1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Tek gaile ‘geçicileri’ kadrolama
Tek gaile ‘geçicileri’ kadrolama

Tek gaile ‘geçicileri’ kadrolama

UBP-DP-YDP Hükümeti’nin Atatürk Öğretmen Akademisi’nde yapmak istediği yasa değişikliği, geçici öğretmenlerle ilgili tartışmaların ötesine geçerek akademinin öğrenci kabul sistemi, eğitim modeli ve ücretsiz eğitim yapısında önemli değişiklikler öngörüyor.

A+A-

Serap ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi’nin geçici öğretmenlerle ilgili kararının ardından, UBP-DP-YDP Hükümeti şimdi de Atatürk Öğretmen Akademisi’nin (AÖA) yapısını değiştirecek yasa düzenlemesiyle gündemde.

Meclis alt komitesinden oy çokluğuyla geçerek Genel Kurul’a sevk edilen Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı, sözde geçici öğretmenlerin durumuna çözüm üretme gerekçesiyle hazırlandı ancak yalnızca istihdam tartışmalarını değil, 1937’den bu yana ücretsiz eğitim, mecburi hizmet ve ülkenin öğretmen ihtiyacına göre planlanan öğretmen yetiştirme modelini de yeniden şekillendirmeyi öngörüyor.

Tasarıyla eğitim dışı tüm alanlardan lisans mezunlarına hızlandırılmış programlarla öğretmenlik diploması alma yolu açılırken, öğrenim ücretlerinin belirlenmesinden öğrenci kabul sistemine, eğitim süresinden muafiyet ve intibak uygulamalarına kadar birçok alanda değişiklik yapılması hedefleniyor.

YENİDÜZEN’e konuşan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, düzenlemenin geçici öğretmenlerin yaşadığı soruna çözüm üretmekten uzak olduğunu ve bundan çok daha öte sonuçlar doğuracağını vurguladı; ücretsiz eğitim güvencesinin zayıflatılacağını, lisans mezunlarına kısaltılmış eğitim süreleriyle diploma verilmesinin önünün açılacağını ve Atatürk Öğretmen Akademisi’nin apartman üniversitesi gibi bir yapıya dönüştürüleceğini kaydetti.

Maviş, düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararının etrafından dolaşma girişimi olduğunu ifade ederek, öğretmen yetiştirme sisteminde eşitsizlik yaratacağını, farklı alanlardan mezun kişilere hızlandırılmış şekilde ikinci diploma verilmesinin akademinin kuruluş misyonuyla bağdaşmadığını belirtti.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin misyonunu değiştireceğini vurguladığı yasa tasarısına karşı çıkan Burak Maviş, “Yasa geçerse yolumuz Anayasa Mahkemesi’dir” diyerek hukuki mücadele mesajı da verdi.

Öte yandan YENİDÜZEN’in ulaştığı Atatürk Öğretmen Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Burgul ise yasa değişikliğinin Akademi’nin yapısını dönüştürmeyi değil, farklı aday profilleri için “daha adil bir değerlendirme” sistemi oluşturmayı amaçladığını söyledi.

Lisans mezunlarının bugün de Akademi’ye başvurabildiğini söyleyen Burgul, yeni düzenlemeyle yalnızca ayrı bir sınav sistemi getirildiğini ifade etti. Tasarının herhangi bir kişiye otomatik kabul, diploma veya istihdam hakkı tanımadığını savunan Burgul, geçici öğretmenlerin de önce Akademi Seviye Tespit ve Sıralama Sınavı'nda (ASTSS) başarılı olmaları, ardından dört yıllık lisans programını tamamlamaları gerekeceğini kaydetti.

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş:

“AÖA’yı güçlendirmiyor, yapısını darmadağın ediyor”

Konuyla ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın

akademinin kapasitesini geliştirmeyi değil, doğrudan yapısını değiştirmeyi hedeflediğini söyledi. Meclis alt komitesinden geçen düzenlemelerin eğitim kalitesine ya da öğretmen yetiştirme sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlamadığını kaydeden Maviş, yasanın geçmesi halinde hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin 1937 yılında kurulduğunu ve yalnızca bir eğitim kurumu değil, toplumun hafızasını taşıyan bir yapı olduğunu belirten Maviş, “Atatürk Öğretmen Akademisi sadece bir binadan ibaret değildir. Bir toplum inşa eder, bir hafızası vardır” dedi.

“Geçmişteki girişimlerin devamı”

Yasa değişikliği girişimlerinin geçmişte AÖA’ya yönelik yapılan müdahalelerin devamı olduğunu iddia eden Maviş, özellikle 2005 yılından itibaren öğretmen yetiştirme alanında çeşitli düzenlemelerle akademinin tartışma konusu haline getirildiğini söyledi.

Maviş, AÖA’nın diğer üniversitelerden en önemli farkının sınavla öğrenci alması ve ücretsiz eğitim vermesi olduğunu belirterek, mevcut değişikliklerin akademiyi diğer üniversitelere benzer bir yapıya dönüştürmeyi amaçladığını öne sürdü.

“Anayasa Mahkemesi kararının etrafından dolanılmaya çalışılıyor”

Burak Maviş, düzenlemenin ikinci boyutunun ise geçici öğretmenlerle ilgili olduğunu savundu. Anayasa Mahkemesi’nin geçici öğretmenlerin kadroya geçişine ilişkin verdiği kararın ardından yeni bir yöntem geliştirilmeye çalışıldığını ileri süren Maviş, “Minareyi çalıp yine kılıfına uydurmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

2023 yılında öğretmenler yasasında yapılan değişikliklere karşı da hukuki mücadele yürüttüklerini anımsatan Maviş, bazı maddelerin geri çekildiğini, ancak geçici öğretmenlerle ilgili davanın 6 Ocak 2026 tarihinde sonuçlandığını ve mahkemenin ilgili istihdam modelini Anayasa’ya aykırı bulduğunu söyledi.

“Geçici öğretmenler hedef haline getirilmemeli”

Geçici öğretmenlerle ilgili tartışmalarda dikkatli bir dil kullandığını vurgulayan Maviş, söz konusu öğretmenlerin sistemin yarattığı bir ihtiyaç nedeniyle görev yaptıklarını belirtti.

“Sonuçta onlar da okullarımızda öğretmenlik yapmaktadırlar” diyen Maviş, geçici öğretmenlerin toplum önünde tartışma konusu yapılmasını doğru bulmadığını ifade etti. Konu kişiler değil, sistemdir diye vurguladı.

“Sendikalar sürece dahil edilmedi”

Yasa hazırlık sürecinin sendikalarla paylaşılmadığını belirten Maviş, düzenlemenin alt komite aşamasına gelmesinin ardından sürece dahil olduklarını söyledi.

KTÖS olarak komiteye 11 sayfalık sunum sunduklarını ve alternatif önerilerini aktardıklarını belirten Maviş, “Buna rağmen Başbakan ve Eğitim Bakanı uzlaşmacı davranmadı” dedi.

 “Ücretsiz eğitim güvencesi kaldırılıyor”

Yasa önerisinin içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maviş, düzenleme ile AÖA yasasında yer alan ücretsiz eğitim anlayışının zayıflatıldığını kaydetti.

“Bundan sonraki süreçte Atatürk Öğretmen Akademisi Yönetim Kurulu istediğinden ücret alabilir, istediğine muafiyet verebilir” diyen Maviş, bunun akademinin kuruluş felsefesine aykırı olduğunu vurguladı.

Düzenlemenin en kritik noktalarından birinin lisans mezunlarına yönelik yeni başvuru modeli olduğunu belirten Maviş, farklı alanlardan mezun kişilerin AÖA’ya başvurarak hızlandırılmış eğitim sonrasında ikinci bir diploma alabilmesinin önünün açıldığını dile getirdi.

Maviş, bu sistemin eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığına işaret ederek, “Bir grup dört yıl okuyacak, bir grup ise hızlandırılmış eğitimle diploma sahibi olacak” dedi.

“Sahte diplomalara zemin hazırlayabilir”

Hızlandırılmış eğitim modeliyle diploma verilmesini eleştiren Maviş, bunun ileride yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.

“Bir yılda herhangi birini diploma sahibi yapmak tamamen sahteciliğe çanak tutmaktır” diyen Maviş, AÖA’nın böyle bir yapıya dönüştürülmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.

KTÖS’ün tamamen karşı çıkan bir tutum sergilemediğini belirten Maviş, Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle bir mağduriyet yaşadığını düşündükleri geçici öğretmenlerle ilgili alternatif çözüm önerilerini komiteye sunduklarını kaydetti.

Mahkeme kararından öne belirli süreleri dolduran öğretmenlerin haklı beklentileri olabileceğini ifade eden Maviş, bu konuda sendikanın önerilerinin dikkate alınmadığını söyledi.

 “Bu sorunu Nazım Çavuşoğlu yarattı”

Maviş, yaşanan sürecin sorumluluğunun Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nda olduğunu belirterek , “Atatürk Öğretmen Akademisi bir çamaşır makinesi değildir ki Nazım Çavuşoğlu’nun yarattığı bu kirliliği temizlesin” dedi.

Yasanın Meclis Genel Kurulu’na gelmesinin beklendiğini ifade eden Maviş, düzenlemenin yasalaşması halinde tüm hukuki yolları kullanacaklarını açıkladı.

“Bizim temel amacımız yasanın Meclis’ten geçmemesidir” diyen Maviş, sendikaların bugün Atatürk Öğretmen Akademisi’nde basın toplantısı düzenleyeceğini de duyurdu.

AÖA Yönetim Kurulu Başkanı Burgul:

“Amaç ayrıcalık yaratmak değil, daha adil bir sistem kurmak”

Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Burgul, yasa değişikliğiyle ilgili eleştirilere yanıt vererek, ortada Akademi'nin yapısını kökten değiştiren kapsamlı bir düzenleme değil, birkaç maddeden oluşan sade bir değişiklik bulunduğunu savundu.

Burgul, lisans mezunlarının bugün de Akademi'nin mevcut giriş sınavına başvurabildiğini belirterek, yeni düzenlemenin yalnızca lise mezunları ile lisans mezunlarının farklı sınavlarla değerlendirilmesini öngördüğünü ifade etti.

Burgul, “Bu yeni bir ayrıcalık kapısı değil, mevcut başvuru hakkının daha adil ve ölçülebilir bir zemine oturtulmasıdır” dedi.

“Otomatik diploma veya istihdam yok”

Muafiyet ve intibak uygulamalarının yükseköğretimde zaten var olduğunu kaydeden Burgul, tasarının hiçbir kişiye otomatik kabul, otomatik diploma, otomatik mezuniyet ya da istihdam hakkı vermediğini savundu.

Burgul, “Amacımız Atatürk Öğretmen Akademisi’nin niteliğini zayıflatmak değil, öğretmen yetiştirme sürecini Akademi merkezli daha nitelikli bir yapıya kavuşturmaktır” ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin geçici öğretmenlere avantaj sağladığı yönündeki eleştirileri de reddeden Burgul, geçmişte geçici öğretmenlerin üç aylık sertifika programının ardından kamu sınavına girebildiğini belirtti.

Yeni düzenlemeyle ise bir geçici öğretmenin önce Akademi Seviye Tespit ve Sıralama Sınavı'nda (ASTSS) başarılı olması, ardından da dört yıllık lisans programını tamamlaması gerekeceğini söyleyen Burgul, bunun mevcut uygulamadan daha ağır şartlar içerdiğini savundu.

Yasa geçerse AÖA’da neler değişecek?

Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) Yasa Değişikliği önerisi, akademinin öğrenci kabul sistemi, eğitim süresi, öğrenim ücretleri ve diploma yapısında önemli değişiklikler öngörüyor. Meclis alt komitesinden geçen tasarıya göre lisans mezunları için hızlandırılmış öğretmenlik eğitiminin önü açılırken, mevcut yasada yer alan ücretsiz eğitim uygulaması da değiştiriliyor.

Mevcut yasada lisans eğitimi en az sekiz yarıyıllık bir yükseköğretim programı olarak tanımlanırken, tasarıda lisans mezunları için bu sürenin en az üç yarıyıla kadar düşürülebilmesinin önü açılıyor. Böylece farklı alanlardan lisans mezunu olan kişiler için daha kısa süreli öğretmenlik eğitimi mümkün hale geliyor.

Ücretsiz eğitim uygulaması değişiyor

Yürürlükteki yasaya göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı öğrenciler, mecburi hizmet karşılığında AÖA’da ücretsiz eğitim görüyor. Tasarı ise bu düzenlemeyi değiştirerek öğrenim ücretlerinin her kontenjan için ayrı ayrı Akademi Başkanlığı tarafından önerilmesini ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanmasını öngörüyor.

Tasarıda ayrıca bazı kontenjanlar için ücret alınmaması ya da başarı kriterlerine bağlı burs verilmesi yönünde karar alınabileceği belirtiliyor.

Lisans mezunlarına ayrı giriş yolu

Tasarıyla birlikte AÖA’ya giriş sistemi de değişiyor. Mevcut uygulamada adayların yazılı ve sözlü giriş sınavlarında başarılı olması gerekirken, yeni düzenleme lise mezunları ile lisans mezunları için farklı giriş yöntemleri öngörüyor.

Buna göre lise mezunları Akademi Yazılı ve Sözlü Giriş Sınavı’na (AYGS) girerken, lisans mezunları Akademi Seviye Tespit ve Sıralama Sınavı’na (ASTSS) katılabilecek.

Muafiyet ve intibak sistemi geliyor

Tasarıda daha önce bulunmayan yeni maddelerle, akademiye kabul edilen öğrencilerin daha önce aldıkları derslerin ve akademik yeterliliklerinin değerlendirilmesi öngörülüyor.

Buna göre öğrenciler, daha önceki yükseköğretim programlarında aldıkları dersler dikkate alınarak bazı derslerden muaf tutulabilecek veya intibak işlemlerinden yararlanabilecek. Bu işlemlerin usul ve esasları ise çıkarılacak tüzüklerle belirlenecek. Ancak, esas usulsüzlük de burada başlıyor çünkü bu muafiyetlerde herhangi bir kriter konulmayacağı açıkça bizlere komite aşamasında ifade edili. Nitelikli üniversitelerde çok istisnai olan bu durum, Akademide genel bir kural haline gelecek. Nitelikli üniversitelerde, en fazla 5 yıl önce alınmış derslere istisnai olarak muafiyet verilirken, Akademide bu sınırsız bir halde kabul görecek.

İkinci lisans düzenlemesi

Tasarıda yer alan bir diğer niyetlerini itiraf ettikleri yeni düzenleme ise daha önce lisans eğitimi alan ve ASTSS üzerinden AÖA’ya kabul edilen kişilerin elde edeceği diplomaya ilişkin.

Buna göre, daha önce alınan lisans diploması ile AÖA’dan alınacak yeni lisans eğitimi, barem içi artışlar ve kamudaki mali haklar açısından “ikinci üniversite diploması” olarak değerlendirilmeyecek olmasıydı.

Kontenjan belirleme yöntemi değişiyor

Tasarı, AÖA’ya alınacak öğrenci sayısının belirlenme yönteminde de değişiklik öngörüyor. Mevcut yasada öğrenci sayısı Bakanlık ile Yönetim Kurulu’nun istişaresi sonucunda belirlenirken, yeni düzenlemede Akademik Kurul’un önerisi doğrultusunda Yönetim Kurulu’nun karar vermesi öngörülüyor.

Yasa değişikliği önerisi önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun gündemine gelecek.

Bu haber toplam 668 defa okunmuştur
Etiketler :