1. YAZARLAR

  2. Asım Akansoy

  3. Siyasi müsilaj
Asım Akansoy

Asım Akansoy

SİYASET MEYDANI

Siyasi müsilaj

A+A-

Marmara denizini beyaz bir salya kaplamaya başladığında kendimi nefessiz kalmış gibi hissetmiştim. Otuz iki yıldır bölgenin fosseptik çukuruna dönüştürülmüştü Marmara denizi. 1989 yılından önceki yaşam adım adım tüketilmiş, ne ekolojik çeşitlilik kalmış ne de güzelim balık, deniz kültürü.

Hani biraz da dalgıç olmanın verdiği bir duygu hali olabilir bu durum diye geçirdim sonra aklımdan. Her dalış sırasında, otuz, otuz beş metreden başlayarak yüzümü yukarıya çevirir, güneşin deniz yüzeyindeki dalgalarla nasıl oynadığını izlerim. Işığı kıran deniz suyunun, mesafe azaldıkça güneşe yenik düşmesini, pırıl pırıl bir ortamda görür bundan hem keyif alır hem de henüz az kirlenmiş o ortamda kalan son canlılara bakarım: Denizi ışığı, doğanın bize anlattıklarını anlamaya çalışırım aynen o büyük su kütlesinin baskısı altında yaşadıklarıma, basınca, ölümle yüzleşmelere kadar…

Bir an yukarıya baktığımızda kirli beyaz, yapışkan bir örtünün olabileceğini, çevrenizde neredeyse canlı kalmadığını düşünmektir bir dalgıcı nefessiz bırakan. Elbette nefes alacak tüpünüz vardır yanınızda, ama ya yukarıya çıkma olasılığı yoksa…

Bir haftadır eve kapalı kaldım. “Temaslı” olma durumu beni de kapatmış oldu. Mesafeli, yalıtılmış yaşam formu, hem kendini hem de çevreni korumak adına kaçınılmaz. 

Yaşananlara ev hali ile tanıklık ettim. Aklıma müsilaj geldi, ama bir benzeri olan siyasi müsilaj. Hani Marmara denizinin, çevresindeki yerleşim ve sanayi bölgelerinden akan kanalizasyon ve kirli atıkla  fosseptik çukuruna dönmesi ile bizi nefessiz bırakan, saran salya var ya, ona benzettim çevremizi kuşatanları. Hem Marmara’nın hem de bizim bu bataklığı kurutma, burayı yaşanılır kılma sorunumuz var. Çaresi de yok değil, geç kalınsa da, zaman alacak olsa da; var.

* * *

Yaşadıklarımız bir sonuç. “Bizde ne varsa onlarda da olacak; taş taş üstünde bırakmayın !” diye talimatlandırılanların, herkesin bildiğini, konuşulanları, mafyatik halkla ilişkiler paketi ile süsleyip, bakın şunlara ne haldeler diye, siyaset üzerinden Kıbrıslı Türk toplumunu itibarsızlaştırma projesinin bir parçasıdır tüm yaşananlar. 

Tüm dünyada olan, olabilen olguları ve olayları yargıya taşıma, çözümleme, sönümleme yerine gündeme taşıma, taşırken de bedelini topluma ödetme halidir yapılanlar.

Pek çok kez yazdık, söyledik. Kara para, uyuşturucu, kumar, kadın ticareti toplumun özellikle siyasi, sosyal ve ekonomik elitlerini tamamen kuşatmış durumdadır. Çirkef bir ortamdayız. Dört bir yanımız bu alandan beslenen çevrelerce kuşatılmış vaziyette. Siyasi elitler üzerinden, toplumu yok etme konusunda en küçük bir endişeleri de yok. 

Tüm siyasiler aynı, tümü istifa etsin naraları atılıyor. Buna isyan etsek de, siyasi alanda var olan görüşlerin alternatif olamayışınadır bu tepki. Yoksa bireylerin tümünün aynı olmadığını bilmeyen yok.

Daha düne kadar, kuzey Kıbrıs’taki sosyo ekonomik durumun çok kötü olduğunu, dar alanda dönüşüm programlarının bir girdap gibi görüş sahiplerini içine çekeceğini, dünya ile bağlantının asla kopmaması, federasyon tezinin her bağlamda canlı tutulmasının şart olduğunu bağıra bağıra söylediğimizde aldığımız cevapları unutmuyorum. Büyük zaman kaybettik.

* * *

Sorun videoların varlığı veya son dönemde patlaması değil. Vardılar ve oradaydılar, biliyorduk. Konuşuluyordu. Kimlerin elinde olduğunu da biliyorduk. Başbakan yanlış yere bakıyor. Kendisini o çok sevenler, bu konuda neden uyarmadılar ? Neden önlem almadılar? Organize işler bunlar. Konuşanlara değil, konuşturanlara, yazdıranlara, yayınlatanlara bir dönüp bakmak lazım. 

* * *

Kamuya mal olmuş bir siyasetçinin yapması gereken bellidir. İstifa müessesesi süratle çalışmalıdır.  Başbakanın siyasete devam etmemesi, ülkede siyasetin yeniden yapılanması adına gereklidir.  Umarım, bu yönde çevresindeki o çok akıllıların oyununa gelmez. Doğru kararı vereceğini düşünüyorum. 

* * *

Siyasi ahlakın, siyasi cehaletin, liyakatsizliğin yerin dibine battığı bir dönemden geçiyoruz. Çok bilinçli bir organizasyonla… Fosseptik çukuruna akan kanalizasyon hattını kapatmak gerekir. Suyun akışını sağlamak. Bunun nasıl olacağı, olması gerektiği bellidir.

* * *

Saldırı sıradan değildir, çok büyüktür, çok !

 

Bu yazı toplam 902 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar