Senih Hocam…
Senih Çavuşoğlu bir profesör…
Sanatçı…
Yazar…
-*-*-
Vallahi yazamıyorum…
Yemin ederim yazıya giremiyorum…
-*-*-
Aklıma nedendir bilmem Tufan Erhürman ve Ersin Tatar birlikte geliyorlar; Allah sizi inandırsın, ağlanacak halimize gülmeye başlıyorum!
-*-*-
Tufan Erhürman ne yapabilir ki!
-*-*-
Vardır elbette bu Senih denen adamın bir suçu!
Hele sosyal medyada yorumları okuyorum bazı paylaşımların altında, kahkaha krizinden ölüyorum!
“Türkiye’yi ve KKTC’yi eleştiriyor, dalga geçiyor” diyor bir tanesi!
-*-*-
Geçmesin mi?
Çünkü Türkiye ve KKTC diktatör tarafından yönetilen bir faşist devlet mi?
Demokrasi?
Şu anda Türkiye de, Türkiye’nin kalın bağırsağı da dalga geçilecek şekilde yönetiliyor kardeşim!
-*-*-
Biraz ara vereyim, kafamı bir toparlamaya çalışayım, yazmaya devam edeceğim…
-*-*-
Neyse!
-*-*-
Senih Çavuşoğlu’nu 1571’den beri tanırım…
Şaka tabii ki!
Ama mesela yani!
Senih’in ailesi ile tanışmam daha da öncesine dayanır, Nuh’un gemiyi çakmaya başladığı günlerdi falan…
-*-*-
Senih’ten önce eşini tanıdım…
Eşi Banu, eşinin tüm ailesi, mesela eşinin annesi ve babası ile aynı köyde doğdum…
Gaziveren’de…
-*-*-
Ve yine Senih’ten önce babasını – amcasını tanıdım…
Öğretmendiler ve askerdiler…
Senih’in babası da kayınpederi de kayın validesi de öğretmendi…
Senih’in babası – kayınpederi, bu ülkeye her alanda, askerlikte, teşkilatçılıkta, öğretmenlikte, sporda, sendikacılıkta asla hakları ödenemez hizmetlerde bulundular…
-*-*-
Ve bin bir çileyle büyüttüler çocuklarını…
“Bin bir çileyle büyüttüm oğlumu…”ndaki gibi!
-*-*-
Senih’le samimiyetimiz Ankara’da üniversite yıllarında başladı…
Benden iki yaş küçük…
Aynı üniversitenin farklı fakültelerinde okuduk!
-*-*-
Bir insan bu kadar mı mükemmel olur?
Aha Senih!
Mükemmel bir evlat, sağlam bir dost, olağanüstü bir eş, perfect bir baba!
Ama en çok da gülmeyi bilen bir sevgi insanı…
-*-*-
DAÜ’de İletişim Fakültesi Dekanlığı yaptı uzun süre…
Hocalık yaptım, yarı zamanlı; komutasında…
-*-*-
Yedim, içtim, eğlendim, tartıştım, sohbet ettim, belki çoğu zaman aynı şeyleri de düşünmedim – ayrı düştüm…
Mesela siyaseten belki barış – çözüm – bu ülkeyi sevmek hem de çok sevmek gibi konularda hemfikirdik ama elbette ayrı düştüğümüz konular olacaktı!
-*-*-
Senih, usulle, gülerek, şakalaşarak, o ince esprileri, muhteşem fikirleri, en güzel ürettikleri ile yanıt verebilen biridir her şeye!
Mizah ustasıdır…
Mizahın hocasıdır…
-*-*-
Ve elbette Türkiye’nin, Senih’i içeri almama hakkı vardır da bu konuda çok sorry ama hükümet edenlerimizi geçtim; Tufan Erhürman’ın ve ana muhalefet CTP’nin susma hakkı yoktur!
Açıklama yaparak meseleyi geçiştirme hakları da bulunmamaktadır; usandık!
-*-*-
Türkiye’nin “pırıl pırıl insanımızı, eleştirdiği için terörist sayması” tavrını eleştirmeye korkarak, soru bile soramayarak, açık sömürüyü ya da işgali görerek bu işin yapılamayacağı sizce de net midir değil midir?
-*-*-
Bu arada, sevgili Senih; çok düşündüm, bizi yanlış büyütmüş ailelerimiz be canım!
-*-*-
Bize ülkeyi çok sevmeyi, severken düşünmeyi, üretmeyi ve eleştirmeyi öğretmişler!
