1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. Referandumda kim oy kullanacak
Fayka Kişi

Fayka Kişi

Şonya ne açıklıyor?

A+A-

DP-UG, 2 Şubat’ta Olağan Genel Kurultayı’nı gerçekleştiriyor. Başkanlık için 2 aday yarışacak.
Mevcut Başkan Serdar Denktaş ve Genel Sekreter Bengü Şonya…
Bu ikili bir süreden beridir, gergin bir hat üzerinde…
Denktaş, Şonya’yı partide saf dışı bırakma çalışmasını sürdürüyor, Şonya, Denktaş’a ve karşı direnişte…
Denktaş’ın yanında beliren, destekleyen vekiller var, Şonya’ya destek sessizden geliyor, daha çok eski DP tabanından…
Denktaş cephesi, delege yapısını neredeyse yeniledi, özellikle UBP’den gelen vekillerin de desteği ile örgütlerde Şonya’dan çok Denktaş cephesinin ağırlığı hakim görülüyor…
Ancak Şonya’ya gizli desteğin önemli oranda olduğu söyleniyor…
Bunu da en net şekilde, Şonya’nın görevden alınması için gerçekleşen Parti Meclisi  toplantısında gördük sanırım.
Denktaş’ın yapacağı hamle Parti Meclisi’nde bozguna uğratıldı.
Hatta öncesinde Denktaş’a yönelik yoğun baskılar yapıldı.
Şonya, “Ben dersimi aldım” açıklaması yapmıştı o günlerde ancak, ileriye yönelik de geri adım atmadı; “Adayım” dedi.
Ve dün yine çok konuşulacak hatta tehdit niteliğinde bir açıklamada bulundu, “Parti kurultayımız UBP'nin kurultayı gibi kavgalı dövüşlü geçmeyecek ama CTP kurultayı gibi de sessiz geçmeyecek” diyerek ekledi: “Bundan sonra mütevazi olmayacağım, genel başkana 20 yıldır yazdığım uyarı mektuplarını da yakında deşifre edeceğim.”
Bakalım Şonya, Denktaş’a neler yazmış, bu mektuplarda hangi uyarılarda bulunmuş?

----------------

Tatar, zamanında yapmış mıydı acep?
Eski Maliye Bakanı, UBP Milletvekili Ersin Tatar, önceki gün twitterde paylaştı; “Devlet Planlama Örgütü dövizdeki artışı ne kadar dikkate alıyor?” diye sordu.
Dün de “DPÖ bugün açıklayacakmış ? 2013 toplam Hayat Pahalılığı %10 un altında!.. Belli ki son döviz hareketleri pek dikkate alınamadı” dedi.
Merağımız şudur ki, Maliye Bakanlığı yapmış Tatar, acaba kendi döneminde bunu dikkate aldı mıydı?

---------------

Çıt çıt’tan önce dit dit varmış
Türkiye'de dün Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kabine arkadaşlarına, AK Partili vekillere ve Başbakan Danışmanlarına yönelik yaptığı "çıt çıt çıt- twitter" eleştirisinin bir başka versiyonunun bundan 1.5 yıl önce KKTC'de yaşandığı ortaya çıktı. Soyer, KKTC Meclisi'nde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı'nın Kıbrıs görüşmelerindeki özel temsilcisi Kudret Özersay'ın twitter mesajlarını eleştirdi.
Soyer: "Cumhurbaşkanı oturur Silahtar'da. Eskiden oradan ramazan topu atılırdı, hiç olmazsa gürültü çıkardı. Şimdi tivitir var, dit dit Kudret Özersay. E gürültü çıkar mı? Tivitir'de Kudret Özersay dit dit dit. Yahu gürülde biraz! Ramazan topu atılırdı oradan, sen dit dit. Peki Rum Tarafı petrol çıkarıyor bizi ilgilendirmez, çevreyi ilgilendirmez, denizlerimizi ilgilendirmez, tek ve ortak egemenlik konusunu ilgilendirmez..." 
HÜRRİYET GAZETESİ’NDEN

-------------------

Öğrenci burs bekler…
Herkesin devletten bir beklentisi olduğu gibi yüksek öğrenim gençliğinin de var. Gençler yine burs paralarının yatmadığından şikayetçi…
Gençler için önemli bir sorun olan burslara ne yazık ki bir çözüm bulunamıyor. Devamlı aynı konu gündemde!..

-------------------

YORUM

Korku Ekonomisi
“Evet, yanlış duymadınız, korku ekonomisi adlı yeni bir ekonomiden bahsediliyor.
Yeni olmasına rağmen korku ekonomisinin giderek artan bir cirosu var: Salgın hastalık korkusu; hijyen sağlayan ürünlerin satışında patlamaya neden olurken bazı kadınların zengin kocayı kaptırma korkusu; estetik ameliyatlarının sayısını arttırıyor.
Hırsız ve Trafik Canavarı korkusu; güvenlik ve sigorta sektörlerinin gelişmesine, hormonlu gıda ürünleri korkusu; organik ürünlere, devlet okullarındaki niteliksiz eğitim korkusu; özel ders ve özel okullara olan talebin her geçen gün artmasına neden oluyor…
Korku, insan hayatından hiç eksik olmadı. İnsan hayatından hiç eksik olmayan korkunun bu denli metalaştırılmasına ise ilk defa tanık olunuyor.
Her şeyin piyasanın insafına bırakıldığı bir dünyada korkuyu ortadan kaldırmak yerine korkunun sürmesinden yana olanlar var…
Metin Sever’e göre, “hayat standardımız yükseldikçe daha fazla risk hissediyoruz.
Örgütlülüğün olmadığı, dayanışmanın azaldığı dünyada tek başına kalan birey güvensizlik duygusu altında eziliyor. Korku, kaygıya dönüşüyor. Yaşanan güvenlik paniği herkesi potansiyel düşmana dönüştürüyor. Tabii ki bundan nemalananlar var. Kaygımız birilerinin hem cebini hem de iktidarını besliyor…”
Sabahattin ŞEN (gazete360.com)

------------


FACEBOOK
“Asgari ücretten memnun olmayabiliriz, diğer bazı hükümet icraatlarını da eleştirebiliriz ancak daha 3 aylık bir hükümetin yıllardır artış yapılmayan asgari ücrete az da olsa bir artış yapması ciddi anlamda takdir edilecek bir adımdır.”
Ulaş GÖKÇE’nin profilinden

------------

E BU KAÇINCI?

Topluma örnek olması gereken polis mensupları kendileri suç işliyor. Hem de bir kere değil iki kere değil!.. Sayamadığımız kadar benzer görüntüler paylaştık… vatandaşa nasıl ki yasaları hatırlatan, ceza yazan polis mensupları bir zahmet kendileri için de bu yasaların geçerli olduğunu hatırlasın…
Gördüğünüz fotoğraf dün Gazeteci Levent Özadam tarafından paylaşıldı, öyle anlaşılıyor ki yer Başbakanlık önü ve bir polis aracı engellilerin park yerine park etmiş!..

Bu yazı toplam 1572 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar