Trump Düzeni
Dünya, ABD ve İsrail’in, İran’a saldırılarıyla birlikte yeni bir döneme girdi.
Uzmanlar, 1989’da Berlin duvarının yıkılması ve ardından sosyalist sistemin çökmesi ile ortaya çıkan yeni dönemi “Yeni Dünya Düzeni” olarak isimlendirmişlerdi.
Trump’ın ilk seçildiği dönem yazdığım yazının başlığını Amerikalıların her konuşmasının ardından söylediği “Tanrı Amerika’yı Korusun” sözüne benzeterek “Tanrı Amerika’yı da, Dünyayı da Korusun” koymuştum.
Trump 4 yıl aranın ardından yeniden göreve başladıktan kısa bir süre sonra ise “Trump Nereye Koşuyor” demiştim.
Trump göreve başladığı günden itibaren dünyaya ayar vermeye çalışıyor. Önce Kanada’nın ayrı devlet değil ABD’nin 51 inci vilayeti olması gerekir dedi. Ardından Grönland’ın ABD’ye satılması ya da devredilmesi gerekir dedi.
Bu arada İsrail’in, Gazze’de yürüttüğü yıkıma ve soykırıma tam destek verdi. Hatta Gazze şeridini Filistinlilerden temizleyerek turizm merkezi yapmak istediğini açıkladı.
Bunlar da yetmedi önce Çin mallarına yüksek gümrük vergileri açıkladı. Ardından başta AB üyesi ülkeler olmak üzere bütün ülkelere gümrük vergilerini artırdı.
Bu da yetmedi dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuella devlet başkanı Maduro’yu kaçırdı. Bu ülkedeki petrolün Amerikan şirketlerinin malı olduğunu iddia ederek “buradaki petrolü biz işleteceğiz” dedi.
Ardından sıra İran’a geldi. İran rejimini beğenmediğini ve değiştireceğini söyledi. Bu amaçla önce İsrail ile birlikte dini lider Hamaney’i ailesiyle birlikte vurdu. Hamaney ve aile üyelerinin çoğu öldürüldü. Bu arada İran’a saldırılar hız kesmeden devam ediyor.
Trump daha da ileri giderek “İran benim onaylamayacağım birini yeni dini lider olarak seçerse onu da vururum” dedi.
İran ise Hamaney’in öldürüldüğü saldırının 10 uncu gününde o saldırıda yaralanan oğlu Mücteba Hamaney’i yeni dini lider olarak seçtiğini duyurdu.
1990’larda çok tartışılan Yeni dünya düzeni güya insanlığa barış, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri ile huzur getirecekti.
Bu olmadı. Dünya, iki kutuplu dünya koşullarından çok daha fazla bölgesel savaşlara teslim oldu.
Son dönemde İsrail’in, Gazze’de Filistin halkına yönelik soykırım saldırıları hala da devam ediyor.
Rusya’nın, Ukrayna’yı işgali de bu dönemde yaşandı. Bu da hala sürüyor.
Bu savaşlar eşitlerin savaşı değil, güçlülerin güçsüzleri ezme ve yok etme savaşıdır.
İsrail başbakanı Netanyahu, Trump yeniden göreve başladıktan sonra Trump’la görüşmek için ABD’ye hareketinden önce yaptığı açıklamada “Ortadoğu haritasını yeniden çizmek için gidiyorum” demişti.
Dönüşünde Lübnan ve Suriye’ye yeni saldırılar başlattı. İran’ı hem geçen yıl 12 gün savaşları olarak anılan savaşta vurdu. Hem de bugün hala vurmaya devam ediyor.
İran’daki Molla rejimini dünyada beğenen çok az kişi var. Ama bu rejimi ortadan kaldırma İran halkının görevidir. İran halkı rejime karşı zaten ayaklanmıştı. Rejim muhaliflerinin sokaklarda başlattığı eylemler artarak sürüyordu.
Bütün diktatörlüklerde olduğu gibi, Molla rejiminin de sonu yaklaşıyordu. Direnen İran halkına karşı bütün acımasız saldırılar karşısında direnişler artarak sürüyordu.
İşte tam bu anda gelen dış müdahale, yani ABD ve İsrail’in, İran’a saldırısı ve dini lider Ali Hamaney ve ailesinin öldürülmesi, bunun yanında birçok liderin de öldürülmesi hem halkın direnişini baltaladı. Hem de İran halkını Molla rejimi etrafında birleştirdi.
ABD ve Trump, İsrail’in oyununa geldi. Bu saldırı İran’ı bitiremeyecek. Ama bu savaşın dünyaya verdiği zararı bütün dünya halkları biraz daha fakirleşerek ödeyecek.
Sırf İsrail’in doymak bilmez isteklerini yerine getirmek için başlatılan bu savaş daha şimdiden bütün dünyada petrol krizine neden oldu.
Dünya petrol arzının % 20’si Hürmüz Boğazı’ndan çıkıyordu. İran’ın Hürmüz boğazını kapatması sonrasında petrol fiyatları tavan yaptı. Buna rağmen petrol arzı azaldığı için dünyada şimdiden petrol krizi başladı.
Bu savaş şimdi bitse bile sonuçları uzun yıllar devam edecek. Dünya ekonomileri bu savaşın olumsuz sonuçlarını yaşamayı sürdürecek.
Bugün artık “Yeni Dünya Düzeni”nden bahsedemeyiz. Bu yeni dönemin adı olsa olsa “Trump Düzeni” olur diye düşünüyorum.






