1. YAZARLAR

  2. Eralp Adanır

  3. Yahudi Muhacirler-72
Eralp Adanır

Eralp Adanır

Yahudi Muhacirler-72

A+A-

 

jj-035.jpg

Hür Söz gazetesinin İstanbul'da muhabirliğini üstlenen Kıbrıslı Türk Hasan Nevzat Karagil, İstanbul'da yaşayan Yahudilerin Filistin'e göçü konusunda haberler göndermeye devam ediyor. Böylece, Kıbrıs-Filistin arası Yahudi Muhacir göçüne ek olarak İstanbul'daki Yahudi cemaati de bu yazı serüvenimize eklenmiş oldu. Ama burada da bir engellemeye takılıyorlardı. Böylesi bir göç hareketinin ileride sadece İstanbul ile kısıtlı kalmayacağı konusunda bizlere bir mesaj verdiğini söyleyebiliriz.

 

"13 Kasım 1948-Hür Söz-s:1

TÜRKİYEDEN HABERLER:
(İstanbul Muhbirimiz H. Nevzat Karagil Bildiriyor)
Yahudiler Ankara'ya Bir Heyet Gönderiyor

(İstanbul (Hususi). Hükûmetin aldığı bir karar üzerine memleketimizden Filistin'e gitmek isteyen Musevi vatandaşlarının muhaceretini durdurduğunu dünkü nüshamızda haber vermiştik.

Bu karar Filistin'e gitmek istiyen Yahudiler arasında derin bir memnuniyetsizlik uyandırmıştır. Dün sabah Polis Müdürlüğüne Filistin'e pasaport almak için müracaat eden yüzlerce Yahudi, karar kendilerine bildirildiği halde kapının önünden ayrılmamış, akşama kadar beklemişlerdir. Bu sabah da ayni şekilde Müdüriyete gelenler, içeriye alınmamış, kapının önünde de bekletilmemişlerdir.

Memnuniyet kararı üzerine şehrimizdeki Yahudi ileri gelenleri aralarında seçecekleri bir heyeti Ankara'ya göndererek hükûmetin bu kararını geri almasını isteyeceklerdir. Heyet beş kişiden mürekkep olacak ve Ankara'ya gidecektir.

Diğer taraftan hükûmetin böyle bir men kararı verebilmeğe hiç bir suretle hakkı olmadığı da ileri sürülmektedir. Anayasaya göre, askerliğini yapmış, vergi borcunu da ödemiş bulunan herhangi bir vatandaş istediği zaman, istediği bir yere gidebilir. Hükûmet kendisine hiç bir suretle mani olamaz ve pasaportunu verir. "

Kıbrıs'ta bulunan Yahudi Muhacirlerin, kamplarında askerlerin kötü davranışlarına maruz kaldığı haberleri daha önce de gazete haberlerine taşınmıştı. Zaman zaman nümayişler yapılmış hatta bir günlük açlık grevine bile gidilmişti. Bu konu, bir dönem ABD Maliye Bakanlığı da yapmış olan Musevi Henry Mongentav tarafından tekrar gündeme getiriliyordu.

"13 Kasım 1948-Hür Söz-s:2

Kıbrıs'taki Yahudiler Ve Bazı İftiralar

Daha evvel Amerika'nın Maliye Bakanlığını yapmış bulunan tanınmış Yahudilerden Henry Mongentav Filistin'de 10 gün kaldıktan sonra Kıbrıs'taki Yahudilere dair bir beyanatta bulunmuştur.

Eski bakana göre, adamızdaki Yahudi mültecileri çok fena muamele görmektedir; o kadar fena ki bunları görmek insanı hasta edecek kadar azap vericidir.

Bu haberlere temas eden Daily Express bu iddiaları çok kaba bulmakta ve İngiltere'nin bu Yahudilere askerin yediği yemeği verdiğini ve iddiaların yersiz ve haksız olduklarını bildirmektedir."

Askeri yaşa gelmiş olan ve İsrail'de savaşabilecekleri düşünülen Kıbrıs'taki Yahudi Muhacirlerin, Filistin'e gönderilmemeleri konusu yargıya taşınıyor. Engellenen bu kişilerin çok da az bir nüfusa sahip olmadıklarını görmekteyiz. 5163 Yahudi Muhacir... Kendilerinin bir anlamda tutsak olduklarını ve bunun herhangi bir hukuksal boyutunun bulunmadığını ispatlamak için İngiliz Hükümetine dava açmak için girişimlerini başlatıyorlardı.

"14 Aralık 1948-Hür Söz-s:1

Yahudilerin Serbest Bırakılmak İçin Mahkemeye Müracaatları
Dikelya ve Ksilotimbodaki Mesûl Subayların İfadesi Alınacak

Kıbrıs Kamplarında muhafaza altında bulunan askeri çağlarda 5163 Yahudi Mağusa avukatlarından Mr. Laurence Westor vasıtasıyle mahkemeye müracaatle serbest bırakılmaları için emir çıkarılmasını istemişlerdir.

Avukat Mr. Weston bu Yahudilerin kamplarda bulundurulması hakkında Kıbrıs'ta kanun mevcut olmadığını iddia ederek serbest bırakılmalarını istemiştir. İstinaf Hakimi Mr. Griffith Williams, Dikelya ve Ksilodimbu kamplarının mes'ulleri olan subayların mahkemeye davet edilmelerine karar vermiştir.

Kamplardaki sert uygulama hakkında şikayetler zaman zaman yer alırken, bu şikayetlerin pek de yerinde olmadığı yönünde açıklamalar da İngiliz yetkililerince gelmektedir. Az sonra okuyacağınız haberde, bu konuya değinilirken, diğer yandan satırarasında, kamplardan bugüne kadar kaç kişinin kaçmış olduğu bilgisi de verilmekteydi. 

"16 Aralık 1948-Hür Söz-s:1

Kıbrıs'taki Yahudi Mültecileri

İngiltere Parlâmentosunda Sosyalist bir mebus tarafından sorulan bir suale cevaben İngiltere Harbiye Bakanı Mr. Shinwell, Kıbrıs'taki Yahudi kamplarında vazife gören askerlerin yalnız kaçma hadiselerini önlemek için mümkün mertebe az kuvvet kullandıkları ve dayağın kat'iyetle yasak olduğunu bildirmiştir.

Bakanın verdiği izahattan anlaşıldığına göre, kampların kuruluşundan beri 161 Yahudi kaçmış ve bunların 156'sı yakalanarak kampa iade edilmişlerdir."

Aileler yanında Mağusa'dan Filistin'e gönderilen Yahudi Muhacirler arasında ayrı bir gup göze çarpıyor. "İlahiyat Öğrencileri" olarak tanımlanan söz konusu Yahudi Muhacirlerin, toplu olarak gönderilecekleri haberi veriliyordu. Bir diğer okuyacağımız haberde ise, Kıbrıs ve İstanbul haricinde, Yugoslavya ve Bulgaristan'daki Yahudilerin de Filistin'e göçünün başladığı vurgulanmaktaydı.

 

"17 Aralık 1948-Hür Söz-s:2

500 Yahudi daha Gidiyor

Öğrendiğimize göre Kıbrıs'taki İngiliz makamları 500 kadar Yahudi talebesinin Filistin'e gitmesine müsade etmişlerdir. Bildirildiğine göre bunların hepsi de ilahiyat talebeleridir."

 

"19 Aralık 1948-Hür Söz-s:2

Binlerce Yahudi Filistin'e Hicret Edecek

Sofya: 18 Aralık: Yahudi çevrelerinin bildirdiğine göre, Perşembe günü Yugoslavya'dan 3350 Yahudi Filistin'e hareket etmiştir. 7.000 Yahudi de önümüzdeki 2 hafta zarfında Bulgaristan'dan gidecektir. Gene ayni çevrelerde sene başına kadar Balkanlardan 32.000 ve gelecek sene zarfında binlerce Yahudi muhacirinin Filistin'e gideceği söylenmektedir."

Kıbrıs'taki Alman Esirleriyle ilgili ilginç bir habere rastlıyoruz. Leymosun'da (Limasol) ikamet etmekte olduğ anlaşılan sivil Alman ailesinden bir kız, Alman Esirlerinden birine aşık olmuş ve onu Avustralya'ya kaçırmak için girişimde bulunmuş. Buradan da anlaşılacağı gibi, ada'da sadece Alman Esirleri değil, nüfuslarını bilmesek de bazı sivil Alman ailelerinin olduğunu da görebilmekteyiz. Muhtemelen Filistin'de uzun yıllar yaşayan Templer tarikatına bağlı Alman aileler olabilir. Çünkü bu aileler, Filistin'den Avustralya'ya göç etmek için Kıbrıs'a gelmişlerdi.

"22 Aralık 1948-Hür Söz-s:2

Sevgilisini Kaçırmak İsteyen Alman Kızı

Leymosun Limanı vasıtasıyle Kıbrıs'tan Avustralya'ya sevkedilmekte olan sivil Almanlar arasında bulunan genç bir kız sevgilisi bulunan genç bir Alman esirini Avustralya'ya götürmek istemiştir. Bu kız Alman gencini büyükçe bir sandığa koyarak vapura yükletmiştir. Sonradan gemi acenteleri meseleden haberdar edilmiş ve vapur kaptanına malumat verilmiştir. Alman gencinin sevgilisinden ayrılmak zorunda kalacağı anlaşılmaktadır."

 

 

Bu yazı toplam 3149 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar