1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. "Dışlandık, hain ilan edildik"
"Dışlandık, hain ilan edildik"

"Dışlandık, hain ilan edildik"

Coronavirüs’e yakalanan ve tedavi görerek bu süreci atlatan Ahmet Gülerman ve İbrahim Karacan yaşadıklarını YENİDÜZEN’e anlattı

A+A-

“KORİDORLARDA 40 YIL YÜRÜMÜŞ GİBİYDİM”… Ahmet Gülerman: “Hastane koridorlarında 40 yılım geçmiş gibi yürüdüm, açılıma gidildi evden çıkmak için polisi aradığımda 'sen çıkma sakın' diye garip tepkiler aldım. Lapta bölgesi bizi resmen vatan haini ilan etti.”

“YORUMLAR YIPRATTI”… Sosyal medyada acımasızca eleştirdiklerini, fotoğraflarının izinsiz paylaşıldığını ve ifşa edildiğini söyleyen İbrahim Karacan, hastalığın değil ama insanların kendisini çok yıprattığını söyledi.

 

Devrim DEMİR

Yapılan testinde pozitif saptanan ve tedavi altına alınan 39 yaşındaki Ahmet Gülerman ile temaslısı 52 yaşındaki İbrahim Karacan, geçirdikleri süreci YENİDÜZEN’e anlattı. Mart ayında Alman bir grupta çıkan ve ardından ülkeyi alarma geçiren Coronavirüs (COVID-19) Lapta bölgesinde iki yurttaşta saptanmış, bölge karantinaya alınmıştı.  O bölgedeki bulaşmadan etkilenen

Ahmet Gülerman ile İbrahim Karacan, zor bir dönem geçirdiklerine işaret etti.

Testlerinin pozitif çıkmasının ardından karantina sürecine giren ve herhangi bir ağır semptom geçirmeden 14 gün sonunda taburcu edilen Gülerman ve Karacan toplumun ön yargılı olmasına sitem etti.

Ailelerinde hiçbir pozitif vakaya rastlanmadığını da ekleyen Gülerman ve Karacan , “Bu bir hastalık ve dünya başa çıkamazken bir anda gelip sizi de bulabilir. İnsanlar bu şekilde yaklaşmamalı” dedi.

Ahmet Gülerman: “İngiliz aile ile temastan sonra hasta oldum”

Mart ayında Lapta bölgesinde bir otelde sorumlu olduğunu anlatan bir çocuk babası Ahmet Gülerman, kış sezonu olduğu için otellerinde İngilizlerin yoğunlukta olduğunu anlattı. Mağusa’da Almanların hastalık haberinin çıkmasından sonra bir takım önlemler aldıklarını hastalığın önce kendini bulacağını aklının ucundan geçirmediğini söyledi.

Gülerman, “Aldığımız tedbirlerle işlerimizi yürütmeye devam ederken, otele yeni gelen İngiliz bir ailenin odasında klima ile ilgili sıkıntı yaşandığı söylendi. Teknisyenler baktıktan sonra müşteri memnuniyeti açısından ben de ilgilenmek istedim. Yaklaşık yarım saat aile ile birlikte odada temasta kaldım. Gece işimden evime gittim. Sabah uyandığım zaman halsizliğim vardı ve o gün işe gitmedim. Diyabet hastası olduğum için şekerimle ilgili sıkıntı yaşadığımı düşündüm. İkinci gün hiç anlamadığım bir öksürük ve halsizlik yine vardı, bu kez eşim doktora gidelim dedi ben geçer diye direttim. Bizde bu hastalığın olabileceğini hiç düşünmediğim için aklımın ucuna gelmiyordu, belirtileri de öksürük dışında hiçbir şey yoktu.”

14 gün sonra pozitif çıktı…

7 yaşında bir çocuğu eşinin de o dönem 5 aylık hamile olduğuna değinen Gülerman, doktora eşinin diretmesi ile 14 gün sonra gittiğini anlattı.

14 günlük süreçte ayakta olduğunu hiç yatmadığını, eşinin aracının arızalandığı gün üç arkadaşı ile temas ettiğini ifade eden Gülerman, “Sanırım artık hastalığın sonuydu, eşimin ısrarı ile doktora gitmeye karar vermiştim. Öksürük dışında beni rahatsız eden etkileyen hiçbir şey yoktu. Girne’de hastaneye gittik, doktorum test yaptırmamı önerdi ve kısa süre sonra beyaz giyimli birileri ambulansla Girne’ye geldi. Verdikleri mavi özel kıyafetleri giydirdiler ve Lefkoşa Hastanesi’ne sevk edildim. Belirsizlik olduğu için endişelendim, çocuğumu eşimi aklıma getirdim. Telefona sarıldım anneme babama haber verdim ne olacağımı bilmiyordum” dedi.


“Çocuklarıma iyi bakın” 

ag-001.jpg

Lefkoşa Hastanesi’ne sevk edilen ve koridorlardan sedye ile götürülürken belirsizlik içinde kaygıya kapıldığını ifade eden Ahmet Gülerman, 7 yaşındaki çocuğunu, doğmamış bebeğini bir daha görememe korkusu ile ailesine emanet ettiğini anlattı.

Gülerman, “Ambulansla apar topar Lefkoşa Hastanesine sevk edildim. Koridorlardan götürülürken, görevliler hasta gelir diye bağırıyordu, herkes önünü açıyordu. Hastalıkla ilgili bilgi sahibi değildim ama kendimi çok iyi hissediyordum. Aileme bilgi verdim ve test yaptılar. Doktor ve hemşire benimle çok ilgilendi onlara diyabet hastası olduğum bilgisini verdim gerekli tetkileri yaptılar ve test sonucunu beklemeye koyuldum. O anı yaşayan bilir annemi aradım çocuklarıma iyi bakmalarını söyledim, hamile eşimden ötürü de çok kaygılıydım.”

14 günlük karantina süreci…

Test sonuçlarının ertesi gün pozitif çıktığını ve tedavisinin hemen başladığını anlatan Gülerman, kendini çok iyi hissettiğini sürekli ailesi le iletişim içinde olduğunu söyledi.

Sosyal medyada çok acımasızca yazıldıklarını bunun bir hastalık olduğunu insanların kavrayamadığını da dile getiren Gülerman, hemşirelerin özellikle kendisi ile ilgilenen Doktor Yağmur Aldağ’ın ciddi bir emek sarf ettiğini, o süreçte görev yapan tüm sağlık çalışanlarının büyük bir risk içinde çalıştıklarına şahit olduğunu belirtti.

Bölge belediye başkanlarına sitem…

Karantina sürecinde yazılan çizilen birçok yazının mağduru olduğunu dile getiren Gülerman, hastalığı kendilerinin de tanımadığını ama Lapta bölgesinde ciddi bir dışlanma yaşadıklarını anlattı. Özellikle bölgede bulunan iki belediye başkanının o süreçte bir açıklama yarışı içinde olduklarını da ifade eden Gülerman, “Belediye başkanı beni aradı ve ikinci cümlesi ‘İsmini açıklayabilir miyim?’ Sorusu oldu. Bu beni şu şekilde yaraladı ailem, çocuklarım vardı. Bu açıklama neden bu kadar önemliydi? Ne karantina sürecinde ne de sonrasında yanımızda kimse olmadı. Ailem de tedbir amaçlı karantinaya alındı, test sonuçları negatif çıkınca kendilerini evde izole ettiler. Çok zor bir 14 gündü küçük bir çocuk beş aylık hamile eşim çok kaygılıydım bu yüzden. 14 gün sonunda testlerim yeniden yapıldı negatif çıkınca taburcu edildim” dedi.

“40 yıl koridorlarda yürümüş gibi hissi vardı”

 Hasta haklarının içeriğini bilmediğini, ancak kendi hakları olduğunu anlatan Ahmet Gülerman, halkın sosyal medyada çok acımasız davrandığını temaslısı olduğu arkadaşının fotoğrafının yayımlandığını anlattı.

Çok üzücü günlerde geçirdiklerini anlatan Gülerman, “14 gün boyunca kendimi iyi hissetmek için karantinada pozitif olmaya çalıştım, iyi düşündüm. Taburcu oldum, iki hafta sonra eşimin kontrolleri vardı aradık hastaneyi bilgilendirdik bize rapor getirmemizi söyledi. Yeniden tedavi gördüğüm doktoruma ulaştım eşimin kontrollerini yapmak için negatif olduğuma dair rapor almam gerekiyordu. Hastane koridorlarında 40 yılım geçmiş gibi yürüdüm, açılıma gidildi evden çıkmak için polisi aradığımda sen çıkma sakın diye garip tepkiler aldım. Lapta bölgesi bizi resmen vatan haini ilan etti. Ummadığımız insanlar ise bize destek oldu.”

 


 

İbrahim Karacan: “Test için 14 gün sonra çağrıldım”

ik.jpg

Ahmet Gülerman’dan sonra “ilk temaslı” olarak tespit edilen 52 yaşındaki İbrahim Karacan, Gülerman ile yıllardır çok iyi arkadaş olduklarını durumu öğrenince test yapmak için hastaneye başvurduğunu anlattı.

Karacan, test için 14 gün sonra hastane tarafından arandığını testinin ardından bir gün sonra pozitif olduğu gerekçesi ile acil hastaneye çağrıldığını söyledi.

Gece aranarak hastaneye çağrılan Karacan, “14 gün sonra yaptığım testin sonucu pozitif çıktı karantinaya alındım. Kendimi çok iyi hissediyordum, tat alamama dışlında her hangi bir şikâyetim olmadı. Tansiyonum, ateşim her gün takipteydi. Her hangi bir olumsuzluk yaşadım, tedavim biterek taburcu edildim” dedi.

“Ailem yorumlara çok üzüldü…”

İbrahim Karacan, eşinin iki çocuğunun ve 83 yaşındaki diyabet hastası annesinin karantinaya alındığını, iki ayrı test yapıldığını ve negatif çıktıklarını söyledi.

Sosyal medyada suçlu gibi fotoğrafının yayımlandığını ve bunun çok üzücü olduğunu dile getiren Karacan, “Pozitif çıktım ama kimseye bulaştırmadım. 83 yaşında diyabet hastası anneme günde iki kez şeker iğnesi yapıyorum, önce o bulaşacaktı. Ne çocuklarım ne eşim kimse bulaşmadı. İnsanlar çok bilinçsiz ve cahilce yaklaştı bize hala daha aynı şekilde yaklaşanlar var” dedi.

“Kimse maske takmıyor esas hastalık şimdi”

Mart ayında pozitif çıktıktan sonra bölgenin karantinaya alındığını dile getiren Karacan, 1 Temmuz açılım sürecinin ardından ülkede 20 pozitif vaka olduğunu hala insanların çok umursuzca davrandığını kaydetti. Tedavisinin tamamlandığını ancak her geçen gün artan sayı nedeniyle maskesini takmayı ihmal etmediğini kaydeden Karacan, “Vaka sayısı artmaya başladı. Kimse maske takmıyor, insanlar çok rahat esas hastalık ve bulaşma riski şimdi” dedi. 

 

 

 

 

Bu haber toplam 5986 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler