1. YAZARLAR

  2. Ödül Muhtaroğlu

  3. Enflasyon, ocak ayında da artmaya devam etti
Ödül Muhtaroğlu

Ödül Muhtaroğlu

Enflasyon, ocak ayında da artmaya devam etti

A+A-

2026 yılının Ocak ayı  enflasyonu, KKTC’de yüzde 1,97 olarak açıklandı. Yıllık enflasyon ise, (Geçen  Ocak’tan bu Ocak’a) yüzde 39.40’e ulaştı.

Ana harcama grupları itibariyle bir önceki aya göre en yüksek artış %11.40 ile Haberleşme ana grubunda gerçekleşmiştir. Sağlık ana grubu %9.59, Çeşitli Mal ve Hizmetler ana grubu da %6.85 artış göstererek, en fazla artış gösteren ilk 3 ana grubu oluşturmuştur.

Bu yılın ilk ay enflasyonunda, özellikle, haberleşme grubunda, cep telefonu görüşme ücretleri yaklaşık yüzde 15 ve sağlıkta ameliyat harcamalarında yaklaşık yüzde 11 artışlar görüldü. Kuzu eti, kira ücreti ve gündelikçi ücretinde yaklaşık yüzde 10, araba servislerinde yaklaşık yüzde 15 artış, Otel ücretlerinde ise bu ay yaklaşık yüzde 30 düşüş gerçekleşti.

Türkiye’de ise, Ocak  ayı enflasyon oranı yüzde 4,84, yıllık enflasyon oranı ise, yüzde 30.65 olarak gerçekleşti. Türkiye’de bu ay özellikle gıda fiyatları, akaryakıt, kira, enerji fiyatlarında artışlar görülmüştür.

Enflasyon oranımız Ocak ayında Türkiye’nin bayağı altında kalmıştır. Bu durum, ülkemizde yine tartışılacaktır. Bu tartışmaların esas kaynağı, 10 yılı aşkın bir süredir, ülkemizdeki enflasyon endeks ve sepetinin yenilenmemiş olmasıdır. 

TC- KKTC enflasyon karşılaştırmalarının sadece  aylık bazda yapılması yanıltıcı olabilmektedir..Bazı aylarda KKTC de, bazı aylarda TC‘de enflasyon oranları farklı çıkabilir. Nitekim bu ay TC’de yüksek çıkmıştır. 2 ülke arasında, yıllık dönemlerde karşılaştırma yapmak daha sağlıklı olacaktır.

Hükümetin piyasa denetimlerini de düzenli olarak gerçekleştirmemesi sonucu, pahalılık ve enflasyon oranı da, son 4  yıldır çok yüksek gerçekleşmiştir. Ayrıca, Hükümet, piyasada  fırsatçılığa ve vurgunculuğa yönelip, fiyatları fahiş artıranlar varsa, onları da tespit edip, ceza uygulamalıdır.

Öte yandan, , 4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarını kapsayan açlık sınırı da, zamlardan dolayı durmadan artmakta ve dar gelirlilerin maaşları gıda harcamalarına bile yetmemektedir.

Asgari ücrete, hayat pahalılığı oranının altında zam yapılması, ülkede yaşanan pahalılık karşısında zaman geçtikçe eriyecek ve  gıda harcamalarına bile yetmeyecektir. Asgari ücretin yükseltilmesi kadar, halkın alım gücünün artırılması da önemlidir.

Devlet gelirlerinin son dönemlerde  enflasyonla birlikte bir miktar artmasına rağmen, giderlerin oldukça  artması nedeniyle. Son 2 yıldaki rekor bütçe açıkları ile karşı karşıyayız.

Hükümet, pahalılığı azaltmak için, özellikle akaryakıt, gaz, elektrik zamlarını halka daha  az yansıtmalı, temel gıda, temizlik malzemesi, ilaç ve eğitimde  gerekli kdv, fon indirimlerini süratle yapmalıdır.

Pahalılıktan dolayı, maaş, emekli maaşları, ve asgari ücrete yapılan artışlar kısa sürede erimekte, dar gelirliler ay sonuna getirememekte,  kredi kartı borçları çoğalmaktadır.

Pahalılık halkın en büyük düşmanıdır. Yeni asgari ücretin belirlenmesi ile birlikte, ülkede kısır döngü yine başlamış, bütün mal ve hizmetlerde zam yağmuru artarak devam etmiştir.

Yükselen fiyatlar, ülkemizi  pahalılık cehennemine çevirirken, Hükümet, halkın esas gündemi olan pahalılık ve geçim derdine odaklanmamaktadır. Pahalılıktan dolayı, tüketim Güneye kaymakta, devlet ve işletmelerimiz gelir kaybına uğramaktadır.

Özellikle, temel ihtiyaçlar olan gıda, sağlık, eğitim, akaryakıt, elektrik ve gaz alanlarındaki pahalılık, dar gelirlileri perişan etmektedir.

Akaryakıta, gaza ve elektriğe yapılan  zamlar,  birçok sektörün  girdi maddesi olduğu için, ülkede genel olarak pahalılığı ve enflasyonu artırmakta, halkın satın alma gücünü düşürmektedir.

KKTC’de yaşanan pahalılık, enflasyonu da yükseltmekte, kamu çalışanlarına ve emeklilere yapılan hayat pahalılığı ödeneğini artırmakta ve böylece bütçe açıklarını da büyütmektedir. 2026’da, 25  milyardan fazla rekor bütçe açığına sahip ülkemizde,enflasyonla mücadelenin şart olduğu net bir şekilde ortadadır.  Bu konuda, Türkiye’deki enflasyonla mücadele tedbirleri mutlaka izlenmeli ve dersler çıkarılmalıdır.

Hükümet partileri, suni gündemler yaratmamalı, halkın esas gündemi olan geçim derdine odaklanmalı, başta ekonomik  sorunlar olmak üzere, halkın ve sektörlerin tüm sorunlarını çözmek için politikalar geliştirmelidir.

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar