz...”

***
LTB Başkanı Mehmet Harmancı da etkinlikte yaptığı konuşmada Belediye Meclisi olarak oy birliğiyle aldıkları kararla Erdinç Gündüz’ün adını Surlariçi’nde İplik Pazarı’nın olduğu meydana verdiklerini belirtti. 
Çok değerli bir kişilik ve sanatçı kimliğine sahip Erdinç Gündüz’ün hatıralarının bu meydanda hep yaşayacağını ifade eden Harmancı, hayatını kaybeden Erdinç Gündüz, Raif Denktaş, Aydın Kalfaoğlu ile grubun yaşayan tek üyesi Ferahzad Gürsoy’dan oluşan Sıla-4 grubunun adını da yaşatmak istediklerini kaydederek gecede sahne alan tüm değerli müzisyenlere de teşekkür etti.

Bu yazı toplam 500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar