1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. “İster kabul edin, ister etmeyin”
Kutlay Erk

Kutlay Erk

SİYASET MEYDANI

Yeni Ezber: “Ezberi Bozduk”… Kimin Ezberini?!

A+A-

Maraş açılımı ile birlikte KKTC’nin şimdiki yöneticileri “Ezber bozuyoruz” diye bir ezberdir tutturdular… Cenevre’de yapılan gayri resmi beşli görüşmede de iki devletli çözüm önerisini masaya koyduklarından beri bu ezberi sürekli tekrarlar oldular…

Kimin ezberini bozmuşlar?! Onlara göre uluslararası siyasetin “Kıbrıs sorununa BM Ölçütlerinde çözüm” ezberini bozmuşlar… Halbuki uluslararası siyaset ve Kıbrıs Rum tarafı ezberini halen söylüyor; hem de daha keskin, yüksek tondan ve sıklıkla… Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğu da ezberini bozmamış, BM Ölçütlerinde çözümü desteklemeye devam ettiklerini tekrarlayıp duruyorlar. Kıbrıs Türk sağ siyasetinin iki devletli çözüm ezberi Denktaş’tan mirastı, hiç de bozmadan tekrarlayıp durdular; kendi ezberlerini de bozmadılar…

Ama AKP ve Erdoğan’ın ezberi bozuldu… 2003’den önce Türkiye siyaseti Kıbrıs’ta çözüm için Denktaş ile hemfikirdi, iki devletli çözümü devlet politikası yapmıştı ve ezberleri idi… AKP-Erdoğan 2003’de hükümet olduktan sonra ve kendi siyasi vizyonlarına ulaşmak için güttükleri stratejileri bağlamında, Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğunun sokak gösterileri ile dünyaya duyurduğu “Kıbrıs’ta barış ve federal çözüm”ü yeni siyaset olarak benimsediler… AKP-Erdoğan hükümetlerinin ezberi “Kıbrıs’ta BM Ölçütlerinde federal çözüm” oldu… Bu aşamadan şimdiye yaşanmış olan süreçleri tekrarlamaya gerek yok; Crans-Montana’dan sonra AKP-Erdoğan ezberini değiştirme eğilimine girdi; Tatar’ı da KKTC’ye Cumhurbaşkanı olarak seçtirmesi ile de kendinden önceki Türkiye hükümetlerinin ezberini benimseyerek, kendi ezberini değiştirdi…

Dolayısıyla, Kıbrıs Türk sağ siyaseti ezber değiştirdiğini söylüyor ya, ezberi değişen tek taraf AKP-Erdoğan…

Kıbrıs Türk sol siyaseti 2003’te Türkiye’ye ezber değiştirmişti, AKP-Erdoğan’a federal çözüm ezberini benimsetmişti… Kıbrıs Türk sağı da şimdilerde AKP-Erdoğan’ın ezberini değiştirmiş oldu ve iki devletli çözümü birlikte tekrarlayıp duruyorlar… Bu çözüm tezi de AKP-Erdoğan’ın siyasi karşıtı CHP’nin tezi aslında, Türkiye siyasetinde patenti onlara ait… Peki, AKP-Erdoğan başka tarafların etkisi altında kalıp sürekli ‘Ezber’ mi yeniliyor?! Hayır… 2003’te hükümet olan AKP-Erdoğan iktidar olabilmek için kendi siyasi stratejilerini uygulamaya başladı. AKP-Erdoğan hükümetteki muhalefet, ordu-CHP bileşkesi de muhalefetteki iktidar idi… AKP-Erdoğan’ın hedefi de iktidardaki AKP-Erdoğan olabilmek; bunun için ordu-CHP bileşkesinin Türkiye siyasetine benimsettiği ezberleri bozmaları gerekiyordu… AB üyelik sürecini çalıştırmak bu konuda başarısına katkı yapacaktı; bunun için de Kıbrıs sorununun BM Ölçütlerinde çözümüne destek vermesi AKP-Erdoğan’ın işini kolaylaştıracaktı. Zaten Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu da Denktaş ezberini reddediyordu… 

Kıbrıslı Rumlar Annan Planı’na “Evet” demiş olsa idi AKP-Erdoğan kendi hedefine daha kısa sürede ulaşacak, AB üyelik sürecinde Rum-Yunan ikilisinin yarattığı engellemeler olamayacak ve belki de kısa sürede tam üyeliğe geçebilecekti. Üyelik için gerekli olan ekonomik ölçütlere ulaşmak süreci de başarı ile ilerliyordu. Olmadı… AB süreci ağır-aksak ve tökezlemelerle sürdürülüyordu ama askeri vesayeti kaldırmada bayağı bir mesafe alınmıştı… Yani AKP-Erdoğan artık iktidar idi, ordu-CHP bileşkesinin siyasetlerini de dağıtabilmiş idi… Bu sırada da Doğu Akdeniz hidrokarbon zenginlikleri bölge siyasetinde etken olmaya başladı. Kıbrıs Rum tarafı, konu ile ilgili uluslararası deniz hukukuna taraf olmayan Türkiye’yi dışlayarak diğer kıyıdaş ülkelerle kendi çıkarlarını azamileştiren Münhasır Ekonomik Bölge haritalarını çıkarttı; hidrokarbon kaynaklarını kendi aralarında üleştiler.

Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon zenginliğinden Türkiye’nin azami payı alabilmesi için AKP-Erdoğan hükümetine yeni bir siyaset dönemi başlamış oldu. Ve bu hedefine ulaşabilmek için de Kıbrıs sorunundaki kilit rolü paha biçilmez bir olanaktı. Öncelik hidrokarbonlar konusunun Türkiye’nin lehine çözülmesinde idi ve bunu gerçekleştirmek için de Kıbrıs sorununun çözümüne katkısını kullanmak stratejisini yazdı, çizdi oynamaya başladı. Süreye ihtiyacı vardı, Kıbrıs sorunu hidrokarbonlardan önce çözülürse Türkiye Doğu Akdeniz’de enerji merkezi ve hidrokarbon zengini olma vizyonuna ulaşamayacaktı. Ne olabilirdi?! AKP-Erdoğan Kıbrıs sorununda çözüm için kendi ezberini bozar ve Denktaş’tan miras, ordu-CHP patentli iki devletli çözümü benimserse, Kıbrıs sorunu çözümsüzlük sarmalına girecek, hidrokarbonlar sorununu çözmek için de kendisine zaman ve olanak sağlamış olacaktı. Dolayısıyla, AKP-Erdoğan ezberini bozdu; Kıbrıs Türk sağ siyaseti de “Ezber bozduk” diye övünmeye başladı…

Var mı başka ezberi bozulan?! Yok… Var mı başka ezberi bozulacak olan?! Var… Kıbrıs Türk sağ siyaseti… AKP-Erdoğan hidrokarbonlarda istediğini alınca ezberini gene değişecek; uluslararası toplumun, Kıbrıs Türk sol siyasetinin ve Kıbrıslı Türkleri büyük çoğunluğunun halen devam ettirdiği ezbere yeniden dönüş yapacak…

O aşamada Kıbrıs Türk sağ siyasetinin hali mecali ne olacak? Perişan… Ne yapacaklar? AKP-Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesine ve CHP’nin kazanmasına duacı olacaklar; belki CHP ezberini bozmaz beklentisi ile… 

 

 

 

Bu yazı toplam 786 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar