1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Bir Kitap ve Çıkarımlar: Akıl Tutulması
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Kitap ve Çıkarımlar: Akıl Tutulması

A+A-

Yakın zamanlarda çok fazla rastlaşmasak da şu “akıl tutulması” deyimiyle yüz yüze geldiğimiz olmuştur. En son sevgili Tufan Erhürman’ın kitaplarından birinde kitap ismi olarak yer almıştı bu “saptama” Kıbrıslı Türkler üzerine. Değişen ve gelişen durumlarda kişiler tarafından aslında psikolojik bir durum itibarıyla yaşanılabilir bir durumdur “akıl tutulması”. 

“Akıl Tutulması” kitabı ise, “Frankfurt Toplumsal Araştırma Enstitüsü'nün ve kurucusu Max Horkheimer'in (1895-1973) temel yapıtlarındandır. Kitap, yazarın ülkesini terketmek zorunda kaldığı İkinci Dünya Savaşı yıllarında, ABD'de, Avrupa felsefe geleneğine yabancı Amerikalı okurların düzeyi göz önünde tutularak ve İngilizce olarak yazılmıştır. Belki de bu yüzden, 'zorluğuyla' ünlü Frankfurt Okulu kuramcılarının en açık, en 'kolay' metinlerinden biridir. Horkheimer, Akıl Tutulması'nda ABD kültürünün egemen felsefesi olan pragmatizmi ve onun temelinde yatan pozitivizmi eleştirirken, Frankfurt Okulu'nun belli başlı temalarını da gündeme getirmektedir. Kitapta, Batı düşüncesinde Akıl kavramının tarihi, önce hurafeye dönüşmesi tartışılmaktadır. Aydınlanmanın mitos içindeki kökenleri ve giderek yeni bir mitoloji haline gelişi, insanın doğa üzerindeki egemenliğinin tahripkar boyutu, Faşizmin Batı Aklının tarihi içindeki yeri, bireyciliğin sonucunda bireyin ölümü, işçi hareketinin imkanları ve direnme gücü -bunlar, Horkheimer'in bir toptan yıkım döneminin getirdiği perspektif açısından gözden geçirdiği temel sorunlardır...(tanıtım bülteninden)”

Yaşadığımız toplum içerisinde karşılaştığımız “akıl tutulmaları” ise; sağlıklı zihinleri ve düşünürleri “şok” edebilecek, dudak ısırtacak derecede yapılan eylemlerle kendini gösterebilmektedir. Ne olduğunu, ne yaptığını ya da yapması gerektiğini, sorumluluğunu ve görevini bilmekten kendini alı koyan “akıl tutulması” bazan öyle oluyor ki bizim Kıbrıs ağzıyla “yok da!” dedirtecek niteliklere varılabiliyor. Max Horkheimer’in kitabına bakarken bana kendimizi çağrıştırdı nedense. Bu toplumun katmanlarını; siyasilerini, memurlarını, işverenlerini vs. Kitaptan yola çıkarak biraz şu internette gezineyim dedim, “akıl tutulması”nı araştırarak. Hoşuma giden bazı “tanımlamalarla” karşılaştım. Bu yazımızın sonunda da bunlarla noktamızı koyalım...

“Aynen güneş tutulması gibi kısa sürer. Bu durumu yaşayan insanın mantık süzgeci çalışmaz olur. Dolayısıyla söyledikleri ve yaptıklarıyla çevresindekileri şaşırtırlar”

“Odaklanma ve derişim sorunu yaşayan insanlarda gözlemlenebilecek bir tür, zihinsel faaliyet yetersizliği olayıdır. Tutulma esnasında, zihin olması gereken basit görevlerini dahi yerine getiremez.”

"Yağmurlu havada elde şemsiye olduğu halde deli gibi şemsiye arayışına girmek akıl tutulmasına bir örnektir”

“Beynin durması vücudun bitkisel hayat düzeyinde, refleks hareketlerle yaşamını sürdürmesidir.”

“Güneş ve ay tutulmalarının tarihi, saati, hatta süresi önceden hesaplanabilir ve fiziksel bir olaydır. Ancak akıl tutulması sosyal bir vaka olup her an yaşanabilir. Önlenmesi ve tedavisi çok zordu”

Bu yazı toplam 1775 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar