Eğitim ve İçişleri Politikalarında Akıl Tutulması
Kıbrıs gibi tarihsel olarak güvene, sakinliğe ve soğuk kanlı davranışlara dayan ilişkilerin olduğu toplumlarda, şiddetin ve trafik kuralsızlığının artması derin bir sosyolojik kırılmaya işaret eder. Güven duygusu yitirildiğinde toplumda kaygı, kutuplaşma ve yabancılaşma baş gösterir.
Toplumun huzurunu, vicdanını ve birlikte yaşama kültürünü inşa etmek eğitimin işidir. Örneğin;
- Trafik kazalarında yaşanan can kayıpları yalnızca birer "kaza" değil, bir kültür ve vicdan meselesidir. Bir direksiyonun başına geçen kişinin, diğer insanların yaşam hakkına saygı duyması, ihlal edilen bir kuralın bir cana mal olabileceğini içselleştirilmesi yalnız ve ancak eğitimle mümkündür. Cezaların caydırıcılığı kadar, kurallara uymayı bir zorunluluk değil vicdani bir ödev olarak gören bireyler yetiştirmek eğitimin asıl sorumluluğudur.
- Nüfus yapısının hızla değiştiği, farklı kültürlerden gelen insanların aynı coğrafyayı paylaştığı dönemlerde, eğitimin kapsayıcı ve entegre edici gücü hayati önem taşır. Eğitim sistemi, toplumun tüm kesimlerini ortak değerler etrafında kenetleyen, yasaya ve toplumsal sözleşmeye bağlılığı aşılayan en temel kurumdur.
Nüfus hareketlerinin yoğunlaştığı ve suça karışan profillerde yer yer yabancı uyruklu bireylerin öne çıktığı dönemlerde, toplumda doğal olarak bir güvenlik kaygısı ve tepki oluşur. Bu durum ilk bakışta sınır yönetimi, adli sicil denetimi veya iç politika meselesi gibi görünse de işin sürdürülebilir ve toplumsal boyutu doğrudan eğitim sisteminin omuzlarına çok özel ve kritik sorumluluklar yükler.
Eğitimde yaşanan nitelik kaybı veya uyum politikalarının eksikliği, toplumsal kuralsızlığa ve güvenlik krizlerine zemin hazırlar.
Bugün yaşanan şiddet ve kuralsızlık olayları, eğitim sisteminin yalnızca eksikler bakımından değil, insan yetiştirme felsefesi bakımından da ele alınması gerektiğinin en açık göstergesidir.
Örneğin; nüfus ve göç politikaları, eğitim sisteminin nitelikli olarak planlanmasında en önemli unsuru oluşturur. Dahası bunlarla birlikte, güvenlik mekanizmaları, hukuksal yaptırımlar da içine alan içişleri politikaları niteliği bir ülkenin anlık güvenliğini sağlamanın esasıdır. Oysa;
Ülkeyi yöneten anlayışın eğitim politikaları da içişleri politikaları da akıl tutulması yaratacak türde.
Eğitim, açık bir sistemdir. Eğitimin sorumluğu “şu kadar okul yaptım” afişleri ile pano süslemekle tamamlanmaz.
Eğitim; içişleri ve çalışma bakanlıklarıyla entegre çalışan, ülkeye gelen nüfusun profil analizini yapıp buna uygun sosyal-eğitimsel tedbirler geliştiren dinamik bir politika üretmek zorundadırlar.
Eğer bir ülkede yaşanan şiddet olaylarında yabancı uyruklu bireyler öne çıkıyorsa, bu durum güvenlik mekanizmalarının yetersizliği kadar, o ülkenin kapsama, eğitme, kuralları öğretme ve denetleme mekanizmalarının da eksik kaldığını gösterir.
Eğitim, bir ülkenin görünmez sınır kapısıdır: O kapıdan giren her bireye bu ülkenin yaşam kültürünü, insan hayatının kutsallığını ve kuralların çiğnenemez olduğunu öğretmek, çağdaş bir eğitim anlayışının en hayati ödevidir.

Anlayana Gülmece
Size İkram Edilen Ne?
Tur otobüsü şoförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş…
15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şoförün omzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca, saygılı şoför dayanamayarak;
- Zahmet ediyorsunuz efendim… Hep bana yedirdiniz... Biraz da kendiniz yesenize…
Yaşlı kadın hemen yanıtlar;
- Çiğneyemiyorum evladım… Dişlerim yok…
Şoför biraz şaşkın bir tavırla hemen sorar;
- Niye satın alıyorsunuz o zaman?
- Evladım ben sadece üzerindeki çikolatayı emmesini seviyorum!...
Okumuş muydunuz?
“Bilerek veya bilmeyerek insanlar hata yapar. Bunu başkalarına yüklemek politikacının işidir.”
VAUGHEUR