-*-*-
Yani yanlış rahmetlik babandan, Cahit Çavuşoğlu hocadan başlıyor; keşke sana güzel bir insan olmayı değil, “hırsız, rüşvetçi, yalaka, işbirlikçi bir alçak” olmayı öğretseydi!
Sanat yapmayı değil, para çalmayı öğretseydi!
Haaa sen de yanlış yapıyorsun, oğluna gitar çalmayı öğretiyorsun…
Ara’cığım, al sana Serhat’tan tavsiye, gitar çalma – para çal – baban gibi olma…
-*-*-
Haaa ayrıca sevgili Senih, kahkaha atarak gülmeye devam!
İyi ki varsın…
İyi ki arkadaşım değil, kardeşim ve tabii ki eniştemsin…
Ve unutmadan; iyi ki seni Türkiye’ye sokmamışlar… Seni çok sevdiğimi yazmama fırsat vermişler…

TC ve mandradaki koyunlar!
Bir ülke, başka bir ülke vatandaşını ülkesine almama hakkına sahiptir…
Bunu “keyfim bilir” şeklinde yorumlayabiliriz ki “egemenlik hakkı” ile alakalıdır…
-*-*-
Yani Türkiye, herhangi bir KKTC vatandaşına “sen benim ülkeme giremezsin kardeşim” diyebilir!
-*-*-
Ancak, Türkiye’ye giremeyen kişileri tek tek analiz ettiğiniz ve KKTC – TC ilişkilerini düşündüğünüz anda, “bunun hala yapılıyor olmasında” haliyle “kemik” ararsınız!
-*-*-
Türkiye’ye giremeyen kişilerin tamamı “aydın” insanlar…
İçlerinde bir tek tetikçi yok!
Aralarında mafya işleri ile iştigal eden; adi herhangi bir suç sabıkası bulunan da yok!
-*-*-
Hırsızlık maksadı ya da “ne iş olursa yaparım hedefi” olan da yok!
-*-*-
Geneli, 2020 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden kalma “Mustafa Akıncı yanlısı”…
Bence bu dikkat çekici bir durum!
-*-*-
Ve tamamı, ülkedeki mevcut statükoyu onaylamayan, demokratik tepkilerini dile getirmiş veya getirmemiş insanlar!
-*-*-
Sonuçta, Türkiye’nin tavrı, düşmanca, demokrasi dışı ve son derece faşizan bir tavırdır ki bu da olağandışı bir tavır değildir, bahsettiğimiz ülke çok daha kötüsünü kendi muhalif aydınlarına çatır çatır yapabilmektedir!
-*-*-
Şimdi, ortada iki eşit egemen devlet olmuş olsaydı, neler yapılmalıydı?
Biraz da bu konuda konuşalım!
-*-*-
KKTC Dışişleri, diplomatik girişim başlatır ve hem sözlü hem yazılı bilgi isterdi!
Ancak bunun olabilmesi için erkek şahıs KKTC Dışişleri Bakanı’nın “taşak” adedinin 4’ten fazla olması; bronzo sıkılığının da “sıktı mı kırar” seviyesinde bulunması gerekirdi!
-*-*-
Devreye girdi mi girmedi mi bilemiyorum ama Ankara’daki KKTC Büyükelçisi’nin derhal devreye girmesi gerekirdi… Ve O’na da bilgi verilmesi şarttı…
-*-*-
Akabinde derhal müzakere başlatılırdı; ülkeye girişine izin verilmeyen kişi, aydın – sanatçı biriyse ve gerekirse resmî tepki verilirdi ki buna “resmi protesto notası verme” denir!
-*-*-
Haaa ülkeye girişine izin verilmeyen kişi, tecavüz zanlısı, hırsızlık sanığı, cinayetten aranan biriyse; güvenlik gücü gönderilir ve kişi kelepçeli vaziyette teslim alınırdı…
-*-*-
Bu ilişkilerde karşılıklılık yani mütekabiliyet esastır!
-*-*-
Çünkü Türkiye bunu artık sistematik – otomatik hale getirmiştir!
İçeriye sokmadığı insanlar, terörist değildir, hırsız değildir, katil değildir, tecavüzcü değildir!
-*-*-
Ve en sonunda Türkiye’nin bu “kaba” tavrı, uluslararası kurumlar nezdinde şikayet edilirdi!
-*-*-
Kısacası, ortada iki eşit egemen yoktur!
TC vardır…
Ve mandradaki koyunlar!






