1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Kraliçelerin serinlediği yer
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Kraliçelerin serinlediği yer

A+A-

Lapta’da Kraliçe Havuzları diye bilinen yer…

Dün oradan bir geçeyim dedim. Bir zamanların muhteşem Mare Monte Otel’in yürek burkan şimdiki kalıntılarının yanından dönerek toprak-çamur karışımı yola girdiğimde tahmin ettiğimden de kötü bir durumla karşılaştım.

Oraya ulaşmak zor. Ulaştığınızda da beklediğiniz, hayal ettiğiniz havuzları bulmak/görmek çok zor.

Zamanla tahrip olmuş çoğu… Temizlenmeye, insanların ziyaretine açık hale getirilmeye ihtiyaç var.

Bölge, eko-agro turizm kapsamında geliştirilecek bir projeyle ekonomiye katkı sağlayacak bir hale gelebilir.

Şimdilerde Merit Otellerin dev yapılarıyla Mare Monte’yi de yiyerek hemen dibindeki Kraliçe Havuzlarını da eritip bitirmelerine izin vermeden bölgeye sahip çıkmak gerekiyor.

Google’a sorduğunuzda, “Roma dönemine ait, kayalara oyulmuş tarihi bir yapıdır. Yaklaşık 27x14 metre boyutlarındaki bu antik havuz, deniz suyu sirkülasyonu sağlayan kanalları sayesinde balık depolamak ve beslemek için kullanılmış olup, kraliçelerin serinlediği efsanesiyle bilinir.”

Balık depolamak ve beslemek dışında kraliçelerin de serinlediği efsanesi olası ziyaretçilerin daha çok ilgisini çeker diye düşünüyorum.

Düşünsenize; Kraliçelerin de serinlediği havuzlarda önlemi alınarak kraliçeler gibi serinlemeye gelecek turistler için cazibe merkezi olmaz mı?

Bu projeyi kimler yapabilir? Turizm Bakanlığı mı, LAÇ Belediyesi mi, sivil toplum örgütleriyle birlikte tüm paydaşlar mı?

Kim yaparsa yapsın ama birilerinin ilgilenmesinde mutlaka yarar var.  

havuz.jpg


Pis koku

Ülke koktu.

Çok pis kokular geliyor ve o gelen kokuların nerelerden geldiği de belli artık…

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler ya! Bu da böyle; Bazı şeyler dillendirilir, öyle böyle iddialar var denir ve sonrasında o iddiaların kanıtları da ortaya çıkar.

Kanıtlar ortaya çıkar ama o kanıtlarla suçlananların hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etmeleri o pis kokuların daha da artmasına, dayanılmaz hale gelmesine neden oluyor.

Buraya tek tek yazmanın anlamı yok çünkü herkes artık her şeyi biliyor…

En son yine Meclis’te Ahmet Savaşan’ın Ongun Talat’ı yumruklamaya kalkmasıyla yayılan bir koku; Savaşan’ın sağlık turizmi adı altında pazarladığı iddia edilen yasa dışı bazı uygulamaların videolarla halkın gündemine gelmesi kokuşmuşluğun ne derece büyük olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Bu işlerin, yani pis kokuların yayıldığı yerin başındaki Ünal bey ne yapıyor peki?

Etrafındakileri görevden almakla temizlik yaptığını göstermeye çalışıyor ama aslında Jet Kriziyle popülerleşen! kendisinin istifa etmesi gerektiğini anlamazdan geliyor, “erken seçime gerek yok” diyor, “biz icraat yapıyoruz” diyor ama olan icraatların da ne olduğu her gün o pis kokuların arasına eklenerek kendini gösteriyor.

Bu kokuyu görevden almalar veya yalanlamalar dindiremez. O koku sindi kaldı bazılarının üzerlerine ve gitmez artık.

Yapılacak şey belli.

 

Bu yazı toplam 274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar